Eşinin ağzından Rodrigo Tello!

Ünlü bir futbolcu olduğunu bilmeden Tello'ya aşık oldu!

VALERIE TELLO (Rodrigo Tello’nun eşi)
Beşiktaş’ın Şilili kanat oyuncusu Rodrigo Tello’nun Kanadalı olan Valerie Tello. Eski bir manken olan Valerie, eşinden 10 santim uzun güzel bir bayan… Ülkesinde bir yıl mankenlik yapan ‘bayan Tello’nun Rodrigo’yla tanışması da bir hayli ilginç olmuş. Bir Kanadalı’yla bir Şilili’nin Meksika’daki ilk tanışmasının ardından ‘müstakbel damat’ ilk görüşte vurulduğu Valerie’nin peşini bırakmaz. Yaptığı jestler ve yolladığı çiçeklerle kız tarafını rahat bırakmayan ve gönlünü çalan Rodrigo, hukuk öğrencisi olan Valerie’yi o sırada top koşturduğu ülke olan Portekiz’e davet eder ve iş burada alevlenir. İki tarafın yürek kıpırtıları yine bir başka ülkede depreşirken, Valerie futbolla pek alakası olmadığı için Portekiz’in en önemli takımlarından biri olan Sporting Lizbon’da oynayan Tello’nun hayatını amatör bir takımda futbolcu olarak sürdürdüğünü sanmaktadır. Ne zaman ki Tello’nun bayan hayranlarının çok fazla olduğunu görür, o zaman anlar ünlü bir şahsiyetle sonu olmayan bir yola girdiğini…

2.5 yıl süren güzel ilişkinin ardından Rodrigo eşine evlenme teklif eder. Kız tarafı damadın futbolcu olmasından ötürü her ne kadar hoşnut olmasa da bu evliliğe vize çıkar… Hayatlarını birleştirdikten sonra 2004’te Axel adında bir erkek çocuğu dünyaya getiren Valerie, İstanbul’daki boş vaktini bir moda akademisinde Fenerbahçeli Mirsad Türkcan’ın eşi Dina’yla beraber öğrenci olarak geçirdi. Uluslararası moda akademisi Lasalle’ın İstanbul’daki şubesinde tasarımcılık eğitimi alan Valerie, böylece yeni bir meslek daha edinme fırsatını yakalayarak ‘koluna bir bilezik’ daha takma fırsatını kaçırmamıştı. Bu akademide okuduğu sırada kendisiyle yapılan bir röportajda Beşiktaş’ın formalarını da tasarlamak istediğini söyleyen Kanadalı Valerie, futbolcuların giydiği formaların ve şortların çok bol olduğunu, imkanı olması halinde vücuda oturan, dar formalar hazırlamak istediğini söylemişti.

GELMEDEN ÖNCE KORKUYORMUŞ
Rodrigo Tello, 2007 yazında Beşiktaş’a transfer olmadan önce Türkiye’ye gelmekten çekindiğini verdiği röportajlarda dile getiren Valerie, “Türkiye’ye gelme fikri sizin için nasıl bir duyguydu?” sorusuna “Gelmeden önce çok korkuyordum. Çünkü ne zaman Türkiye’ye geleceğimizi söylesem arkadaşlarım Türkiye’nin çok dindar olduğunu, her yerde bombalar patladığını söylüyorlardı” cevabını vermişti.

“Bobo bazen odun gibi bir adam oluyor”

RAQUEL DA SILVA (Beşiktaşlı Bobo’nun eşi)
Beşiktaş’ın 2005-06 sezonu devre arasında Corinthians’tan kiraladığı, yıl sonunda da 2 milyon euro karşılığında bonservisini aldığı kısa adıyla Bobo ya da Deivson Rogerio da Silva, eşi Raquel’le bir partide arkadaş vasıtasıyla tanışmış. 20 yaşında Türkiye bavulunu hazırlayan futbolcu, ülke değiştirmeden bir yıl önce henüz 19’undayken (2004) hayatını kendinden 3 yaş büyük eşi Raquel’le birleştirmiş. Bobo, Beşiktaş dergisine verdiği bir röportajda evlilik periyotunun nasıl geliştiğini şöyle özetlemişti: “Normalde erken evlilik Brezilya’da alışılmış bir şey değil. Ama kişilerin tercihlerine ve hayat anlayışlarına göre değişebiliyor. Bazıları erken evleniyor, bazıları erken evlenmek istiyor ama maddi durumu iyi olmadığı için evlenemiyor. Biz de Türkiye’ye gelmeden bir sene önce evlendik…”

BEBEK MAMASI TAŞIMIŞ!
İlk çocukları Julia 7 aylıkken İstanbul’a gelen Brezilyalı çiftin yeni bir ülkeye alışırken korktukları en büyük şey başlarına gelmiş… Henüz 1 yaşını doldurmamış bebeklerinin buradaki mamalara alışmakta zorlandığını kaydeden Raquel, kısa bir süreliğinde olsa kendi ülkelerinden mama, süt ve ilaç getirdiklerini belirtirken, tatillerde Brezilya’ya gittikleri zaman kızı Julia’nın Brezilya yemeklerini yiyemediğini bu yüzden Türkiye’den kendi ülkelerine yemek taşıdıklarını anlatıyor. Geçtiğimiz yıl Mart ayında bir kız çocukları daha doğan çift, bebeğe Luiza ismini koydu.

NOBRE’NİN EŞİYLE İYİ ANLAŞIYOR
İstanbul’da Alex, Nobre ve Bilica’nın hanımlarıyla boş vakitlerini değerlendiren Raquel, gece hayatını seven futbolcu eşlerinden… Nobre’nin eşi Priscilla’yla sürekli görüşen Raquel ayrıca 5 yıla yakın bir süredir bulundukları ülkenin dilini öğrenmek için çabalarını sürdürmekte. Dinine bağlı bir Hristiyan olduğunu kendisiyle yapılan röportajlarda dile getiren Raquel’in bileğinde bir haç dövmesi bulunuyor. En sevdiği yemeğin börek olduğunu söyleyen Raquel, aileye 3. çocuğu kazandırmak istediklerini ancak Alex ve eşi Daiane’in elini daha hızlı tuttuğunu ifade ediyor: “Luiza’nın doğumuna Daiane de girdi. Zaten kendisi Luiza’nın vaftiz annesidir. Ben ve Bobo üçüncü bir bebek daha yapmayı planlıyoruz ancak görünen o ki Alex ve Daiane ellerini bizden daha hızlı tutmuşlar…”

Bobo’nun en sevdiği özelliklerinden birinin gece dışarı çıktıklarında yer seçimini kendisine bırakması olduğunu belirten Raquel, Brezilyalı futbolcunun genellikle romantik bir insan olduğunu ancak zaman zaman ‘tutulmalar’ yaşadığını da “Gününe göre değişiyor. Bazen bir uyanıyor, odun gibi bir adam oluyor karşımda. Ama istediği zaman da çok romantik olabiliyor” sözleriyle özetlemişti.

“Nobre’nin benden çok krem sürmesine sinir oluyorum”

PRISCİLA NOBRE (Beşiktaşlı Marcio Nobre’nin eşi)
2004-05 sezonu devre arasında Brezilya’nın Cruzeiro takımından Fenerbahçe’ye transfer olan Nobre’nin eşi Priscila güzelliğiyle adeta herkesi büyüleyen futbolcu eşlerinden… İki çocuk doğurmasına karşın düzgün fiziğiyle mankenleri aratmayan ve tam bir ‘Brezilyalı’ olduğunu gösteren Priscila da tıpkı Rodrigo Tello’nun eşi Valerie gibi Türkiye’ye gelmeden tedirginlik yaşayanlardan… 6 yıl önce ülke değiştirmeden önce Nobre’ye ‘Acaba iyi bir çocuk doktoru var mıdır?’ sorusunu yönelten güzel bayan, şimdilerde İstanbul’da gece gezmelerinde en çok rastlanan futbolcu eşi konumunda. Tarzını yansıttığını düşündüğü giyim firmalarının defilelerine de katılarak sosyal bir kadın olduğunu her fırsatta gösteren Priscila, ülkeyle alakalı eski tedirginliğinin kalmadığını ve Brezilya’dan Avrupa turuna çıkmayı düşünen arkadaşlarına Türkiye’ye de mutlaka gelmelerini söylediğini dile getiren Priscila, ailecek Türkiye’de çok mutlu bir yaşam sürdürdüklerini kaydediyor.

‘NOBRE ÇOK KREM SÜRÜYOR’
Alışveriş için İstinye Park, Akmerkez’in yanı sıra Bebek ve Nişantaşı’nda gezmekten hoşlandığını ifade eden Priscila, Brezilya’da bir mağazada çalışırken Marcio’yla tanışmış… Brezilya’da ailenin reisinin kadın olduğunu ve son karara kesinlikle hemcinslerinin karar verdiğini belirten Priscila, “Brezilya’da evin reisi kadındır. Mesela ‘Biz Türkiye’ye gitmiyoruz’ dedik mi, gidilmez” diyerek evde ‘raconu kimin kestiğini’ ortaya koyuyor. Eşi Marcio’nun fazla bakımlı olup, ‘süslü’ olmasından da dem vuran Priscila daha önce verdiği bir röportajda, “Nobre’nin en sevmediğim yönü ayna karşısında çok vakit geçirmesi. Dakikalarca krem sürüyor. Kendisini biraz daha az sevse daha mutlu olacağım” ifadelerini kullanmıştı.

‘EŞİME SERT GİRENE KÜFREDİYORUM’
Ailecek kırmızı ete fazlasıyla düşkün olduklarını ve Türkiye’de bir Brezilya restoranı açmayı düşündüklerini belirten Priscila, Türk pop müziği dinlediğini ve en çok Sezen Aksu, Serdar Ortaç ve Ajda Pekkan şarkılarını dinliyor. 7 yaşındaki Nicolas ile 4 yaşındaki Valentina’nın annesi olan ‘bayan Nobre’ Beşiktaş taraftarlarının ‘Kartal gol gol gol’ tezahüratının ritmine kendini kaptıranlardan… Daha önce verdiği bir röportajda “Biri eşinize kasti olarak faul yaptığında ne hissediyorsunuz?” sorusuna ‘Küfrediyorum’ diyerek net bir yanıt veren Priscila, kocasının eve bir tarafı kırılmış bir şekilde dönmesine alıştığını belirtiyor.

CANLI YAYINDA PASTA ÜFLETTİ
Priscila, 2008 yılında eşinin bir gol kaydettiği ve harika oynadığı Kocaelispor karşılaşmasının ardından yayıncı kuruluşa röportaj veren 6 Kasım doğumlu Nobre’nin yanına pastayla gelip, canlı yayında yaş günü mumlarını üfletmişti.