FRANSA, LÜKSEMBURG, MALTA, MONAKO VE ANDORRA’NIN TANIYCI KARARI
Fransa, Lüksemburg, Malta, Monako ve Andorra, gece yarısı Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Filistin’i devlet olarak tanıdığını duyurdu. Bu karar, uluslararası basında geniş bir yankı buldu. Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Filistin’in tanınmasıyla ilgili yaptığı açıklamada, “Kesin olan bir şey var ki artık bekleyemeyiz.” dedi. Ayrıca Orta Doğu’da adil ve kalıcı bir barış inşa edilememesinin uluslararası toplumun “ortak sorumluluğu” olduğunu vurguladı.
ABD BASININDAN YORUMLAR
Washington Post, Fransa’nın bu kararını “Trump’a meydan okuma” olarak değerlendirdi. Gazeteye göre, bu durum Filistinliler için “ahlaki bir destek” sağlasa da sahada bir değişiklik meydana getirmeyecek. New York Times ise, “Tanıma olsun ya da olmasın, Filistin devleti her zamankinden daha uzak görünüyor.” ifadelerini kullandı. İki yılı aşan savaşın on binlerce cana mal olduğuna dikkat çekerken, Filistinlilerin “iki devletli çözüm ihtimalinin hiç bu kadar uzak olmadığı” görüşünü aktardı.
İSPANYA BASININDAN YORUMLAR
İspanyol El País gazetesi, Macron’un konuşmasını “mükemmel şekilde dengeli” bir şekilde değerlendirdi. Haberde, Fransa Cumhurbaşkanı’nın İsrail’e sürekli atıflar yaparken Gazze’deki askeri operasyonlara son verilmesi çağrısında bulunduğuna dikkat çekildi.
İTALYA’NIN YAKLAŞIMI
İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, ABD Başkanı Donald Trump gibi, “Filistin’in tanınmasının Hamas’a hediye” olduğunu belirtti. La Repubblica ise, Başbakan Giorgia Meloni’nin New York’ta bulunmamasıyla İtalya’nın konudaki isteksizliğine vurgu yaptı.
DÜNYA GAZETELERINDEN DEĞERLENDİRMELER
Wall Street Journal, Macron’un girişimini “Fransa’nın Ortadoğu’da azalan etkisine rağmen gücünün çok ötesinde yumruk atma eğilimi” olarak değerlendirdi. Almanya basınında ise Der Spiegel, “Almanya Filistin’i tanımalı mı?” sorusunu gündeme getirdi. Gazete, Dışişleri Bakanı Johann Wadephul’un tanımanın yalnızca iki devletli çözüm sürecinin sonunda olması gerektiği yönündeki düşüncelerine yer verdi. Ayrıca, Almanya Şansölyesi’nin New York’a gitmeyip bütçe sunumu için Berlin’de kalmasının, “Almanya’nın uluslararası sahnede artan yalnızlığını” gösterdiği belirtildi.