Çocukluk çağı yaralanmalarına dikkat!

Uzmanlar, çocukluk çağında yaşanan kaza ve travmaların gelecekte de önemli sorunlara neden olabileceğini belirtiyor.

Uzmanlar, çocukluk çağında yaşanan kaza ve travmaların gelecekte de önemli sorunlara neden olabileceğini belirtiyor. Memorial Hizmet Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzman Dr. Ş. Seda Öz, süt çocukluğu 0-12 ay ve oyun çocukluğu 1- 4 yaş döneminde düşme, tıkanma, suda boğulma ve yanık riskinin daha fazla olduğunu söyledi.

Uz. Dr. Ş. Seda Öz, çocukların kaza ve yaralanmalardan korunması için anne babalara tavsiyelerde bulundu. Kazaların çocuklarda yaş ve gelişim düzeylerine göre farklılık gösterdiğini belirten Öz, “Çocuklar sıklıkla düşme nedeni ile yaralanma riski, trafik kazaları sebebiyle de hayati tehlike ile karşı karşıya kalmaktadır. Zehirlenme, yanık, boğulma, yabancı nesneleri yutma ve tıkanma, ateşli silahlar ile yaralanma diğer kaza çeşitleri arasında sayılabilir. Kazalara çocukluk döneminde daha sık rastlanır. Çocuklarda kaza ve yaralanma sonucu ölüm oranı oldukça yüksektir. Görme alanlarının yeterince gelişmemiş olması, öğrenme ve araştırma merakları, seslerin yerini belirleme yeteneklerinin gelişmemesi, yardım almaksızın kendini denetleme davranışının gelişmemesi riski artıran faktörlerin başında gelmektedir.” ifadelerini kullandı.

Süt çocukluğu döneminde en sık görülen yaralanma türünün düşme olduğunu söyleyen Öz, şöyle devam etti. “Tıkanma, suda boğulma ve yanık riski de bu dönemde artmaktadır. Hızlı bir motor gelişim süreci yaşanır. Dönme, oturma, emekleme, yürüme ve tırmanma bu dönemde kazanılan fiziksel yeteneklerdir. Bilişsel gelişim süreci bu hızlı fiziksel gelişimin gerisinde kalır. Oyun çocukluğu döneminde (1-4 yaş), bağımsızlık duygusu gelişmeye başlar. Hareket kabiliyetleri daha da artmıştır. Çevredekileri keşfetme isteği baskındır. Duyu yeteneğinin sınırlı olmasına rağmen hareketliliğin ve merak duygusunun artması nedeni ile düşme riski oldukça yüksektir. Bu dönemde yanık, suda boğulma, zehirlenme riski de artabilmektedir.”

Okul çocukluğu döneminde fiziksel gelişimin hızlandığını aktaran Öz, “Bu dönemde halen tehlikeyi tanımak için çocukların yeterli deneyimi yoktur. Karar verme becerisi tam olarak gelişmemiştir. Yaşıtlarının baskısı daha kolay risk almasına neden olmaktadır. Motorlu taşıt ve bisiklet kazası, yaya kazası, oyun alanı ve spor kazası sık görülebilmektedir.” diye konuştu.

Erken ergenlik döneminde bağımsızlık duygusunun belirgin olarak arttığını belirten Öz, “Arkadaşları tarafından beğenilme, kabul edilme isteği ön plandadır. Yenilmezlik ve ölümsüzlük düşüncesinin egemen olması, kolay risk almaları kaza/yaralanma sıklığının artmasına neden olur. Bu dönemde daha çok motorlu taşıt kazaları ve spor kaza ve yaralanmaları görülebilmektedir.” dedi.

Kazaların kolaylaştırıcı risk etkenleri ile tespit edilerek önceden öngörülebileceğini ifade eden Öz, “Anne, baba çocuğun yaşadığı çevreyi onun gözünden değerlendirmeli, riskleri gözlemlemeli, çözümler üretmeli ve çeşitli önlemler ile ‘güvenli’ bir çevrede yaşamasını sağlamalıdır. Çocukların başına bu tür kazalar geldiğinde eğer biliniyorsa gerekli ilkyardım uygulanmalı ve en kısa sürede donanımlı bir sağlık merkezine başvurulmalıdır.” şeklinde konuştu.