Çocuk gelişiminde oyun terapisi ihmal edilmemeli

Özel Hayat Hastanesi'nden Uzman Psikolog Filiz Yakmaz Basılgan, genellikle 3-11 yaş arası çocukların yaşadıkları dünya hakkında öğrenmelerine, duygu ve düşüncelerini ifade etmelerine, sosyal beceriler geliştirmelerine yardımcı olan 'Oyun Terapisi' ile ilgili önemli bilgiler verdi.

Özel Hayat Hastanesi’nden Uzman Psikolog Filiz Yakmaz Basılgan, genellikle 3-11 yaş arası çocukların yaşadıkları dünya hakkında öğrenmelerine, duygu ve düşüncelerini ifade etmelerine, sosyal beceriler geliştirmelerine yardımcı olan ‘Oyun Terapisi’ ile ilgili önemli bilgiler verdi.

    Oyun bir çocuğun dili ise oyuncağın kelime olarak düşünülebileceğini belirten Psikolog Basılgan, oyunu çocukların bilgi ve tecrübelerini ifade edebildiği önemli bir araç olarak nitelendirdi.

    Çocukların yetişkinler kadar duygularını anlayabilme ve konuşabilme becerilerinin gelişmediğini belirten Basılgan, “Oyun terapisi, çocuklara deneyimlerini ve duygularını ifade etme fırsatı sunduğundan iyileştirici bir özelliği vardır. Oyun oynamak çocuğun yaşamında insanlarla olan etkileşimlerini yeniden canlandırma fırsatı veren doğal bir fırsattır. Oyun terapisinde oyun terapistinin eşliğinde, oynanan oyunda çocuğun duygusal alanda yaşadığı sorunlara odaklanılır ve iç dengesini kurmasına yardımcı olunur. Oyun terapisi çocukların yaşadıkları dünya hakkında öğrenmelerine, duygu ve düşüncelerini ifade etmelerine, sosyal beceriler geliştirmelerine yardımcı olur.” dedi.

    Biz yetişkinlerin işler yolunda gitmediğinde o sorunu nasıl çözebileceğimizi düşündüğünü, oyun terapisinde de çocukların hayal güçlerini kullanarak aynı şeyi yaptıklarını aktaran Basılgan, şöyle konuştu: “Çocuklar oyunlarında, yaşamlarındaki kızgınlık, üzüntü, korku ya da hayal kırıklıklarını yeniden canlandırarak, farklı şekillerde baş etme yollarını öğrenirler. Çocuklar genellikle yaşamlarının üzerinde kontrolleri olmadığını hissederler. Oyun terapisinde bu kontrol duygusu gelişir. Kontrol duygusu olumlu bir duygusal geliştirmedir ve ruh sağlığı için çok önemlidir. Oyun terapisi özellikle iletişim ve psiko-sosyal zorlukları önlemek veya çözmek için kullanılabildiği gibi bir tanı aracı olarak kullanılabilir.”

    Çocukların oyun terapisinden yararlanabileceği problem durumlarını açıklayan Basılgan, “Öfke yönetimi zorlukları, endişe, üzüntü ya da korku, saldırgan davranış(başkalarına veya kendi kendine zarar verme durumları), ayrılma korkusu, aşırı çekingenlik, davranışsal gerileme, kardeş kıskançlığı, düşük benlik saygısı özgüven sorunları, okul sorunları, uyku, yeme ya da tuvalet sorunları, ailede yaşanan zorlu değişimler ve uyum sağlamada yaşanan sorunlar (anne baba ayrılığı, yas ve kayıp durumları), tıbbi bir nedeni olmayan mide bulantıları, baş ağrıları gibi rahatsızlıklar yaşanabilir. Çocuktaki bu tür problem durumlarında oyun terapisi etkili ve faydalıdır. Terapinin ne kadar süreceğini çocuğun yaşadığı sıkıntının derinliği belirler.” diye konuştu.

    Oyun terapisinin genellikle haftada bir ya da iki kez olmak üzere birkaç oturumdan birkaç aya kadar sürebildiğini ifade eden Basılgan, şöyle devam etti: “Oyun terapisi sürecinde çocuğun ailesi ile çalışmaya devam etmek, terapinin etkinliği için önemlidir. Terapist, anne-babalarla bu süreçte belirli zamanlarda görüşmeler yapar. Eğer terapist gerek görürse, çocukla yapılan oyun terapisine anneden ya da babadan katılmasını ister. Çocuğa evde uygulanacak davranışsal yöntemler hakkında terapiste danışılabilir. Terapistin aileye sunduğu oyun terapisi odasının dışındaki etkinlikleri içeren önerilerini izlemeleri, ailelerin çocuğun terapi sürecini desteklemelerine yardımcı olur. Çocuğun hayatındaki travmatik olaylar hakkında kaygı azaltır. Terapi süresince çocuğun terapi görüşmelerine düzenli katılımını sağlanmalıdır. Görüşmelerin sonunda ona neler yaptığı hakkında soru sormak çocukta baskı oluşturabilir. Bu konuda çocuğun açıklama yapması kendi istek ve inisiyatifine bırakılmalıdır. Terapi görüşmelerinde ne yapması gerektiği ve hangi konuları anlatacağı konusunda onu yönlendirmeyin. Ancak çocuk kendini hazır hissettiğinde istediği konuları kendi hızıyla terapide çalışmaya başlar. Terapide iyileşme sürecine girmeden önce çocuğun yaşadığı sıkıntılarda artış görülmesi doğaldır. Aklınıza takılan konuları çocuğunuzun terapistine sormaktan çekinmeyin.”