Ergenekon duruşmasında sesler yükseldi ortam gerildi!

Ergenekon ana davasının görüldüğü duruşma salonunda gerginlik yaşandı.

Ergenekon ana davasında tutuklu sanıklarının taleplerini sundukları sırada mahkeme heyetini hedef alan yüksek tonlu ifadeleri ve Mahkeme Başkanı Özese'nin de yüksek sesle ikazlarda bulunması, duruşma salonunda gerginliğe neden oldu. Önce bu tartışmaya izleyicilerden bazıları bağırarak tepki gösterdi. Ardından duruşma salonundan çıkmak istemeyen 2 izleyici, jandarmaya direndi. Bir izleyici, "Memura mukavemet" suçlamasıyla tutanak tutulup savcılığa sevk edildi. Veli Küçük'ün konuştuğu sırada yaşanan tartışmanın ardından mahkemeye ara verildiğinde de izleyiciler, duruşma salonundan ayrılmak istemeyince jandarma ile aralarında tartışmalar yaşandı.
    İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Ergenekon ana davasının bugün görülen duruşmasında sanıklar ile avukatların taleplerinin alınmasına devam edildi. Tutuklu sanık Doğu Perinçek, mahkemenin kendisine verdiği 4 duruşmadan men etme cezasının, kendi talebi üzerine getirilen tanıkların ifadelerinin alınmasına denk getirildiğini savundu. Tecrit hücresinde kaldığını, 1.80 metreye 1.80 metre boyutundaki hücrede 3 kişi kaldıklarına dikkat çeken Perinçek, "Hücrede pencere yoktu, dilekçemiz üzerine gelip bir delik açıp cam taktılar. Hakimler pencerenin tanımını biliyorlar." dedi.
    Perinçek'in "Faşist koşullarda yargılama yapıyorsunuz." sözleri üzerine Başkan Özese "Cezaevlerindeki uygulamalar mahkemenin dışında. Buradaki yargılama ile ilgisi yok. Mahkemeyi rencide ediyorsunuz." diye uyardı. Perinçek ise "Sistem bu. Mahkeme bunun dışında diyemezsiniz. Bu Amerikan merkezli Super NATO'nun bir operasyonu." diye konuştu.

    PERİNÇEK İLE BAŞKAN ÖZESE ARASINDA TARTIŞMA
    162 emekli ve muvazzaf askerin tutuklu olduğu Balyoz davasını hatırlatan Perinçek, "Amerikan emperyalizmi, Genelkurmay Başkanı'nı esir aldı. Bütün subayları hapiste olan Genelkurmay Başkanı özgür mü? Türk ordusunu direnmesin, mücadele etmesin diye zindanlara tıktınız. Yargılamanın işlevi budur. Korku imparatorluğu Silivri ve Hasdal zindanlarının duvarları üzerinde duruyor." diye konuştu. Perinçek'in bu sözleri üzerine Özese, "Mahkemeyi hedef alıyorsunuz." diye yeniden uyarıda bulundu.
    Perinçek ise "Siz beni susturmaya çalışıyorsunuz" diye bağırarak "Ben içinde vatan sevgisi, vicdanlarında yurtseverlik kırıntısı olan hakimler arıyorum. O vicdan kırıntılarına seslenmek istiyorum. Sizi başka nasıl etkileyebilirim." diye konuştu.

    MUZAFFER TEKİN OTURDUĞU YERDEN MAHKEME BAŞKANINA BAĞIRDI
    Özese yeniden "Mahkemeyi itham ediyorsunuz." diye müdahale ettiği sırada tutuklu sanık Muzaffer Tekin, "Bağırmadan konuş" diye bağırdı. Özese ise "Oturduğunuz yerden müdahale etmeyin." diye Tekin'in ikaz etti. Tekin'in birkaç kez aynı cümleyi bağırarak söylediği görüldü. Perinçek, "Hakime gerekli olan suküneti kaybettiğinize, heyecanlandığınıza göre demek ki vicdanınız rahatsız oluyor." diye konuştu.
    Özese'nin, "Dosya kapsamında kalarak konuşması ve yarım saatlik süresinin dolduğu" uyarısı üzerine Perinçek konuşmasını, "Hakimler hakikat duygusunu kaybetti. Dosya kapsamından bize bahsetmeyin. Her şey tertip her şey yalan. Hakikat ortada ama hakikatın bir kıymeti yok burada. Hakikat sizi rahatsız ediyor." sözleriyle bitirdi.

    TEKİN SÜRESİ KONUSUNDA SIK SIK UYARILDI
    Mahkemenin, tanık olarak dinlenen Esra Feride Gökçimen'i sorduğu sorularla aklamaya ve desteklemeye çalıştığını ileri süren tutuklu sanık Muzaffer Tekin, bu durumu esefle ve dehşetle izlediğini söyledi. Sanık Tekin, Başkan Hasan Hüseyin Özese'ye hitaben "Benimle şahsi bir husumetiniz olmadığına inanıyorum ama bizi siyasete ve medyaya malzeme yapıyorsunuz. Bu tutumunuzdan lütfen vazgeçin." dedi. Özese'nin, "Mahkemeyi hedef alan sözler söylüyorsunuz." şeklindeki uyarısı üzerine sanık Tekin, sesini yükselterek "Burada suç ve suçlu yaratıyorsunuz. 3 dakikan kaldı, 5 dakikan daha var gibi sözlerle savunma bile yaptırmıyorsunuz. Benim 2-3 aydır çalışarak hazırladığım savunmama saygınız yok." şeklinde tepki gösterdi. Başkan Özese ise "Yarım saatlik süre, savunma yapmak için yeterli. Ayrıca buranın bir disiplini ve kuralı var. Uymak zorundasınız." diye uyarıda bulundu.

    NOTLARINI BULAMAYAN TEKİN: DAHA DA KONUŞMUYORUM
    Başkan Özese tarafından 7 dakikasının kaldığı hatırlatılan Tekin, önce konuşması için yanında getirdiği notları bulmaya çalıştı. Notları uzun süre bulamayan Tekin, Başkan Özese'nin tekrar ikaz etmesi üzerine "Daha da konuşmuyorum be." diyerek notlarını topladı. Tekin'in, "Bu gerçekler bozuyor sizi." şeklindeki sözlerine Başkan Özese, "Konuşmanızda mahkemeyi hedef alamazsınız." şeklinde uyarıda bulundu. Kürsüden ayrılırken Tekin, "Bugün makam ve yetkinizi, arkanıza aldığınız güçle kendi menfaatinize kullanıyorsunuz. Ancak keser döner sap döner, elbet gün gelir hesap döner." diye tepki gösterdi. Tekin'in duruşma salonundan ihtiyaç için dışarı çıkması üzerine Başkan Özese ile aralarındaki yüksek sesle yaptıkları tartışma sona erdi.

    VELİ KÜÇÜK; "BENİ KISITLAYAMAZSINIZ."
    Tutuklu sanık Veli Küçük, savunmasını yaptığı sırada Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, savunma süresini dikkatli kullanması yolunda uyarıldı. Bunun üzerine Veli Küçük, 3,5 yıldır tutuklu yattığını belirterek, "Beni kısıtlayamazsınız. İstediğim kadar konuşurum." diye tepki gösterdi. Bu sırada seyirci bölümünden bir kadının "Burada vatandaşı yargılıyorsunuz." diye bağırdığı duyuldu. Başkan Özese'nin, konuşan kişinin kim olduğunu sorup ayağa kalkmasını istedi. Seyirci bölümünden 2-3 kişinin ayağa kalkarak "Ben konuştum." ve "Konuşan benim." gibi karşılık verdikleri gözlendi. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Özese, "Burası duruşma salonu. Lütfen saygılı olun." dedikten sonra konuşan ve tepki gösterenlerin dışarı çıkarılmasını istedi. Dışarı çıkarılmak istenen iki izleyicinin, kendilerine refakat eden jandarma görevlilerine direndikleri gözlendi. Bunun üzerine de Mahkeme Başkanı Özese'nin talimatıyla salondan dışarı çıkarılan Ahmet Çiftçi adlı izleyici hakkında "Memura mukavemet" suçlamasıyla tutanak tutuldu. Ayfer Arabacı adlı izleyicinin de duruşma salonuna girmesine yasaklama getirildi. Bu iki izleyiciden Ahmet Bekçi'nin, savcılığa sevk edileceği öğrenildi.

    KÜÇÜK; ATATÜRK'ÜN SÖZLERİNİ KİMSE KESEMEZ
    Aranın ardından talep konuşması için kürsüye gelen Veli Küçük'e Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese konuşma süresinin dolduğunu sözlerini toparlamasını söyledi. Bunun üzerine tutuklu sanık Veli Küçük, konuşmasını tamamlamadan kürsüden ayrılmayacağını söyledi. Bir süre daha konuşmaya devam eden Küçük'ü mahkeme başkanı, "Veli bey, süreniz bitti. Lütfen sözlerinizi toparlayın." sözleriyle tekrar uyardı. Bunun üzerine Küçük'ün avukatı Zeynep Küçük araya girerek başkanın bu uygulamasına itiraz etti. Başkan Özese, avukat Küçük'e söz vermeyerek yerine oturmasını söyledi. Sanık Veli Küçük, kızı ve avukatı olan Zeynep Küçük'e hitaben, "Kızım boş ver. Ne yapıyorsun sen biz esaret kampındayız." şeklinde konuştu. Ardından Atatürk'ün bir konuşmasını okumaya başlayan sanık Küçük, mahkemenin sözlerini kesmesine engel olmak için de "Atatürk'ün sözünü kimse kesemez." dedi.

    KÜÇÜK JANDARMA YÜZBAŞIYI "SEN BANA DOKUNAMAZSIN" DİYE TERSLEDİ
    Bu bölümün bitmesi üzerine, Başkan Özese, konuşmasını bitirmesini söyledi. Küçük'ün konuşmasına devam etmesi üzerine, mahkeme başkanı sanık Küçük'ün mikrofonunu kapattırdı. Bu arada sanıklardan Muzazaffer Tekin ve avukat Zeynep Küçük yerlerinden kalkarak mahkeme heyetine bağırmaya başladı.
    Mahkeme başkanının jandarmaya Küçük'ün kürsüden alınması talimatı vermesi üzerine, Veli Küçük, hakimlere bağırmaya başladı. Kürsüye gelen görevli Jandarma Yüzbaşı'ya da parmağını sallayarak, "Sen bana dokunamazsın, Beni buradan hiç kimse alamaz." sözleriyle tersledi. Bunun üzerine mahkeme başkanı Özese, mahkemenin bir düzeni olduğunu hatırlatarak, "Bu düzene herkes uymak zorunda. Siz de uyacaksınız." dedi.
    Duruşmaya kısa bir ara verdiğini açıklamasının üzerine Veli Küçük bağırmaya devam edince üye hakim Sedat Sami Haşıloğlu, "Mahkemeye saygılı olmak zorundasınız. Bağırmayın." uyarısında bulundu. Buna karşılık sanık Küçük, "Sen bağırma be" diyerek bağırmaya devam etti. Bu tartışmanın ardından duruşmaya tekrar ara verildi. Küçük'ün, "10 dakika sonra ben yine buradayım." diye bağırdığı gözlendi.