Erdoğan milli gelirde hedefi açıkladı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bir açılış vesilesiyle yaptığı konuşmada Türkiye'nin milli gelirdeki hedefine değindi. Erdoğan Cumhuriyetin 100. kuruluş yıldönümünde bu 'hedef hayal değil' dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye ve Türk milleti için 1 trilyon dolar milli gelirin, asla hayal olmadığını belirterek, ”İnşallah bunu başaracağız. 500 milyar dolar ihracat, 500 milyar dolar ithalat hayal değil. Bunu yakalayacağız. Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıl dönümünde 2023’te inşallah Türkiye dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisi arasında yerini alacaktır” dedi.

Başbakan Erdoğan, Ufuk Üniversitesi Rıdvan Ege Hastanesinin açılışında yaptığı konuşmada, sağlıkta ulaşım konusunu önemli bir yol aldıklarını ifade etti.

Eğitim, sağlık, adalet ve emniyet olmak üzere dört alanı her şeyin üzerinde tuttuklarını ifade eden Başbakan Erdoğan, Türkiye’de köklü bir değişim ve dönüşümü gerçekleştirdiğinde ülkenin değişeceğine inandığını ve bu inançla ”yollarına devam ettiklerini” bildirdi.

Hükümet olarak, Türkiye’nin kalkınmışlık seviyesini, ”sadece göstergelerden, grafiklerden takip etmediklerini” dile getiren Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

”Biz her an halkımızın, milletimizin arasındayız. Bakan, milletvekili, vali, kaymakam ve tüm bürokratlarımızla her an toplumun nabzını tutuyor, ihtiyaçları, talepleri yerinde tespit ediyor ve bunlara çözüm üretebilmek için çaba sarf ediyoruz.

Türkiye’yi yalnızca Ankara’dan izleyenler, ülkemizin nasıl geliştiğini, nasıl dönüştüğünü göremez ve iyi değerlendiremezler. Çok şükür, bugün Hakkari’den, Van’dan Ağrı’dan, Iğdır’dan, Edirne’ye, Kırklareli’ye, İzmir’e, Muğla’ya kadar vatanın her bir sathında hizmet üretiyor, eser üretiyor, eğitim, sağlık, adalet ve emniyet başta olmak üzere her köşeye yetişmeye çalışıyoruz.

7.5 yılda Türkiye’ye çok şey kazandırdık. Ama en önemlisi Türkiye’ye özgüvenini yeniden kazandırdık. Bugün tam bir sinerji içinde, uyum ve koordinasyon içinde Türkiye kalkınıyor ve büyüyor.”

Başbakan Erdoğan, ekonomik alanda elde edilen gelişmelere de değinerek, ”1 trilyon dolar milli gelir asla Türkiye için hayal değil, Türk milleti için hayal değil. İnşallah bunu başaracağız. 500 milyar dolar ihracat, 500 milyar dolar ithalat hayal değil. Bunu yakalayacağız. Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıl dönümünde 2023’te inşallah Türkiye dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisi arasında yerini alacaktır” dedi.

Erdoğan, Türkiye’nin, bugün bölgesinde ve dünyada yıldızı parlayan itibarı yüksek, güçlü, gelecek vaat eden bir ülke olarak öne çıktığını da bildirdi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Anayasada planlanan değişiklikler konusunda, ”Bizim hiçbir ön yargımız yok, hiçbir ön kabulümüz yok. Beraber olalım istiyoruz. Hafta sonuna kadar bekleyeceğiz. Verdiler, verdiler. Geldiler, geldiler. Desteklerini, katkılarını sundular, sundular. Sunmadıkları takdirde Parlamento’ya sunacağız ve ondan sonra da söz ve kararın sahibi olan milletimize gideceğiz” dedi.

Başbakan Erdoğan, Ufuk Üniversitesi Rıdvan Ege Hastanesi Açılış Töreni’ne katıldı.

Törende yaptığı konuşmada, Türkiye’nin bugün bölgesinde ve dünyada yıldızı parlayan, itibarı yüksek ve güçlü bir gelecek vadeden bir ülke olarak öne çıktığını vurgulayan Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

”Aylardır komşumuz Yunanistan konuşuluyor, dikkat edin. Komşumuz Yunanistan’a kimse şu anda destek bile vermiyor. Herkes kapısını kapatıyor. Acaba neden, niçin? İşte buyurun, Avrupa Birliği üyesi ülke… Neden bu noktada? Türkiye AB üyesi ülke değil. Şu anda biz ayaklarımızın üstünde duruyoruz. Herhangi bir sıkıntıyı da yaşamıyoruz. Yere sağlam basıyoruz. Türkiye’nin barış, adalet çağrıları çok geniş bir coğrafyada yankı buluyor. Türkiye’nin kalkınması, demokrasi noktasında standartlarını yükseltmesi ilgiyle, takdirle izleniyor. Biz bu gelişme çizgisini, büyüme çizgisini, ilerleme çizgisini devam ettireceğiz. Türkiye’yi her alanda büyüteceğiz. Özellikle demokrasi noktasında Türkiye’yi bölgesinin yıldız ülkesi haline getireceğiz.

Değişim kolay değildir. Değişim güçlü bir irade ister, cesaret ister, azim ve kararlılık ister. Değişim, değişime direnenlere karşı direnç ister. Sağduyu ister, sabır ister. Benim aziz milletim tarih boyunca her zaman değişimin yanında oldu. Her zaman değişime açık oldu. Bu millet değişiklikleri çok çabuk benimsedi, çok çabuk özümsedi ve kendisini yeni şartlara çok çabuk uyarladı.

Türkiye yerinde sayabilecek bir ülke değildir. Dünya değişirken, bilim, teknoloji gelişirken, insan hakları ve demokrasi standartları gelişirken Türkiye bunu tribünlerden izleyemez. Türkiye tüm bunlara seyirci kalamaz. Türkiye ilerlerken kurumlar yerinde sayabilir mi? Ekonomi büyürken demokrasi yerinde sayabilir mi? Eğitimde, sağlıkta, ulaştırmada, enerjide Türkiye dünyayla yarışırken adalette, insan haklarında yerinde durabilir mi?

Onyıllardır sanal tehditlerle, asılsız tehditlerle, aslı astarı olmayan tehditlerle bu ülkede değişim engellendi ve ertelendi. Demokrasi benim ülkeme, benim milletime çok görüldü ve azar azar verildi. İnsan hakları, özgürlükler benim insanıma çok görüldü. Ekonomik refah benim ülkemden esirgendi. Artık daha fazla erteleyemeyiz, daha fazla geciktiremeyiz. Bu millet her şeyin en iyisini hak ediyor, her şeyin en iyisine layık. Hiç ertelenmeden, hiç geciktirilmeden Türk Milleti bunlara kavuşturulsun istiyoruz.”

”HERKES ANAYASADAN ŞİKAYETÇİ”

Anayasada gerçekleştirmeyi planladıkları değişikliklerin büyük bir Türkiye’nin, güçlü, itibarlı, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye’nin önünü açacağını ve yoldaki tüm engelleri ortadan kaldıracağını kaydeden Erdoğan, toplumun bütün kesimlerinin bu noktada büyük bir ihtiyaç hissettiklerini gördüklerini ve bildiklerini ifade etti.

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

”Herkes Anayasadan şikayetçi. Herkes değişmesini istiyor. Biz de diyoruz ki işte fırsat. İşte o değişim zamanı bugün. Gelin hep birlikte bunu yapalım. Bunu söylüyoruz. ‘Ne olur katkınızı verin’ diyoruz. ‘Ne söylüyorsunuz, ne istiyorsunuz?’ Söyleyin diyoruz. ‘Bunu da bu paketin içine koyalım’ diyoruz. ‘Bunu siz yaptığınıza göre biz burada yokuz’ diyor. ‘Biz yapmıyoruz yahu. Gel beraber yapalım’ diyoruz.

Bizim hiçbir ön yargımız yok, hiçbir ön kabulümüz yok. Beraber olalım istiyoruz. Hafta sonuna kadar bekleyeceğiz. Verdiler, verdiler. Geldiler, geldiler. Desteklerini, katkılarını sundular, sundular. Sunmadıkları takdirde Parlamento’ya sunacağız ve ondan sonra da söz ve kararın sahibi olan milletimize gideceğiz.