Dershanelerin kapatılmasına tepkiler sürüyor

Veliler, dershanelerin kapatılması yerine teşvik edilmesi gerektiğini ifade etti.

Bingöl'deki öğrenci velileri dershanelerin kapatılması yerine bu şekilde kaliteli eğitim veren yerlerin teşvik edilmesi gerektiğini ifade etti. 4 çocuk babası olan Yusuf Sezgin, tek çocuğunu dershaneye gönderebildiğini söyleyerek ''Diğer çocuklarımı dershaneye gönderemedim. Dershane eğitimi alan şuan Malatya'da üniversite okuyor. Diğerleri işçilik yapıyor. Hepsi de aynı okuldan mezun, madem ki dershaneye ihtiyaç yoktu, diğer çocuklarım niye kazanamadı? '' ifadelerini kullandı.

    Öğrenci velisi olan Ferhat Çaparlar ise günlük 10 kilometre yol yürüyerek okula gittiğini ifade ederek ''Ben çok zor şartlarda eğitim aldım. Günlük 10 kilometre yol yürüyordum ve maddi imkanımız olmadığı için üniversiteye gidemedim. Şuan asgari ücretle çalışıyorum. Çocuğumun okuması için elimden gelen her şeyi yapmaya gayret ediyorum. Özel sektörde çalıştığım için işim çok geç bitiyor ve çocuğuma gerekli ilgi alakayı gösteremiyorum. Ama burada ki öğretmenler çocuğumla, benden daha iyi ilgileniyor. Bayramlarda, tatillerde, herhangi bir boş zamanda çocuğumla ilgileniyorlar. '' dedi.

    4 çocuk annesi olan Müzeyyen Konuk ise 2 çocuğunu dershane sayesinde üniversite, 1 çocuğunun ise okuma salonu sayesinde güzel bir lise kazandığını belirterek, ''Eğer dershane olmasaydı, benim çocuklarım diğer arkadaşları gibi kötü alışkanlığa sahip olabilirdi. Buralarda polise taş atanlar var. Esrar kullananlar var ama eğitim gören çocukların hiç biri bu pisliklere bulaşmıyor. Bu kurumlardan zarar gören bir kişi varsa çıksın söylesin. Buraların, topluma faydası vardır, zararı yoktur. Faydası olan yerleri niye kapatırlar anlamam.'' diye konuştu.

    Elektriğini, suyunu ve kirasını ödeyemediğini belirten 4 çocuk annesi Selvihan Kanar da çocuklarını okuma salonlarına teslim etmiş olanlardan. Okuma salonu sayesinde 1 çocuğu İzmir'de diğeri ise Çanakkale'de eğitim görüyor. Eşinin 1 buçuk yıldır şehir dışında olduğunu söyleyen Selvihan Kanar, ''Okuma salonları olmasaydı çocuklarımı bırakın İzmir'e, Çanakkale'ye bir sokak ileriye gönderemezdim. Şuan çocuklarım burslu okuyorlar. Çocuklarımın arkadaşları ise burada polislere taş atıyor. Eğer benim çocuklarım okula devam etmiyor olsaydı ya terörist ya hırsız olurdu.'' şeklinde konuştu.