Erdoğan: Vicdanlarını rahatlatmak istiyorlar

Erdoğan, "Mursi de hata yaptı diyerek vicdanlarını rahatlatmak isteyenler var" dedi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Hem Türkiye’de hem de dünyada ‘Mursi de hata yaptı’ diyerek vicdanlarını rahatlatmak isteyenler var.” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kendi adını taşıyan Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nin İsmail Kahraman Kültür Merkezi’ndeki Geliştirme Vakfı Meclis Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Başbakan Erdoğan, “Ben bu ülkenin başbakanı olarak baba ocağı, ana ocağım Rize’ye vefa borcunu ödemenin gayreti içindeyim. Babam gibi, annem gibi Rize’den çıkmış, farklı şehirlere yerleşmiş Rizelileri şehirlerini unutmamaya, şehirlerine olan vefa borcunu ödemeye çağırmalıyız.” dedi.

Türkiye’de eğitim kalitesinin yükseltilmesi adına 11 yıldır büyük yatırımlar yaptıklarını hatırlatan Erdoğan, “Bizim artık eğimin fiziki alt yapısından, eğitimin muhtevasına daha fazla yoğunlaşmamız kaçınılmaz hale geldi. Ekonominin ihtiyaç duyduğu elamanları yetiştirmek için muhteviyata yönelmemiz lazım. Ülkesini ve dünyayı daha iyi tanıyabilen gençlerin yetişmesine önem vermeliyiz.” diye konuştu.

Konuşmasında özgürlük konusuna değinen Erdoğan, şunları söyledi: “Bizim en önemli, aşmamız gereken şey özgürlükler konusudur. Peki özgürlük nedir? Bunu sorduğumuz zaman özgürlük istediğin yerde istediğin gibi at oynatmak değildir. Özgürlük bir başkasının özgürlük alanına kadardır, o alanda istediğini yapmaktır. Buda kamu düzenini bozmak sureti ile değil kamu düzenine saygı duymak sureti iledir. Ama bir başkasının özgürlük alanına girdiğiniz anda bu hem kamu düzenini bozmayı getirir. Hem şiddeti, hem de kargaşayı getirir. Biz bir başkasının özgürlük alanına saygı duyduğumuz zaman bu ülke tutulamaz. O zaman refah, huzur ülkemizde egemen haline gelir. Bizim şiddet ile başarmamız gereken şey budur ve bunu başarmalıyız.”

“EZHER ŞEYHİNİ DARBECİLERİN YANINDA GÖRÜNCE HÜSRANA UĞRADIM”

Başbakan Erdoğan, Mısır’da yaşanan darbe olaylarının sadece siyasi konular olmadığına dikkat çekerek, şöyle devam etti “Siyasetin olduğu kadar sosyolojinin, uluslararası ilişkilerin, tarihin, demokratikleşme mücadelesinin konusudur. Son derece önemli hadiselere şahit oluyoruz. Bakınız ilim adamı ilim namusundan, fikir namusundan bedeli ne olursa olsun taviz vermeyen insandır. Çok açık ve net söylüyorum. Ben bir siyasetçiyim. Eğer kalkıp da ilme karşı bir şey istiyorsak ilim adamının şunu söylemesi çok önemlidir. ‘Öyle değil böyledir’ demesi lazım. El pençe divan durup ‘ferman buyurdunuz efendim’ dememesi gerekir. Şu anda biz dünyada bunu yaşıyoruz. Ülkemizde de bunlar yaşandı. Bunları aşmamız lazım. Bunlar aşıldığı zaman üniversiteler güçlüdür. Bunları aşamazsak üniversitelerimiz gariptir, fakirdir. Mısır’daki hadiselerde bunu tekrar yaşadık. Ben Mısır’da yaşanan olaylarda dünyanın en büyük üniversitelerinden olan Ezher şeyhini orada darbecilerin ve darbelerin yanında görünce hüsrana uğradım. Böyle bir şey olamaz. Sen nasıl Ezher’in şeyhi olup ta nasıp darbeye çanak tutarsın, darbeyi alkışlarsın. Bu alkışlanabilir mi, buna evet denilebilir mi ? Orada işte ilim bitmiştir. İlim derken o ilim adamı bitmiştir. Bilim adamı ona müsaade etmez ama o ilim adamı kisvesi ile o günlük, o aylık, kendini o darbecilere karşı kurtarır ama tarih bunları lanetler.”

“BATI, MISIR’DA YAŞANANLARA HALA ‘DUR’ DİYEMEDİ”

Mısır’da yaşanan olaylar karşısında Batı’nın hala darbecilere ‘dur’ diyemediğini ifade eden Erdoğan, “Mısır’daki darbeyi meşru gösterebilmek için devrimci darbe, demokratik darbe gibi ucube, aklın ve mantığın alamayacağı kavramlar üretilmiştir. Darbenin demokratik olanı olur mu? Darbe darbedir ama kılıfı uyduruyorlar ben yaptım oldu ben dedim oldu. Mısır’daki olaylar karşısında susmak çok ağır bir vebalin altına girmektir. Özellikle bilim insanlarının ve üniversitelerin bu olaylar karşısında daha gür bir ses çıkarmasını beklerdim. Bugün susulursa yarın konuşmaya itiraz etmeye kimsenin hakkı olmaz. Demokrasi tıpkı bilim gibi yüzyılların, bin yılların bir neticesidir. ‘Mısır’daki müdahaleye bir darbedir’ diyemeyen geçmişten ziyade geleceğe ihanet eder. Darbelerin hiçbir meşru haklı gerekçesi olamaz. Hem Türkiye’de hem de dünyada ‘Mursi de hata yaptı’ diyerek vicdanlarını rahatlatmak isteyenler var.”