Demokrasi şehitleri mezarları başında anıldı

Merhum Başbakan Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan, vefatlarının 53'üncü yıl dönümünde Topkapı'daki Anıt Mezar'da anıldı.

Merhum Başbakan Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan, vefatlarının 53’üncü yıl dönümünde Topkapı’daki Anıt Mezar’da anıldı. Onların ülkemize hizmetten başka amaçları yoktu diyen Menderes’in gelini Ümran Menderes, “Düzmece mahkemeler tarafından kanunsuzluğa ve hukuksuzluğa kurban edildiler.” dedi.

Demokrasi şehitleri olarak tarihe geçen merhum Başbakan Adnan Menderes, bakanları Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan için mezarları başında tören düzenlendi. Törene Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu ve Adnan Menderes’in gelini Ümran Menderes de katıldı. Saygı duruşu ile başlayan tören, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle devam etti. Törende ilk konuşmayı Adnan Menderes’in gelini Merhum Aydın Menderes’in eşi Ümran Menderes yaptı. Menderes, “Onların ülkemize hizmetten başka amaçları da yoktu. Bu son onlara nasıl reva görüldü anlaşılır gibi değil. Aslında iktidara geldikleri gün görevlerine son verilmesi de düşünülmüş. Halkına güvenemeyen devlet fotoğrafı görüyoruz bu durumda. Düzmece mahkemeler tarafından kanunsuzluğa ve hukuksuzluğa kurban edildiler.” diye konuştu.

SOYLU: AK PARTİ 21’İNCİ YÜZYILIN DEMOKRAT PARTİSİ’DİR

Anıt mezardaki anma töreninde konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu, “Rahmetli Özal’ın bu anıt mezarı yaptırması, naaşları taşıması ve kendini de rahmetli Menderes’in yanına gömülmesini vasiyet etmesi ne kadar anlamlı değil mi? Menderes çizgisinin değerli evladı, rahmetli Özal’ı da rahmetle ve şükranla yad ediyoruz. Ve rahmetli Erbakan. Ona yapılan muamele itibarsızlaştırma, 1960’taki linç girişimlerinin benzeri değil midir? Aynı senaryolar, aynı hikayeler, aynı aldatmacalar değil midir? Ve 12’inci Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan. Bütün davasıyla, bütün mücadelesiyle, bütün eserleriyle ve bütün ruh ve mana köküyle milletin adamı değil midir? Menderes’in siyasi çizgisinin sadık bir emanetçisi değil midir? AK Parti, 21. Yüzyılın Demokrat Partisi değil midir? Şek ve şüphe yoktur ki öyledir. Menderes mirasının üçüncü kuşak siyasetçilerinin kendiden öncekilerden bir farkı vardır. Bugün AK Parti’yle temsil edilen ikinci ve üçüncü kuşak, 27 Mayıs’ın işaret ve çağrışımlarını ebediyen tarihe gömmeye muvaffak olmuşlardır. O lanetli darbenin kurduğu vesayet düzeni bütün kurum ve alışkanlıklarıyla yerle bir edilmiştir. AK Parti, bunu kendi adamlarına verdiği destekle başarmıştır.” şeklinde konuştu.

O dönemde mücadele veren devlet adamlarını işaret eden Soylu, şöyle devam etti: “Ey merhum başvekilimiz, ey merhum bakanlarımız, ey milletin yetimi Aydın Bey, ey eşi katledilen Berrin Hanım, ortaya koyduğunuz bu büyük mücadele bugün bayrağı en yüksek göndere çekilerek devam etmektedir. Menderes’in siyasi mirasını her zaman vakar ve bilgelikle taşıyan, değerli devlet adamı, hepimizin büyüğü, Bülent Arınç beyefendiye hepiniz adına ifade etmek istiyorum. Menderes adının geçtiği her yerde gözlerinin bir kere bile yaşarmadığına şahit olmadım.”

ARINÇ: DARBEYİ HİÇ KİMSE DE AKLINDAN GEÇİRMEMEKTEDİR

Geçmişte darbe yapanların yargılandığını ifade eden Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, “Bugün artık cuntacılık yapmak suç haline gelmiştir. Darbeyi hiç kimse de aklından geçirmemektedir. Sadece devam eden yargı süreçleri bakımından bir kısmının isimlerini artık çocuklar bile biliyor. Yargılanan, bir çok planlarla, harekat planlarıyla pek çok gizli kalması gereken evraklarda anlatıldığı şekliyle 27 Mayıs 60 darbesinin bir benzerini bu ülkede nasıl gerçekleştirebiliriz diye düşünenler artık bugün yargılanıyor. En ağır cezaları alıyor. Artık böyle bir şey Türkiye’de olmayacak. Bu noktaya gelmek kolay olmadı. Gerçekten çok zor oldu. Ben siyasi hayatımda dört defa partisi kapatılmış bir insanım. Tek başımıza iktidar olduk yine kapatmaya kalktılar. Bereket ki bir vicdanlı üyenin sayesinde partiyi temelli kapatamadılar da para cezasıyla paçayı kurtarabildik. Geldiğimiz bu sürecin içerisinde bugün artık parti kapatmak yok. Artık Türkiye’de düşünce ve fikir özgürlüğü var. Vicdan ve inanç özgürlüğü olduğu gibi teşebbüs özgürlüğü var. Kılık kıyafetinden, düşüncesinden dolayı ayrımcılık yok. Toplumsal barışın çok şükür gürül gürül geldiği günlerdeyiz. Bu şehitlerimiz olmasaydı bugünlere gelemezdik. Onlar acı çektiler. Ama bugün çocuklarımız artık bu acıyı çekmeyecekler. Gelecek nesiller de çekmeyecek.” diye konuştu.

Türkiye de artık iktidarların, kansız, hilesiz, entrikasız geldiğinin altını çizen Arınç, “Bir zamanlar birilerinin söylediği ama çok da arkasında durmadığı gibi değil. Bundan sonra millet kendi iradesiyle gelene emanetini teslim edecek. O emanet sokak ortasında kalmayacak. Birilerinin süngüsü veya gücü karşısında eğilmeyecek. Milletin bu iradesi karşısında herkes başını eğmek zorunda. Onlar cesurdular başlarını öne eğmediler. Millet için çalıştılar. İdam sehpasına giderken bile milletine selam gönderdiler. Kimseye düşmanlıkları olmadığını da ifade ettiler. Bunun bir kader ve süreç olduğunu biliyorlardı. Ama onların yaptıklarının yolunda giden 12 seneden beri siyasal istikrarla her seçimde tek başına gelen iktidarlar bize o dönemi hatırlatıyor. Rahmetli Menderes, 10 yıl civarında tek başına bir iktidarda başbakanlık yapmıştı. Dünün başbakanı, bugün sayın Cumhurbaşkanı 11 yıl 5 ay süreyle tek başına başbakanlık yaptı. Bu rekorların aşılmış olması demokrasi adına sevindiricidir. Artık 5 yılda bir darbe, 10 yılda bir muhtıra dönemi kapandı. Şimdi artık demokrasi dönemi var. Doya doya yaşayalım, tadını çıkaralım. Demokrasimizi daha da güçlendirmeye gayret edelim.” ifadelerini kullandı.

Konuşmalardan sonra anıt mezara çelenk konularak dua edildi.
CİHAN