Erdoğan’dan Diyarbakır’da tarihi konuşma

Başbakan Tayyip Erdoğan, Diyarbakır'da tarihi bir konuşma yaptı.

İbrahim Tatlıses ve Şivan Perwer düet yapmak için aynı sahneye çıktı. Perwer, "buralardan gittiğimde gençtim, yaşlanmış olarak geri döndüm" dedi.  

İbrahim Tatlıses ise konuşmasına Kürtçe olarak başladı. Tatlıses, "Biz Şivan Perwer kardeşimle Diyarbakır'a şöhret için gelmedik, ikimizde şöhrete doyduk biz buraya barış için geldik. Bir oğlum olursa, ki sanırım yakında olacak, adını Barış koyacağım." dedi.

Daha sonra kürsüye Başbakan Erdoğan geldi.

Başbakan, Diyarbakır'daki mitingte tarihi bir konuşma yaptı.

İŞTE O KONUŞMA:

Ey kardeşlik şehri Diyarbakır, sizi hasretle selamlıyorum. Diyarbakır'ın kardeşi Erbil'i buradan selamlıyorum. 

81 yıl önce Molla Mustafa Barzani Türkiye'de kardeşlerinin evine misafir oldu. Şimdi oğlu değerli dostum Mesut Barzani'yi Diyarbakır'da ağırlıyoruz. Tıpkı babanız, amcanız gibi Diyarbakır şehrine hoş geldiniz. Kuzey Irak Kürdistan'taki kardeşlerimizi muhabbetle selamlıyorum. 

Sezai Karakoç diyor ki Diyarbakır sadece Türklerin değildir, Diyarbakır sadece Kürtlerin değildir, Diyarbakır sadece Arapların değildir, tıpkı Erbil gibi Diyarbakır hepimizindir.

"ŞİVAN PERWER, HOŞ GELDİN"

Bugün büyük bir kavuşmaya, hep birlikte şahit oluyoruz. 

37 yıl süren kederli özleme bugün son veriyoruz. Nihayet hoş geldin Şivan Perwer diyoruz. Evine, vatanına, anne, baba ocağına hoş geldin. 

Keşke bugün biri daha aramızda olsaydı. Bu toprakların başka bir sesi de aramızda olsaydı. Vatana hasret, kardeşe hasret şekilde 13 yıl önce bugün gurbette vefat etti. Sevgili dostum Ahmet Kaya'yı rahmetle yad ediyorum. Ben Pınarhisar'a giderken beni şarkılarıyla, türküleriyle uğurlamaya gelmişti. Keşke İbrahim Tatlıses ve Şivan Perwer'i yanyana göreydi. 

Diyarbakır, kardeşlik şehri Diyarbakır! Biz kardeşiz, ezelden kardeşiz, ebede kadar kardeşiz. Biz sadece yol arkadaşı değiliz, kader arkadaşıyız. Biz pazara kadar değil mezara kadar, mahşere kadar biriz beraberiz. Biz aynı toprakların, aynı medeniyetin çocuklarıyız. 

Şivan Perwer, çok büyük sıkıntı yaşayan İbrahim Tatlıses de burada.

"ZALİMLERİN SOFRASINA OTURANLAR OLMAYACAĞIZ"

100 yıl önce bu topraklarda adeta cetvelle sınırlar çizildi. Ortak tarihimize, ortak medeniyetimize sınır çizemezler. 

Şam'ın ağıdı bizim ağıdımızdır. Suriye'nin tamamında zalim Esad'ın akıttığı kan kardeşimizin kanıdır. 

Zalimlerin sofrasına oturanlardan olmayacağız. Tarih boyunca olduğu gibi mazlumların yol arkadaşı olacağız. 

Halepçe cayır cayır yanarken Diyarbakır'ın Konya'nın yüreği yandı. 

Bir annenin çocuğuyla ana dilinde konuşamıyor olmasından daha büyük bir azap ne olabilir.

"YENİ TÜRKİYE'Yİ İNŞA EDİYORUZ"

2005'te Diyarbakır'da "Sizin meseleniz bizim meselemizdir" dedik, sözümüzün arkasındayız. Bizi tehdit ettiler, engeller çıkardılar ama aştık. 

Biz annelerin, babaların gözyaşlarını dindirmeye, gençlerin ölümünü durdurmaya söz verdik. Yeni Türkiye'yi hep birlikte inşa ediyoruz. 

Bu Cumhuriyet senindir. Ne kadar İzmirli'nin, Ankaralı'nın, İstanbullu'nun ise o kadar da senin devletindir. Bu vatanın öz be öz vatandaşısın. Hiç kimse kimseye ikinci sınıf insan muamelesi yapamaz. Yeni Türkiye'de inkar, ret, asimilasyon olamaz, olmayacak. 

23 Nisan 1920'de olduğu gibi Türk de, Kürt de, Arap da bu ülkenin birinci sınıf vatandaşıdır. Her yerde eşit haklara sahip olacaklar. 

"BİR SENEDİR ÖLÜM YOK"

Aydınlara, şairlere tahammül edemeyenler bölgeye demokrasi, barış getiremezler. Farklılıklara tahammül edemeynler bu bölgeye barış da refah da getiremezler. Biz size efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik. Bizim aracılara, tercümanlara ihtiyacımız yok.

Allah'a hamd olsun, bir yıl askerimiz, polisimiz şehit olmuyor. Bir yıldır gençler bir hiç uğruna ölmüyor.

Bu bahardan, huzurdan rahatsız olanlar da var. Uyuşturucu satamadığı için rahatsız olanlar var. 

"FIRSAT VERMEYECEĞİZ"

Kardeşliğimiz, barışın güçlenmesinden içeride ve dışarıda rahatsız olanlar var. Kepenkler kapanmadığı için rahatsız olanlar var.

Dün Nusaybin'de sabotaj gerçekleştirdiler. Huzura, barışa, kardeşliğe kurşun sıktılar. Bunlara fırsat vermeyeceğiz. 

Unutmayın, söz silahtan etkilidir. Siyaset, şiddetten çok daha etkilidir. Zalimin değil kendi halkının yanında durmak esastır.

"CEZAEVLERİNİN BOŞALDIĞINI GÖRECEĞİZ"

Onun için Mesut kardeşim tarih yazdı. Şiddet hiçbir sorunun çözüm yöntemi değildir. Şiddet acıdan, ölümden, kandan başka bir şey getirmedi, getirmez. 

Dağdakilerin indiğini, cezaevlerinin boşaldığını göreceğiz. Hiç. endişeniz olmasın. 

Diyarbakır bölgenin kutup yıldızı bir şehirdir, mürşid yani yol gösterdiği bir şehirdir.

Eğer Diyarbakır huzurlu olursa Erbil, Kamışlı daha huzurlu olur. 

Bugün Diyarbakır'a 740 milyon liralık yatırım kazandırıyoruz. Tesisler Diyarbakır'a hatırlı olsun.