‘Cumhurbaşkanı vakıflar arasında eşitsizlik güdemez’

AK Parti'nin kurucu genel sekreteri ve eski başbakan yardımcısı Ertuğrul Yalçınbayır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlunun başında bulunduğu vakıfla diğer vakıflar aracında ayrımcılık yaptığını söyledi.

AK Parti’nin kurucu genel sekreteri ve eski başbakan yardımcısı Ertuğrul Yalçınbayır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlunun başında bulunduğu vakıfla diğer vakıflar aracında ayrımcılık yaptığını söyledi.

Kimse Yok Mu Derneği’ne yönelik baskılara tepki gösteren Erdoğan, bu vakıfların insanlara yardım için koşturduğunun unutulmamasını istedi. Vakıf ve derneklerin gönüllü kuruluşlar olduğunu hatırlatan Yalçınbayır, şunları söyledi: “Dernekler ve vakıflar arasında yandaşınız vakıfları veya dernekleri koruma hakkına sahip değilsiniz. Kanun önünde eşitlik; idari makamların bütün eylem ve işlemlerinde eşitliği gözetlemesi demektir. Sizin ayrımcılık yapmanız ancak yoksullarla, kadınlarla, özürlülerle, yaşlılarla ve çocuklarla mümkündür. Bunların dışındaki herkesle ilgili sizin eşit davranma göreviniz vardır. Cumhurbaşkanın ve bütün yönetenlerin görevi, kanun önünde eşitliği sağlamaktır. Anayasa’nın 10’uncu maddesi kanun önünde eşitliği düzenlemektedir. Anayasa’nın 101, 102 ve devamı maddeleri cumhurbaşkanının tarafsızlığıyla ilgilidir, herkese eşit davranmasıyla ilgidir. Cumhurbaşkanı bu anlamda; tüm yönetenlere ve vatandaşlara örnek olmalıdır. Kendi yakınlarıyla, yandaşlarıyla kendi çocuklarının vakıflarıyla diğer vakıflar arasında bir eşitsizlik güdemez. Dernekler arasında bir ayrımcılık güdemez, bir nefret söylemi içerisinde bulunamaz, bunlar cumhurbaşkanlığı makamına yakışan sözler değildir.”

Bank Asya’nın devlet eliyle batırılmaya çalışılmasına itiraz eden Yalçınbayır, kanunların Meclis’ten çıktıktan sonra yürütülmek üzere Bakanlar Kurulu’na tevdi edildiğine işaret etti. Yalçınbayır şunları kaydetti: “Bunun istisnaları; cumhurbaşkanı yürütmekle görevli olduğu kanun; Cumhurbaşkanlığı Sekreterliği Kanunu ile Meclis başkanının yürütmekte görevli olduğu ‘Milletvekilliği ile Bağdaşmayan İşler Hakkındaki Kanunlar’dır. Bunların dışında kanunlar Bakanlar Kurulu eliyle yürütülür. Bakanlar Kurulu yürütmesine cumhurbaşkanın müdahalesi mümkün değildir, cumhurbaşkanına yürütmekle ilgili bir görev verilmemiştir. Cumhurbaşkanının söylemleri BDDK Kanunu’na aykırıdır. Bu, cumhurbaşkanın görevini bu konuda yerine getirmemesidir.”

‘GÜLEN VE EKİBİNİN HANGİ GAYRİ MEŞRU İŞİNİ GÖRDÜNÜZ?’

Hükümetin paralel devleti yanlış yerde aradığını belirten Yalçınbayır, Güneydoğu’da yol kesen, sözde mahkeme kuran PKK’nın paralel devlet olduğunu iddia etti. Yalçınbayır, şöyle devam etti: “Siz paralel devleti arıyorsanız Gülen ve ekibinde değil, paralel devleti; devletin imkanlarını vergi almak, askere almak, güvenlik güçlerini gözetmek gibi işleri yapan Güneydoğu’da yapan örgütte görün. Onlar devletin gücünü, iktidarını bir paralel devlet içerisinde kendi yandaşlarına, terör örgütüne asker almak için kullanıyor, vergi almak için kullanıyor, uyuşturucuyla mücadelede polisin görevini yapmakla kullanıyor, orada yol kontrolü yapıyor, kimlik kontrolü yapıyor, mahkeme kurup yargılama yapıyor. Bunlar devletin meşru güçlerinin fevkalade gayrimeşru bir yolla, onların deyimiyle paralel yolla kullanmasıdır. Bunun dışında siz Fethullah Gülen ve ekibinin paralel yolla, hangi gayrimeşru gücü kullandığını düşünüyorsunuz? Varsa hukuka aykırı davrananlar onları siz ihbar etmekle yükümlüsünüz. Onları mahkum etmek, hem savcı, hem hakim olmak cumhurbaşkanın görevi değildir.”

‘ANAYASA MAHKEMESİ ÇUVAL KANUNU YIRTIP ATMALI’

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nun (DEİK) özel bir kurul olduğunu dile getiren Ertuğrul Yalçınbayır, Kurul’da 100’ün üzerindeki özel kuruluş temsilcisinin görev yaptığını hatırlattı. Yalçınbayır şunları söyledi: “Siz bunu devletleştireceksiniz, nasıl yürütüleceğini kendiniz karar vereceksiniz, sonra da gelirlerini nasıl olacağına karar vereceksiniz. Nasıl harç alınacağına karar vereceksiniz. Bunları kanun hükmünde kararnameyle yapacaksınız. Bakın, vergi, resim harç ancak kanunla konulur, kanun hükmündeki kararnameyle bunların ödeyecekleri haçları belirleyeceksiniz. Kararname veya yönetmelikle DEİK’le ilgili özelleştirmenin dayanağı kararnamedir ve bir yönetmeliktir. Siz yönetmelikle işi düzenleyebilirsiniz, apaçık Anayasa’ya aykırıdır. Anayasa Mahkemesi’nin, 6552 sayılı çuval kanunu, torba kanunu demiyorum, çuval kanunu, o çuvalı yırtması lazım.” CİHAN