EYT DÜZENLEMESİ VE KADIN ÇALIŞANLARIN DURUMU
Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) yasası sonrası, milyonlarca çalışan kademeli emeklilik beklentisiyle gelişmeleri takip ediyor. Özellikle 9 Eylül 1999 ile 30 Nisan 2008 tarihleri arasında sigorta girişi yapanlar, yaş şartındaki farklılık yüzünden mağduriyet yaşadıklarını belirtiyor. SGK Uzmanı İsa Karakaş’ın canlı yayındaki değerlendirmeleri, bu beklentilere yeniden umut katıyor. Karakaş, düzenlemenin yalnızca EYT kapsamıyla kalmayabileceğini, borçlanmalar ve staj sigortasının da kapsama dahil edilebileceğini ifade ediyor.
BORÇLANMA VE STAJ SİGORTASI DEĞERLENDİRMESİ
Karakaş, askerlik borçlanması ve kadınların staj sigortası gibi konuların da kademeli emeklilik kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Örneğin, sigorta başlangıcı 2009 veya 2020 olan kadın çalışanlar, önceki staj sigortaları sayesinde bu düzenlemeden faydalanma imkânı bulabilir. 2008’de gerçekleştirilen sosyal güvenlik reformu ile planlanan uzun geçiş süresi, çalışanlar için yeni mağduriyetler yaratmış durumda. Mayıs 2008’de işe başlayan bir kişi, kademeli sisteme göre 2035’e kadar emekli olmayı beklemek zorunda kalıyor; bu durum “çukur etkisi” olarak adlandırılıyor.
DÜZENLEMENİN ÇIKMA ZAMANI
Karakaş, kademeli emeklilik düzenlemesinin doğrudan 4,3 ila 4,4 milyon kişiyi ilgilendirdiğini, dolaylı olarak ise bu durumun aileleriyle birlikte 10 milyon civarında vatandaşı etkileyeceğini vurguluyor. Ancak bu büyüklükte bir düzenlemenin 2025’te hayata geçmesinin mümkün olmadığını belirtiyor. Uzman, en erken 2027 yılında, seçim dönemine yakın bir zamanda yasanın gündeme gelebileceğini öngörüyor.
KAMUOYU BASKISI VE TALEPLER
Sosyal medya ve haber platformlarında yoğun bir şekilde dile getirilen kademeli emeklilik talebi, kamuoyunda ciddi bir baskı unsuru oluşturuyor. Taleplerin artmasıyla birlikte düzenlemenin hükümetin öncelikli gündem maddelerinden biri haline gelmesi muhtemel görünüyor.
Uzmanlar, kademeli emekliliğin kısa vadede çıkmayacak olsa da, kamuoyu baskısı ve seçim atmosferinin bu süreci hızlandırabileceğine dikkat çekiyor. Çalışanların borçlanma haklarını etkin bir biçimde değerlendirip, sigorta girişlerini doğru takip etmeleri, düzenleme çıktığında avantaj sağlayabilir.