‘Fetva kurumu magazinleştirilmeye çalışılıyor’

Medya kuruluşlarının dinî sorunları magazinleştirerek karmaşık hale getirdiğini kaydeden Prof. Dr. Recep Şentürk, "Bazı isimlerin aykırılık yönü kullanılarak, bağlamından koparılmış fetvalar verilmesine önayak olunduğunu hayretle izliyoruz.

Medya kuruluşlarının dinî sorunları magazinleştirerek karmaşık hale getirdiğini kaydeden Prof. Dr. Recep Şentürk, “Bazı isimlerin aykırılık yönü kullanılarak, bağlamından koparılmış fetvalar verilmesine önayak olunduğunu hayretle izliyoruz. Fetva kurumu maalesef magazinleştirilmeye çalışılıyor. Böylece fetvanın ağırlığı ve bağlayıcılığı zihinlerden silinmeye çalışılıyor.” diye konuştu.

Moral Dünyası Dergisi’ne konuşan Recep Şentürk, fetva kurumunun medya üzerinden dejanere edildiğini kaydetti. Şentürk, “Bir kimsenin fetva konusunda ehil olduğunu nereden anlayabiliriz?” sorusuna şu cevabı verdi:

“İlim, amel ve takva sahibi insanlar fetva vermeye ehil olabilirler. Burada ilimden maksat fıkıh ilmidir. Sadece hadis, tefsir, kelam veya tarih, din eğitimi gibi alanlarda uzmanlaşmış insanlar fetva vermeye ehil değildir. Sadece hadis bilenler, fıkhı devre dışı bırakarak hadislerle fetva vermeye çalışırlar ve çok yanlışlar yaparlar. Aynı şekilde, fıkıh bilmeden sadece tefsir ile uğraşanlar da, konuyla alakalı hadislerden ve fıkıh kurallarından bağımsız bir şekilde, sadece ayetlerden hareketle fetva vermeye çalışırlarsa çok ciddi hatalar yaparlar. Nitekim bunların örnekleri günümüzde oldukça fazladır. Ayrıca, din eğitimi, din sosyolojisi ve benzeri alanların fıkıh ile alakası çok zayıftır. Bu alanlarda uzmanlaşmış insanların fetva vermeye kalkışması son derece hatalı sonuçlar doğurur. Ayrıca, fıkıh tarihi veya fıkıh usulü alanında uzmanlaşmış ancak füru-u fıkıh konularına aşina olmayan insanlar da, isterse profesör olsunlar, fetva vermeye ehil değildirler. Çünkü bir ilmin tarihini bilmek ile o ilmin kendisini bilmek ve yapmak arasında fark vardır. Maalesef günümüzde fıkıh tarihi konusunda tez yazmış ve uzmanlaşmış birçok insan fıkıhçı geçinmektedir. Tıp tarihi konusunda uzman birisi nasıl ameliyat yapamazsa, fıkıh tarihçisi de fetva veremez. Meselenin ilmi yanı böyledir. Ancak, sadece ilim sahibi olmak da bir kişiyi fetva verme ehil yapmaya yetmez. Amel ve takva sahibi olması gerekir. Amel ve takvadan yoksun kuru akademisyenler fetva verdiklerinde çok yanlış çıkarımlarda bulunabilirler. Bunun örneklerini de günümüzde görmek mümkündür.”