Pestisit Kalıntıları ve Sağlık Riskleri
Greenpeace Türkiye’nin İstanbul’da yaptığı detaylı analiz, “Pestisitler ve Çocuklar” isimli raporda dikkat çekici bulgular ortaya koyuyor. İstanbul’daki beş büyük zincir market ve semt pazarlarından toplanan toplam 155 sebze ve meyve örneğinde, her üç üründen birinde Türk Gıda Kodeksi’ne aykırı pestisit kalıntısı tespit edildi. Özellikle çocukların sağlıkları üzerinde ciddi tehditler oluşturan bu kalıntılar, hormonal bozukluklar, nörolojik sorunlar ve kanserojen etkilerle ilişkilendiriliyor. Greenpeace, Tarım ve Orman Bakanlığı’na pestisit denetimlerini artırması ve analiz sonuçlarını kamuoyuyla paylaşması yönünde çağrıda bulundu.
Çarpıcı Bulgular ve Analizler
Greenpeace Türkiye’nin “Zehir Etme” kampanyası çerçevesinde, gıda mühendisi Dr. Bülent Şık tarafından hazırlanan bu rapor, İstanbul’da satılan 14 çeşit sebze ve meyveden alınan 155 örneği uluslararası akredite bir laboratuvarda inceleyerek önemli bulgular elde etti. Araştırma sonuçlarına göre, 155 örneğin %33’ü (51 ürün), Türk Gıda Kodeksi Pestisitlerin Maksimum Kalıntı Limitleri Yönetmeliği’ne aykırı durumda. Ayrıca, 50 üründe ruhsatsız pestisit kullanımı saptandı. Nihayetinde, örneklerin %61’inde (94 ürün) birden fazla pestisit kalıntısına rastlandı ve bazı ürünlerde “kokteyl etkisi” yaratan karışımlar gözlemlendi. Ayrıca, %43’ünde (67 ürün) “sonsuz kimyasallar” olarak adlandırılan PFAS içeren kalıntılara da ulaşıldı. %31,6’sında (49 ürün) ise hormonal sistemi etkileyen, nörolojik gelişimi bozan, kanserojen veya üreme sağlığına zarar veren pestisitler tespit edildi.
Çocukların Sağlık Durumu Tehlikede
Greenpeace raporu, çocukların pestisitlere karşı daha hassas olduğunu vurguluyor. Gelişmekte olan bağışıklık, sinir ve hormonal sistemlerin, pestisitlerin zararlarını kalıcı hale getirebileceği ifade ediliyor. Bilimsel araştırmalara dayanan bu raporda, pestisit maruziyeti nedeniyle nörogelişimsel bozukluklar ile diğer kronik hastalıkların ortaya çıkabileceği belirtiliyor. Greenpeace Türkiye Direktörü Berkan Özyer, X platformunda, “Limit aşımı bir yana, düşük seviyelerde pestisit bile çocukların nörolojik gelişimini etkileyebilir” diyerek acil önlem alınması gerektiğini vurguladı.
Geçmişle Kıyaslama ve Denetim İhtiyacı
Greenpeace’in 2020’de yayınlanan “Soframızdaki Tehlike: Pestisit” raporunda, 90 sebze örneğinin %15,6’sında mevzuata aykırı pestisit tespit edilmişti. Ancak 2025 raporunda bu oranın %33’e çıkması, pestisit kullanımındaki denetimsizliğin arttığını gösteriyor. 2020’de bir yeşil biber örneğinde 14 farklı pestisit bulunurken, yeni raporda çoklu kalıntı oranının %61’e yükselmesi endişe verici bir durum oluşturuyor.
Türkiye’de Pestisit Kullanım Verileri
Greenpeace’e göre, Türkiye’de pestisit kullanımı 1979 ile 2018 yılları arasında yedi kat artarak 59 bin tona ulaştı. En fazla pestisit kullanılan il Antalya olurken, bu il %9’luk payla dikkat çekiyor. Akdeniz Bölgesi ise %29’la lider konumda. Avrupa Birliği’nin 2021-2022 verilerine göre, Türkiye’den ihraç edilen ürünlerde yasaklı pestisit kalıntıları sebebiyle 400’den fazla bildirim gerçekleştirildiği öne sürülüyor. 2016’da yasaklanan chlorpyrifos ethyl gibi pestisitlerin hâlâ kullanıldığı iddiaları gündemde.
Greenpeace’tan Çözüm Önerileri
Greenpeace Türkiye, Tarım ve Orman Bakanlığı’na şu taleplerini iletti: Pestisit analiz sonuçlarının düzenli olarak kamuoyuyla paylaşılması, yasaklı ve ruhsatsız pestisit kullanımına yönelik sıkı denetimlerin yapılması, organik tarım ve biyolojik mücadele gibi alternatif yöntemlerin teşvik edilmesi gerektiği belirtildi. Dr. Bülent Şık, raporda entegre zararlı yönetimi (IPM) ve organik tarımın desteklenmesi gerektiğini vurguladı.