Doğan: Bir tane 28 Şubatçı içerde mi?

AK Parti'nin kurucu ismi Avni Doğan "Yanlış anlaşılan bir laf yüzünden linç edildim" dedi ve ekledi:

Deniz GÜÇER’in röportajı

Kahramanmaraş milletvekili Avni Doğan uzun yıllar siyaset yaptığı Milli Görüş camiasının en saygı duyulan isimleri arasındaydı. Hem FP hem RP döneminde milletvekili olarak TBMM’ye girdi. Şiir kitaplarıyla da tanınan Doğan, kimi zaman KESK’e kimi zaman başörtülülere sahip çıkan açıklamalarıyla tanındı. Ancak “Şimdi biz onları fişliyoruz” sözleriyle Türkiye‘yi ayağa kaldırdı.

Çok sayıda AKP’linin “ağabey” olarak hitap ettiği parti kurucularından Doğan’a 4 ay ihraç cezası çıktı. “Kantarın topuzu biraz kaçmış” dedikten sonra ilk defa VATAN’a konuştu.

Bu fişleme meselesini bir de sizden dinlemek istiyorum…

Kahramanmaraş’ın iki beldesinde ara seçim vardı. Seçim boyunca ilçe teşkilatı orada kalmamı istedi. Kahve ve ev toplantıları ile mitingler yaptık. Bu arada çok da hastaydım açıkçası ama çalışmaya devam ettim. Günde 16-17 ev toplantısı yaptık. Her gittiğin yerde bir şey konuşuyorsun. O konuşma basında yer aldığı gibi partinin seçim bürosunda olmadı, ev toplantısında yaşandı. Ergenekon’dan, Balyoz, Kafes, Türkiye‘de darbe planları ve 28 Şubat’tan söz ediyorduk. Alevilerin, Kürtlerin fişlendiği, çocuklarını imam hatiplere gönderenlerin fişlendiği gibi konuları uzun uzun anlattıktan sonra hep “fiş fiş” dedim ve “deşifre ediyoruz” diyeceğime “Biz fişliyoruz” çıktı ağzımdan. Bu tür olaylara Meclis’te de çok rastlarsınız. Mesela bir milletvekili de, “Sayın Öcalan’a sayın Öcalan, diyor” dedi. Bu tür şeyler olur.

Düzeltmediniz mi hemen?

Ağzımdan çıkar çıkmaz deşifre manasına geldiğini söyledim. Aleviler, Kürtler gibi bölümler kesilmiş. Arkasından devam eden konuşma kesilmiş öyle yayınlandı.

Siz o evdeki tek milletvekili misiniz?

Evet. Fatih Arıkan yanımdaymış gibi sundular ama değildi.

Çekim yapıldığını fark ettiniz mi?

Hayır. Ama basına servis edildiğini duydum, önemsemedim. Basın sonuçta alır, bir değerlendirme yapar diye düşündüm. Ama servis edenler keserek biçerek yaptılar galiba.

Kaç gün sonra yayınlandı?

5 gün sonra. Konuşmanın yapıldığı zaman servis edildi ama o günlerde gündemde Erzincan Başsavcısı’nın tutuklanması vardı. O gündemden düştükten sonra benim haberler başladı.

Kim yaptı sizce? Ne bileyim, artık her şeyi “Ergenekon yapıyor” ya?

Hayır canım öyle bir şey demiyorum. Muhtemelen mahalli basın. Bu tür şeyler parayla veriliyor zaten.

Pişman mısınız bu sözü ettiğinize?

Bu lafın yanlış anlaşılmasına çok üzüldüm. Biliyorsunuz ben sözlerinin arkasında duran biriyim. Şunu da iyi bilirim: Siyasi partiler kişileri, kitleleri fişleyemez. Çünkü siyasi partiler polis, jandarma, MİT görevlisi değil. Bu tür imkanları yok, bunu bilirim. Ama beni de Türkiye bilir. Bu kürsüde hep demokrasiyi savundum. Alevilerin, Kürtlerin, ezilenlerin haklarını savundum. Solcu öğretmenleri polis copladığında onları savunan tek kişi bendim. Sonuçta kimsenin fişlendiğini falan söylemek istemedim. Bu bir sürçü lisan kabul edilebilir ama algı öyle olmadı. Algı doğru değil.

Siz hiç fişlendiniz mi?

Ben hep fişlendim. Çünkü milletvekili olmadan önce köşe yazısı yazıyordum. Daha önce edebiyat dergilerinde çok asi ve isyankar şiirlerim vardı. Aşk şiirlerim vardı. O yıllarda Türkiye’de şiir de yazı yazmak da çok tehlikeliydi. Birinde bunu anlatırım zaten. Ayrıca geçmişte Vakit gazetesinde yazı yazmış olmam nedeniyle, Cumhurbaşkanı olması için dördüncü veya beşinci imzayı attığım sayın Ahmet Necdet Sezer tarafından bile bir takım yaptırımlara tabii olduğumu biliyorum.

Nasıl yaptırımlar?

Açmak ve bu konuyu konuşmak istemiyorum. Hatıralarımda yazacağım.

Vakit Gazetesi’nde yazdığınız için mi fişledi sizi demek istiyorsunuz?

Fişlemişti demiyorum. Fişleyenler kendisine iletmişti. İşte ‘Bu adam Vakit gazetisinde yazdı buna karşı dikkatli olmalı’diye. Halbuki profesyonel yazarlar her yerde yazar. Bugün GS’da olan futbolcu yarın Beşiktaş’ta oynuyor.

Peki gerçekten sistemden öç alma, inktikam hissi var mı? En azından bir grupta?

Hayır asla. Bu ülkede muhafazakar kesime zulmeden 28 Şubatçılardır. Anadolu sermayesini yeşil sermaye ilan eden 28 Şubatçıdır. Bir tanesi içerde mi, bir tanesine hesap sorulmuş mu?

Bu da çelişki değil mi yani?

Çelişki veya değil. Bu iş hükümetin yaptığı bir iş değil. Bir darbe veya bir başka hazırlık görüyor ve el koyuluyor. Hükümet sadece bunun arkasında duruyor. Bu ülkede Ecevit’e, Özal’a suikast yapıldı üzerine gidilemediğini herkes biliyor. Demirel’i 2 defa devirdiler üzerine gidilemedi. Artık hukuk kurumları teşebbüs edenlerin üzerine gidiyor. Siyasi irade de arkasında duruyor, korkmuyor. Hükümet Ergenekon savcılarına şunu şunu içeriye al falan mı diyecek?

Rejim açısından hassas süreçteyiz

4 aylık ihraç cezası alıyorsunuz da, nasıl kırılmıyorsunuz? Kırılmadığınızı açıklamıştınız…

Bizim sözlerimiz rejime yönelik bir söz olarak algılanmış. Türkiye rejim açısından çok hassas bir süreçten geçiyor biliyorsunuz. Öyle değerlendirmiş kurul. Diğer arkadaşın sözlerini daha bireysel değerlendirmişler. Kantarın topuzunun kaçtığını söyledim aslında. Hiç ceza almamam gerekiyordu. Çünkü benim partim benim ne düşündüğümü iyi bilir. Ama toplumdaki algıyı önemsediler. Halktaki algıyı her zaman önemseyen bir partidir AKP.

Peki kapatma davası açılacak iddialarının etkisi olmuş mudur?

Mümkündür. Ben AKP’ye kapatma davası açılacağına inananlardan değilim. Böyle bir çılgınlığı herhalde yapmazlar. Ama kapatma davasından çok basındaki algının etkisi olduğu düşünülebilir. Benim şahsımda, herkesin konuşmalarına dikkat etmesi şeklinde bir uyarı olabilir. Kırgın değilim, çünkü AKP benim çocukluk, gençlik rüyamdı. Türkiye’nin böyle bir zihniyet tarafından yönetilmesi, Türkiye’nin muhteşem bir geleceği anlamına geleceği rüyasını görerek büyüdüm ben. Ben olmazsam, AKP yoluna devam eder. Çünkü artık kurumsallaşmış bir partidir. Siyasette yeri doldurulmayacak kimse yoktur. Benim de yerim doldurulur. Ben varsam partim var, ben yoksam partim yok anlayışı bana yakışır bir anlayış değil. Onun için hiçbir arkadaşıma kırılmadım. Onlar da partinin geleceğini düşünerek böyle bir cezayı verdiler. Saygı duymak lazım.

İstifayı düşünüyor musunuz?

Hayır düşünmüyorum. Hiç aklımdan geçmedi. AKP’den istifa etmem düşünülemez. Milletvekili olmasam bile bir üyesi olarak kalacağım.

Savunma verdiniz mi merak ediyorum.

Çok kısa, şimdi söylediklerimi onlara da söyledim. Amacımı anlattım.

4 ay nasıl geçecek?

Grup ve parti toplantılarına katılmayacağım ama TBMM’de arkadaşlarımla birlikte olacağım.

Muhalefetle de aranız iyi diye biliyorum.

Geçmiş olsun dedi pek çoğu. Bağımsız arkadaşlar “artık bizimle birlikte oturacak mısın” dediler ama AKP sıralarında oturmaya devam edeceğim.

Bülent Arınç veya Cemil Çiçek’le biraraya geldiniz mi karar öncesi?

Görüştüm ama böyle bir işlemin yapılması gerektiğini söylediler. Gücenip gücenmeyeceğimi sordular. Elbette gücenmeyeceğimi söyledim. Görüşmemiz bu manada oldu. Bir ceza pazarlığı falan gibi değil de benim gönlümü aldı arkadaşlar.

Vatan