“Dershaneleri kapatmadan önce okullardaki eğitim kalitesi artırılmalı”

Dershanelerin ve Etüt Merkezleri'nin kapatılması ile ilgili olarak Milli Eğitim Bakanlığı'nın yürüttüğü çalışmaya Sivas'ta bulunan sendikalar ve siyasi parti temsilcilerinden eleştiri geldi.

Dershanelerin ve Etüt Merkezleri’nin kapatılması ile ilgili olarak Milli Eğitim Bakanlığı’nın yürüttüğü çalışmaya Sivas’ta bulunan sendikalar ve siyasi parti temsilcilerinden eleştiri geldi. STK temsilcileri dershaneleri kapatmadan önce okullardaki eğitim kalitesinin artırılmasını istedi. Ayrıca 100 binin üzerinde işsiz öğretmenin de ortaya çıkacağına dikkat çekildi.

Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı Muzaffer Karadağ, dershanelerin kapatılmadan önce sınava giren öğrenci sayısının düşürülmesi gerektiğini kaydederek, “Ben yaptım oldu’ mantığı ile kapatırsanız, bunun sıkıntıları ağır olur.” dedi. 3 bin 800 civarında dershane olduğunu ifade eden Muzaffer Karadağ, “Ben bunu bir anda kapattım dersen bunun sıkıntıları olur. Nasıl ki çoğaldıysa zamanla eritilmesi lazım. Bunu yüzde 100 artıran yine AK Parti hükümetiydi. Sınav sayılarını artırınca dershane sayısı çoğalmıştı. Aynı şekilde sınav sayısı ve sınava giren sayısı düşürülerek dershanelere olan ihtiyacın azaltılması lazım.” şeklinde konuştu.

“BEN YAPTIM OLDU DERSENİZ SIKINTILARI ÇOK OLUR”
“Ben yaptım oldu mantığı ile hareket edilirse 10 binlerce dershanede çalışan öğretmen ne yapacak.”diye soran Karadağ, şöyle devam etti:”Burada 400 tane okul olabilecek dershane var fiziki yapıda. Hadi 600’ü de bir araya geldi diyelim geri kalanları ne yapacağız yazık günah değil mi orada ekmek yiyenlere, kanunlar çerçevesinde hareket ederek bu işi yapan insanlara. Bu öyle bir sorun olur ki atanacak öğretmenleri de etkiler. Açıkta kalacak öğretmenler şimdi KPSS’ye hazırlanarak milli Eğitimde atanmaya çalışacak. Atanmak için sıra bekleyen insan sayısına 100-150 bin öğretmen daha eklenecek. O yüzden biz büyüklerimize diyoruz ki dershaneler ihtiyaçtan doğmuştur. Gelin bu ihtiyacı zayıflatın. Zamanla kapansın gitsin. Bizde kapansın istiyoruz ama böyle ben yaptım oldu mantığı ile canlar yanacak.”

Dershanelerin görüldüğü gibi zararlı kurumlar olamadığına değinen Şube Başkanı “Fırsat eşitliğini getirdi. Zengin aile çocuğu zaten özel ders alıyordu. Bir ders fiyatına dershaneye gidip okul kazanıyordu.” dedi.

“DERSHANELERE FİİLİ MÜDAHALE DOĞRU DEĞİL”

Memur-Sen’e bağlı Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı İlhan Karakoç ise Hükümetin dershanelerin hangi ihtiyaçtan doğduğunu doğru tespit etmesi gerektiğini vurguladı. “Siz kimsenin otobüse binmesini istemiyorsanız, hızlı tren yaparsınız, insanlar hızlı trene biner ve o zaman otobüse ihtiyaç kalmaz.” diyen Karakoç, şu ifadeleri kullandı: “Devlette okulundaki eksik reformları tamamlamalı. Devlet şunun kararını vermeli, hem yarıştırmayacağız diyor, hem de SBS yapıyor. Çocuk oynaması ve yeteneklerinin gelişmesi gereken zamanda gereksiz yere strese sokularak sorunlu bireylerin yetişmesine yol açılıyor. Onun için bu yaşta çocuklara bu yük yüklenmemeli.”

“DERSHANELER İHTİYAÇTAN KAPANMALI”

Karakoç sözlerini şöyle sürdürdü: “Devletin merkezi sınav kararı doğru olabilir ancak dershanelere fiili müdahalenin doğru olmadığı kanaatindeyim. Dershaneler ihtiyaçsızlıktan dolayı kapanmalı. Kapatıyorum derseniz bu sefer merdiven altına iner, özel derse yönelir. Bunun en iyi çözümü okullardaki eğitim kalitesini yükseltmektir. Yönetmelikle kanunla olmaz. Çünkü dershaneler bir açığı kapatıyordu. Devlet öğrenciyi yarışa sokuyordu, öğrenci de dershaneyle bu yarışa hazırlanıyordu. Okullardaki eksiklikler giderilirse, zaten dershaneye ihtiyaç kalmayacaktır.”

“DERSHANELER KAPATILIRSA ÖĞRETMENLER İŞSİZ KALIR”

Eğitim-Sen Şube Başkanı Barış Tatar da eğitimde fırsat eşitliğinin olmadığı bir yerde dershanelerin kapatılmasının hiçbir anlamı olmadığını söyledi. Dershaneler kapatılırsa öğretmenlerin işsiz kalacağına işaret eden Tatar, şu açıklamayı yaptı: “Ortalama bir lisede okuyan imkanı olmayan öğrenciler dershaneye giderek üniversiteyi kazanmaya çalışıyorlar. Fırsat eşitliği olmayan kurumlarda dershanelere ihtiyaç vardır. Yoksa buna rağmen kapatıyorsanız başka siyasi amaçlara hizmet ediyorsunuz demektir. Doğu ile batı arasındaki eğitim kalitesinin yükseltilmesi gerekir, aynı ilde iki okul arasında bile eğitim eşit değilken böyle yapmak insanları işsiz bırakmaktan başka bir işe yaramaz.”

“ÖNCE OKULLARDAKİ EKSİKLERİ TAMAMLAYIN”

BBP il Başkanı Aytekin Kulmaç ise “Dershaneleri kapattığınız zaman Milli Eğitimde okulların alt yapısının çok sağlam olması gerekir. Bugünkü konjonktürde bunun olacağına ihtimal vermiyorum.” dedi.

Dershanelerin iki boyutu olduğunu anlatan Kulmaç, “Fırsat eşitsizliğinden bakılırsa dershaneler gereksizdir diyebilirsiniz. Milli Eğitim yönünde bakarsak, sen öğrenciyi her dersten sınava sokarsan bir yarış çıkarırsın , onlar da öne geçmek için alternatifler arar. Bu alternatif yıllarca birikerek bugün dershanecilik sektörünü oluşturmuştur.” şeklinde konuştu.

“Bugün en kötü ihtimalle her ilde 10-12 dershane, bu 2 bin civarında dershane demektir. Bununla birlikte etüt merkezlerini de dünürseniz, 100 bine yakın öğretmen camiası var.” diyen BBP İl Başkanı Kulmaç şunları kaydetti: “Bir istihdam oluşturuyorlar. Buradan bakarsanız dershaneleri kapatılması yanlış. Kapattığınız zaman 100 bin öğretmeni işsiz bırakacaksınız. Nerden bakaranız hizmet kadrosunda çalışan 40-50 bin insan vardır. Bunları da işsiz bırakacaksınız. Dershaneleri kapattığınız zaman Milli Eğitimde okulların alt yapısının çok sağlam olması gerekir. Bugünkü konjonktürde bunun olacağına ihtimal vermiyorum. Her bakan geldiğinde bir müfredat değişikliği yapılıyor. Yaz boz tahtası sonrası okulların geldiği sonuçta ortada. Bu ortamda dershanelere olan ihtiyaç ortadan kalkmamıştır. Milli Eğitimin planlamasını çok iyi yapması ve alt yapısını çok iyi yapması lazım. Açıkta kalacak öğretmenlere nasıl bir güvence verecekler onu da merak ediyoruz.”