CHP’li Elekdağ’ın sözleri BDP’yi kızdırdı!

CHP İstanbul Milletvekili Şükrü Elekdağ'ın BDP'yi ''PKK'nın sinsi uzantısı''na benzetmesi gerginlik yarattı.

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) deniz unsurlarının, Aden Körfezi, Somali karasuları ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerdeki görev süresini 1 yıl daha uzatan Başbakanlık Tezkeresinin görüşmelerinde, CHP Grubu adına söz alan Elekdağ, Türk Silahlı Kuvvetlerinin bu alandaki görevini şimdiye kadar başarıyla ve büyük bir ciddiyet sorumluluğuyla yerine getirdiğini söyledi.

Açılım konusuna da değinen Elekdağ, açılımın; PKK terörüne son verilmesinde, terörist başı Öcalan’a aktör konumu kazandırdığını, PKK ile uzantılarının Öcalan’a tapılma duygusuyla bağlanmasına yol açtığını ileri sürdü.

”Öcalan’ın BDP ile ilişkisini koparmasını beklemek beyhudedir” diyen Elekdağ, ”Öcalan ve PKK’nın sinsi uzantılarının taleplerinin kabul edilmesine kadar, PKK’nın silah bırakmasının mümkün olmadığı” görüşünü dile getirdi.

Anayasa değişikliği taleplerine de değinen Elekdağ, ”PKK ve onun tahakkümünde olanlar, siyasi bir proje gerçekleştirmek istiyorlar. Bunu destekleyen ve tetikleyen unsur, ABD’nin Irak’tan çekilme dinamiğidir. Şii ve Sünni Araplar ile Kuzey Irak’ta yaşayanlar arasında iç savaş çıkması umuluyor. Türkiye, Kuzey Irak’ta Kürtlerin hamiliğini yapacak. Türkiye’nin BDP üzerinden PKK ile muhatap edilmesi şart koşulmaktadır. Dış odaklar tarafından dayatılan PKK stratejisi, Türkiye’yi salahiyete değil, felakete götürür. Yanlış strateji, yanlış ilaç gibidir; öldürür” diye konuştu.

-CHP’Lİ ELEKDAĞ’IN SORULARI CEVAPSIZ KALDI-

BDP Siirt Milletvekili Osman Özçelik, BDP’nin yasal bir parti olduğunu, ırkçılık yapmadıklarını savundu. BDP’nin yasadışı bir örgüt olarak gösterilmek istendiğini belirten Özçelik, BDP’ye yönelik ”PKK’nın sinsi uzantıları” sözünü kabul etmediklerini belirtti.

Özçelik, ”AKP’nin açılımla ilgili adımları, CHP’yi endişelendiriyor. CHP’nin, bu ırkçı yaklaşımı kabul edilemez. Bu savaş, bu çatışma dursun, demokratik yollarla sorunu çözelim istiyoruz” diye konuştu.

Sataşma olduğu gerekçesiyle söz alan CHP’li Elekdağ, BDP’li milletvekillerine ”Acaba partiniz PKK’ya, ‘yasa dışı terörist bir örgüttür’ diyebilir mi? ‘Biz Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü hükümlere riayet etmeye hazırız’ diyebilir mi?” sorularını yöneltti.

BDP’li milletvekilleri, Elekdağ’ın sorularına tepki gösterdi.

Bazı milletvekilleri de BDP milletvekillerinden, Elekdağ’ın sorularına yanıt vermelerini istedi.

Elekdağ, ”Eğer sorularıma cevap veremiyorsanız, ‘PKK’nın sinsi uzantıları olmayı kabul etmiyorum’ diyemezsiniz, sinsi uzantısısınız” dedi.

BDP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal da söz alarak, ”Faşist darbe Anayasasına sığınılarak, demokratik hak ve özgürlüğün savunulamayacağını” ifade etti.

Birdal, ”Darbecilere sığınmaktan ne yarar görüyorsanız söyleyin. Anamuhalefet ezilenlerden, özgürlüklerden yanadır. Şimdi iktidar, demokratikleşmeden, insan haklarından söz ederken anamuhalefet darbeci bir tutum içine giriyor” diye konuştu.

-”DARBECİLERLE KAVGA ETMİŞ İNSANLARIZ”-

CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, Birdal’ın sözlerine cevap vermek için kürsüye çıktı. 12 Mart Muhtırasından sonra ”Süleyman Demirel’in şapkasını alıp gittiğini” anlatan Anadol, 1-1,5 yıl demeç veremeyen Demirel’in Cumhurbaşkanı seçilemedikten sonra demeçler vermeye başladığını söyledi.

Merhum Bölükbaşı’nın Demirel’in demeçlerine ilişkin bir soruya ”menzil dışına çıktı da onun için konuşuyor” karşılığını verdiğini anımsatan Anadol, ”Biz, CHP’de başta Genel Başkanımız, bir çok CHP’li üye, menzil içindeyken darbeyle, darbecilerle kavga etmiş insanlarız” dedi.

Kapatılan DTP’nin orduda cundayla, darbeyle hareket edenler hakkında verdiği Meclis Araştırması önergesine olumlu oy kullandıklarını bildiren Anadol, şöyle devam etti:

”Kim, bu parlamentonun altında darbecilere sahip çıkıyorsa, darbecilere sempati gösteriyorsa alçaktır, şerefsizdir. Ancak, darbe sözcüğüyle 12 Eylülden sonra bazı politikacıların bazı köşe yazarların neler söylediğini burada açıklarsak, çoğu insanın yüzü kızarır. Gündemde EMASYA Protokolü var. Onun altında kimin imzası var? Biri 1. Ordu Komutanının, öbür imza Başesgioğlu’nun… Kendiniz imzaladınız, kendiniz kaldırıyorsunuz. Şimdi, gelip ta Cumhuriyetin ilk döneminin hesabını soruyorsunuz bizden. Cevabını şerefle veriyoruz. Ama size 5 yıl evveli hatırlattığımızda… Hikmetyar’ın dizinin dibindeki geçmişinizle hesaplaşmanızı diliyorum.”

TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, tartışmalar üzerine birleşime bir süre ara verdi.