Cindoruk’a göre Erdoğan’ı kimse sevmiyor

Cindoruk, başbakanın her kurumla dövüştüğünü hakaret ettiğini söylerek, başbakanı tek seven kişiyi de belirtti.

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk, ”Bir başbakan var herkesle dövüşüyor. Orduyla, yargıyla, muhalefet partileriyle, Türkiye’nin temel bilim kurumlarıyla ve basınla dövüşüyor, insanlara hakaret ediyor. Kendisini sarılıp seven bir tek Kibariye kaldı” dedi.

Cindoruk, partisinin Seyhan Otel’de düzenlenen Adana bölge toplantısından önce gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir süredir gündemde olan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak ile ilgili iddiaları değerlendiren Cindoruk, Aytaç Durak’ın kökü itibariyle Adalet Partisi’nden geldiğini ve aklanmasını dilediğini belirterek, ”Aklanacağına da inanıyorum. Deneyimli ve 5’nci dönem belediye başkanlığı yapan bir siyasetçi. Bu nedenle yanlış yapacağını sanmıyorum” dedi.

Durak’ın Demokrat Parti’ye geçip geçmeyeceğiyle ilgili soruyu Cindoruk, ”Aklandığı zaman böyle bir teklifimiz olacak. Tabii kendi karar verir” diye yanıtladı.

BÖLGE TOPLANTISI

Cindoruk, daha sonra bölge toplantısında yaptığı konuşmada, Demokrat Parti’nin, halkın istediği, tanıdığı, yanlış yapmayan, yasak koymayan ve yasak kaldıran bir parti olduğunu söyledi.

Konuşmasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik eleştirilerde bulunan Cindoruk, şöyle konuştu:

”Bir başbakan var herkesle dövüşüyor. Orduyla, yargıyla, muhalefet partileriyle, Türkiye’nin temel bilim kurumlarıyla ve basınla dövüşüyor, insanlara hakaret ediyor. Kendisini sarılıp seven bir tek Kibariye kaldı. Kibariye ‘Sevgili Başbakanım sen ne güzel bir adamsın’ diyor. Şimdi aklıma martılar geldi. Martılar da güzel ama seslerini duydunuz mu? Bağırıp çığlık atıyorlar. Başbakan da martılar gibi bağırıp çığlık atıyor. Doldurmuş bütün basını, televizyonları söylemedik laf bırakmıyor. Bir konuşmasında 5 kuruma taarruz eden, küçümseyen onu hiçe sayan bir başbakan görmedim. Çok başbakanla ihtilaflarımız, davalarımız oldu ama bir başbakan Türkiye’nin temel kurumlarını karşısına alıp da ağzına geleni söyleyip argo konuşabilir mi? Ama bu, başbakan değil, bu yeni rejimin kumandanı. Öyle bir rejim kurmuş ki tamamen etkisi altında bir parti. ‘Bu kardeşimi cumhurbaşkanı seçin’ diyor cumhurbaşkanı seçiliyor, ‘bu kardeşimi meclis başkanı seçin’ diyor meclis başkanı seçiliyor. Bir meclis başkanına dönüp, ‘sen susturamazsan ben sustururum’ diyor. Yani hem başbakan, hem cumhurbaşkanı, hem meclis başkanı, hem de yeteneksiz. İşte Türkiye’nin başına gelen dert bu. Türkiye devleti böylesine sıkıntıya düşmemiştir.”