İNSANLIK DRAMININ DERİNLEŞMESİ
Gazze’de her geçen gün yeni bir insanlık dramı ortaya çıkıyor. İsrail’in aylardır uyguladığı abluka, hava saldırıları ve insani yardımları engellemesi, bölgedeki durumu her saat daha da kötü bir hale getiriyor. Sivil yerleşim alanlarına yönelik bombardımanlar, sağlık altyapısını çökertiyor ve temel yaşam malzemelerinin kıtlığı özellikle bebek ve çocukları ölümle yüzleştiriyor.
EN SAVUNMASIZLAR ÇOCUKLAR
Bugün Gazze, savaşın yanı sıra açlık, susuzluk ve ilaçsızlığın pençesinde hayatta kalma mücadelesi veriyor. Milyonlarca Gazzeli arasında en savunmasız olanlar çocuklar oluyor. Bu acımasız koşulların son kurbanı, Han Yunus kentinde yaşayan 3 aylık Yahya Fadi en-Neccar oldu. Yetersiz beslenme nedeniyle hayatını kaybeden küçük Yahya’nın cansız bedeni, annesinin gözyaşları arasında Şifa Hastanesi morguna götürüldü. Gazze’deki binlerce ailenin karşı karşıya kaldığı bu durum artık sıradan bir hal alıyor.
RAZAN BEBEK HAYATA TUTUNAMADI
Gazze’de her geçen gün yeni bir bebek açlıktan hayatını kaybediyor. Deyr el-Belah kentinde ise 4 yaşındaki Filistinli çocuk Razan Ebu Zahir de bebek maması eksikliği ve yetersiz beslenme sonucu yaşamını yitirdi. “Gazze’deki acıların kalbinden acil bir çağrı başlatıyoruz” diyen Gazze Şehri’ndeki Rantisi Hastanesi Müdürü Cemil Ali, uluslararası topluma uyarıda bulunuyor. Açıklamasında, “Bebek mamalarının tamamen tükenmesi nedeniyle, bebekler gerçek bir sağlık felaketiyle karşı karşıya. Hastanemize her gün yetersiz beslenme yaşayan onlarca çocuk getiriliyor ve elimizde tek bir paket mama bile kalmadı. Bu, bebekler için bir ölüm fermanı demek” ifadelerini kullanıyor.
İLAÇ VE MAMA SIKINTISI
Gazze’nin güneyinde bulunan Nasır Tıp Merkezi’nden Tahrir Çocuk ve Doğumevi Müdürü Dr. Ahmed el-Ferra ise durumu daha karanlık bir şekilde çiziyor: “Prematüre ve hassas durumda olan bebekler için mama ve ilaç kalmadı. 48 saat içinde ciddi ölümler görebiliriz. Bu sadece bir uyarı değil, acı gerçeğin kapıda olduğunun ilanıdır” diyor.
AÇLIK POLİTİKASI VE SOYKIRIM ENDİŞELERİ
Gazze’de yaşananlar artık sadece savaşın sonuçlarıyla açıklanamaz bir duruma geldi. Sistematik bir şekilde uygulanan aç bırakma politikası, hastanelere yönelik saldırılar ve insani yardım geçişlerinin engellenmesi, bölgede halkı yok etmeye yönelik “sessiz bir soykırım”a dönüşmüş durumda. Bugün Gazze’de bir mama, bir şırınga ya da bir kutu antibiyotik bulmak mümkün olmuyor. İsrail’in abluka politikası, insanlık suçu işlemeye devam ediyor. Uluslararası toplumun sessizliği, yaşanan bu büyük trajedinin ortaklarından biri haline gelirken, Gazze’de anneler çocuklarını kucaklarında açlıktan kaybediyor.