GETİR VE MUBADALA ARASINDA HUKUK MÜCADELESİ
Avrupa’nın girişim ekosistemine odaklanan Sifted, Getir ile yatırımcısı Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) devlet fonu Mubadala arasındaki hukuk mücadelesini ele aldı. Getir, hızlı teslimat servisleri arasında lider bir konuma ulaşırken, Covid pandemisiyle elde ettiği yatırımlarla mali varlıklarını artırdı ve Avrupa ve ABD pazarlarına açılmaya başladı. Getir’in büyük yatırım turuna ABD’li devler Sequoia Capital ve Tiger Global öncülük etti. En büyük yatırımcı ise BAE’nin varlık fonu Mubadala oldu. Ancak, yaşanan dört yıllık süreçte Getir’in piyasa değeri bir noktada 12 milyar dolara kadar yükselirken, sonrasında hızlı bir düşüş yaşadı. Zorlu piyasa koşulları ve finansman sıkıntıları, şirketin Avrupa ve ABD pazarından çekilmesine neden oldu. Bugün, Getir’in kurucuları ile Mubadala arasındaki ilişki de sona erme noktasına geldi. Getir kurucusu Nazım Salur, Sifted’a yaptığı açıklamada, “Bugün bildiklerim bilseydim, Mubadala’yı yatırımcı olarak kabul etmezdim” dedi.
MUBADALA’NIN GETİR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
Getir’in en büyük hissedarı olan Mubadala, 2021 yılından bu yana şirketin aldığı yatırımların yüzde 80’ini karşılayarak en büyük finansal desteği sağladı. 2022 yılında gerçekleşen 768 milyon dolarlık seri E yatırım turuna liderlik ederek Getir’in 11,8 milyar dolarlık zirve değerine ulaşmasına katkıda bulundu. Ancak, Getir ve Mubadala arasındaki gerilim 2024 yılının Haziran ayında başlamıştı. Mubadala, Getir’e 250 milyon dolarlık ek yatırım yaparak Türkiye’deki gıda ve market operasyonlarının kontrolünü ele alacak şekilde yeniden yapılandırma planları yaptı. Anlaşmanın içeriğine göre Nazım Salur, CEO’ğunu bırakacaktı. Ancak bu anlaşma gerçekleşmedi, Mubadala durumu “Kurucular bu anlaşmayı tamamlamak konusunda yetersizlik gösterdi” diyerek duyurdu. Bu ay içinde Mubadala yeni bir anlaşma taslağı hazırladı. Ek acil finansman sağlamak isteyen Mubadala, aynı zamanda Getir Türkiye’nin kontrolünü ele almak istedi.
YENİ ANLAŞMA VE GETİR YÖNETİMİ
Yeni anlaşma, olağanüstü genel kurulda hissedarların onayına sunulmadan önce Getir yönetim kurulunda oylamaya konuldu ve kabul edildi. Getir yönetim kurulu dokuz kişiden oluşuyor: Üç kurucu, üç Mubadala temsilcisi, Gsquared yatırım fonunun bir temsilcisi ve iki bağımsız üye. Kurucu Nazım Salur, kendisi ve iki ortağının anlaşmanın onaylandığı toplantıya davet edilmediklerini belirtti. Salur, bu durumu “darbeye” benzetti. Mubadala ise, şirketin geleceğini güvence altına alacak tek seçeneği sunduğunu savundu. Getir kurucularının işbirliği yapmadığını ileri süren Mubadala, sürecin hukuki boyutu ortaya çıkınca Hollanda’daki davayı kazandı.
GETİRFINANS’IN SERİ YÜKSELİŞİ
Nazım Salur, Mubadala’nın ilk anlaşmayı bozarak yeni bir plan izlediğini ve amacının GetirFinans’ın kontrolünü ele geçirmek olduğunu iddia ediyor. Haziran 2024’teki ilk anlaşma yapıldığında GetirFinans henüz hizmet sunmuyordu. Ancak beta sürecinin ardından uygulama halka açıldığında yatırımcıların ilgisini çekmeyi başardı. Sequoia yatırımcılarından Michael Moritz’in kişisel yatırım fonu Crankstart ve İş Bankası, GetirFinans’a 70 milyon dolarlık yatırım yaptı. Bu yatırım ile şirketin değeri 250 milyon dolara yükseldi. Salur, başında sadece gıda ve teslimat işleriyle ilgilendiği düşünülürken, GetirFinans’ın performansının göz ardı edildiğini belirtti.
MAHKEME SÜRECI
Hollanda’da geçen hafta görülen duruşmada Getir kurucuları Nazım Salur ve Serkan Boraçili’nin yeni anlaşmaya karşı açtıkları temyiz davası sonuçlandı. Mahkeme, Getir kurucularının itirazlarını reddetti ve Mubadala’nın Getir’in çıkarlarını koruma görevi üstlendiğine hükmetti. Mahkeme, Getir’in iflas riskiyle karşı karşıya olduğunu ve müdahalenin gerekli olduğunu belirtti. Mubadala’nın avukatı mahkemede, “Eğer yeni anlaşma kabul edilmezse ve acil 50 milyon dolarlık sermaye aktarımı yapılmazsa, Getir iki hafta içinde parasız kalacak” açıklamasında bulundu. Avukat ayrıca, Getir’in Şubat ayında 2,7 milyon dolarlık bir açık vermesinin beklendiğini, bu açığın Nisan ortasına kadar 71 milyon doları geçeceğini belirtti. Getir kurucularının avukatı ise, Mubadala’nın iflas tehdidini kullanarak GetirFinans’ı düşük fiyata ele geçirmeye çalıştığını savundu. Salur, bu tehdidin gerçek olmadığını vurgulayarak “Sabahları ortak gibi davranıyorlar, öğleden sonra ise alacaklı gibi şirketi tehdit ediyorlar. Bu bir darbe” şeklinde konuştu. Nazım Salur, kararın ardından Hollanda Yüksek Mahkemesi’ne itiraz edeceğini ve Birleşik Krallık ile Türkiye’de de yasal süreç başlatacağını duyurdu: “Bu, uzun sürecek bir hukuki mücadelenin ilk aşaması.”