Cinayete ağırlaştırılmış müebbet

Adana’da, çifte cinayetin faili olarak yargılanan 23 yaşındaki Zeynel Tatlı ile 38 yaşındaki Mevlüt Keskin, birer yılını hücrede geçirmek üzere ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Oto kiralama şirketi işletmecileri 30 yaşındaki Ahmet Biçer ve 47 yaşındaki Nejat Altaş’ın, 8 Mart 2004’de merkez Sarıçam İlçesi’ne bağlı Yağızlar Köyü yakınlarında kurşunlanmış ve yakılmış cesetleri bulundu. Olayla ilgili tutuklanan Zeynel Tatlı, o dönemde kayıp olan Mevlüt Keskin’in cinayeti işlediğini öne sürdü.

Adana 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Zeynel Tatlı, ilk duruşmada şöylev dedi:

“Ben otomobili kullanıyordum. Otomobildeki çarpma nedeniyle meydana gelen hasar yüzünden Mevlüt, şirket sahipleriyle tartıştı. Önce Nejat’ı tabancayla öldürdü. Ardından da Ahmet’in kafasına silahı dayayıp eşi Eda’yı telefonla arattırıp, ‘Ben Mevlüt Keskin’den bin YTL para aldım. Arabanın kirasını uzattım. Benim işim var. Başka yere gidiyorum’ dedirterek kapattı. Sonra Ahmet’i de öldürdü. Cesetleri otomobilden indirip yaktı. Beni de kimseye söylememem için tehdit etti.”

SÜREKLİ İFADE DEĞİŞTİRDİ

Sanık Tatlı bir sonraki duruşmada ifade değiştirip, Biçer ile Altaş’ı, Biçer’in nikahsız yaşadığını iddia ettiği bir kadının 50 bin TL karşılığında Mevlüt Keskin’e öldürttüğünü öne sürdü. 10 Nisan 2007’de yapılan karar duruşmasında da suçu üstlenip, cinayeti tek başına işlediğini öne süren Tatlı, 24 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Ancak tosyanın gittiği Yargıtay, verilen cezanın az olduğunu, kayıp olan ve suçlanan Keskin’in de ifadesinin alınması gerektiğini belirterek kararı bozdu. Buarada olay sonrası 5 yıl kaçmayı başaran Mevlüt Keskin de yakalanıp, tutuklandı. Yerel mahkemede bu kez Tatlı ve Keskin birlikte yargılandı. Karar duruşmasında da suçu üstlenen Zeynel Tatlı şunları söyledi:

“Olay sırasında kullandığımız otomobili Mevlüt kiralamıştı. Ölen kişiler otomobilin arkasında oturuyordu. Ben daha önce Alanya’da cezaevinde kalmıştım. Benimle aynı cezaevinde bulunan Ahmet Biçer ile aramızda husumet oluşmuştu. Önce Nejat Altaş’a sıktım. Çünkü geride şahit bırakmak istemiyordum. Faili meçhul olsun istiyordum. Olayı planlayarak ve tasarlayarak yaptığım için zor olmadı. Ama elimize yüzümüze bulaştırdık. Mevlüt Keskin’i, firarda olduğu için suçlamış ve olayı onun yaptığını öne sürmüştüm. Kurtulurum ümidiyle Mevlüt’ün ismini vermiştim. Olay hep firarın ya da ölenin üstünde kalır. Gemisini kurtaran kaptan. Ama gemi kurtulmadı. Olay aynen anlattığım gibi oldu.”

Keskin’in öldürme olayıyla ilgisinin bulunmadığını iddia eden Tatlı, “Mevlüt’ün tek suçu bana araç kiralamaktır. Ben cinayeti tek başıma işledim. Başkasının cinayetle ilgisi yok” diye konuştu.

‘KORKUMDAN KAÇTIM’

Cinayetten sonra korktuğu için kaçtığını iddia eden Mevlüt Keskin de, “Cinayetten sonra Zeynel silahları bana göstermiş ve ben de dokunmuştum. Haberlerde benim adım da geçince üzerime kalır korkusuyla kaçtım. Suç büyüktü. Küçük olsa belki teslim olmayı düşünürdüm. Zaten ölenleri de tanımam. Suçsuzum” dedi.
Mahkeme heyeti her iki sanığı da suçlu bulup, ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırdı. Suçlarının, cezalarının8 birer yılını geceli gündüzlü hücrede geçirmeleri de kararlaştırıldı.