Filipinler ”Kimse yok mu!” diyor (Özel)

Süper tayfun Haiyan'in vurduğu ve 10 binden fazla kişinin ölü yada kayıp olduğu Filipinler'de göz yaşı hakim.

Süper tayfun Haiyan’in vurduğu ve 10 binden fazla kişinin ölü yada kayıp olduğu Filipinler’de göz yaşı hakim.
Afet bölgesine yukarıdan bakıldığında tayfun ve beraberinde getirdiği şiddetli rüzgar ve yağmurun, her yeri yerle bir ettiği görülüyor. Tayfunun vurduğu Leyte adasında yer alan bazı şehirlerde hayat durmuş durumda. Kısmen açılan Tacloban şehrindeki havaalanına indiğimizde gözyaşları içinde tahliye edilmeyi bekleyen halk ile askerler ve medya mensupları göze çarpıyor.
Halk, güvenlik olmadığı ve tayfunun vurduğu 8 Kasım’da başlayan yağmadan dolayı şehri terk etmek istiyor. Sokaklar kaldırılmayı bekleyen cesetlerden dolayı kokudan geçilmiyor. Nefes almak adeta imkânsız. Güvenlik güçleri Tacloban’da güvenliği sağlamaya çalışsa da halk çareyi şehri terk etmede buluyor. Zira alışveriş yerlerindeki tüm gıda ve eşyalar yağmalanmış durumda. Şehirden kaçıp, başkent Manila’ya ablasının yanına giden Mary April G. Versoza, şehirde elektrik olmamasına rağmen, elektrikli ev aletlerinin bile yağmalandığını söyledi.
Yağmalama ise genelde akşamları cereyan ediyor.
Benzin istasyonlarda da durum farklı değil. Araçlarına yakıt almak isteyenler zora başvuruyor. Şu an şehirde yakıt tükenmiş durumda. Benzin fiyatları eskiden 53,3 pezo (2,48 TL)iken, şimdi 300 pezoya (14,06 TL) çıktı.
Halkın bazısının yağmaladığı gıda ve temizlik maddeleriyle hayatını sürdürdüğü ifade ediliyor.
Halk, gündüz sıcaktan, gece ise fırtınadan uyku yüzü görmüyor. Bu durum Tacloban’daki havaalanında konuşlanan askerler ile yabancı medya için de geçerli.

-ÖLÜ SAYISI ARTABİLİR-
Geçtiğimiz günlerde yetkililer ölü sayısının 10 bini bulabileceğini söylemişti.
Ancak bölge halkı, sadece 45 bin nüfuslu Tanauan Leyte kasabasında nüfusun yüzde 30’unun öldüğü, yüzde 40’ının ise kayıp olduğuna inanıyor. Girilemeyen yerler olduğu, tayfundan etkilenen şehirlerde hayatın normale dönmesinin uzun zaman alacağı kaydediliyor.

-YARDIMLAR VE ARAMA KURTARMA ÇALIŞMALARI YETERSİZ-
Tayfunun üzerinden 8 gün geçmesine rağmen, yardım çalışmaları yavaş ilerliyor. Tacloban’da sokaklarda kaldırılmayı bekleyen cesetlere bakıldığında, durumun vahameti ortaya çıkıyor. Şehirdeki tek havaalanı olan Daniel Z. Romualdez’e bugün daha fazla askeri kargo araçları ile küçük çaplı yolcu uçakları inmeye başladı. Değişik ülkelere ait nakliye uçaklarını gören halkın havaalanından ayrılma umudu her ne kadar artsa da, ayrılmak isteyen kalabalık bir türlü bitmiyor.

-TAHLİYELERDE YOLSUZLUK-
Tahliye edilmeyi bekleyenlerle konuşurken, askerlerin adam kayırdığı bilgisini aldık. Öyle ki bazıları, ellerindeki kağıtlara hangi aileden (soylu yada zengin veya güçlü ) geldiğini yazarak, kendilerine ayrımcılık yapılmak suretiyle, nakliye uçağına binmek istiyor.
Havaalanında demir kapıların önünde sırada bekleyen halk, tahliye edilecekler listesine girmek için önce isimlerini askerlere veriyor. Ancak tahliye bekleyişi günler alabiliyor. Halk, burada ayrıca aç ve susuz bekleyerek, geceyi de korku ve endişe içinde geçiriyor.
Sabah olduğunda ise tahliyede öne alınabilmek için mücadele yeniden başlıyor. Neyse ki bugün gelen malzeme ve asker sayısındaki artışla, havaalanı kısmen düzene girdi.
Halkın bazıları bilet alarak, olmayanlar ise askeri nakliye uçaklarına binerek tahliye oluyor. Ancak uygulanan tahliye yöntemleri eleştiriliyor. Leyte adasındaki TV5 Ankormeni Nelinda P. Alipio, havaalanında uygulanan yöntemlerin yanlış olduğunu ve sistemin olmadığını söyledi.
Bilet satış sisteminde kontrol olmadığını ve hükümetin açıkladığı kimlerin (çocuklar, yaşlılar ve yaralılar) uçakla gönderilmesi gerektiği konusunda yanlış uygulamalar olduğunu belirtti. Alipio, kurallara göre günde 5 acil nakliye seferi olması gerekirken, bunun fazla bilet satışından dolayı gerçekleşmediğini ve insanların havaalanında mahsur kaldıklarını ifade etti.
Alipio ayrıca, kendisinin 8 Kasım’da yaralandığını ve tepki gösterdiği için yetkililerin kendisini uçağa alacaklarını ifade etti.

-YARDIMA İHTİYAÇ FAZLA-

Tayfunun vurduğu yerlerde telekomünikasyon, elektrik ve su yok. Günlük kullanılacak malzemelere ihtiyaç var. Tayfun şehirleri yerle bir ettiği için halkın yaşamını bu şartlar altında sağlıklı sürdürmesi zor. Yetkililer, daha fazla yardıma ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.
Dünyanın değişik yerlerinden yardımlar gelmeye başladı. Türkiye’den de Kimse Yok Mu Derneği, 60 tonluk gıda ve temizlik malzemesi yardımı yaptı. Dernekten 10 kişilik ekip, felaket bölgesinde faaliyetlerini sürdürüyor.
Felaket bölgesini uçakla terk edenler şimdilik şanslı, dualar ise geride kalanlar için…