Horlama sesi genellikle 50-100 desibel arasında değişim göstermektedir. Bu düzey, normal konuşmanın 60 desibel, trafik gürültüsünün ise 80 desibel civarında olduğu düşünüldüğünde oldukça yüksek kalmaktadır. Bu kadar yüksek sesler, özellikle derin uyku evrelerinde (NREM evre 3) ya da REM uykusunda, kişiyi uyandırmadan uyku yapısını bozabilir. Yapılan araştırmalar, horlayan bir partnerle aynı odada uyuyan bireylerin gece boyunca ortalama 21 kez mikro-uyanma yaşadığını ortaya koymaktadır. Bu durum, horlamayan kişinin ertesi gün yorgun, dikkat eksikliği çeken ve bilişsel performansı düşük hissetmesine yol açar.
HORLAYAN PARTNERLE UYUYAN BİREYLERDE BİRÇOK SAĞLIK SORUNUNUN DAHA SIK
Horlayan partnerle uyuyan bireylerde birçok sağlık sorununun daha sık görüldüğü tespit edilmiştir. Bu sorunlar arasında kronik uyku yoksunluğu, yüksek tansiyon riski ve uzun vadede işitme kaybı yer almaktadır. Kronik uyku yoksunluğu, gece boyunca yeterli derin uykuya ulaşılamaması sonucunda ortaya çıkar. Ayrıca, yüksek tansiyon riski, uyku bölünmeleri nedeniyle sempatik sinir sisteminin aktive olmasından kaynaklanır. Sürekli 80 desibel üzerindeki gürültüye maruz kalmak ise özellikle yüksek frekanslarda işitme kaybı riskini artırmaktadır. Çiftlerin uyku laboratuvarı çalışmalarında, horlama nedeniyle ayrı odalarda uyuyan çiftlerin gündüz çatışma oranlarının daha düşük olduğu gözlemlenmiştir.
BEYİN, SÜREKLİ BİR GÜRÜLTÜYE ZAMANLA ALIŞABİLSE DE, HORLAMA DÜZENSİZ
Beyin, sürekli bir gürültüye zamanla alışabilse de, horlama düzensiz bir gürültü olduğu için bu mümkün değildir. Human Brain Mapping dergisindeki bir fMRI araştırması, düzensiz gürültülere karşı beynin işitsel korteksinin habituasyon geliştirmediğini göstermektedir. Bu nedenle horlamaya “alışmak” neredeyse imkansızdır; beyin her seferinde uyarı sinyali verir.
HORLAYAN KİŞİNİN YANINDA UYUMAK KADAR, HORLAYANIN KENDİSİ İÇİN DE
Horlayan kişinin yanında uyumak kadar, horlayanın kendisi için de önemli bir durum vardır: Uyku apnesi (obstrüktif uyku apne sendromu). Her üç horlayandan biri bu sendroma sahiptir ve bu durumda horlayan kişi gece boyunca nefessiz kalabilir, oksijen satürasyonu düşebilir ve kalp-damar sistemi risk altına girebilir. Horlayan bireylerin apne taramasından geçmesi, hem kendi sağlıkları hem de partnerlerinin uyku kalitesi açısından son derece önemlidir.
HORLAYAN BİRİNİN YANINDA UYUMAK ZORUNDAYSANIZ, BİRKAÇ ÇÖZÜM ÖNERİSİ BULUNMAKTADIR
Horlayan birinin yanında uyumak zorundaysanız, birkaç çözüm önerisi bulunmaktadır. Öncelikle iyi uyumlu, yüksek NRR (gürültü azaltma derecesi) değerine sahip kulak tıkaçları, maruziyeti 20-30 desibel azaltabilir. Beyaz gürültü makineleri sabit frekanslı arka plan sesi sağlayarak horlamanın düzensiz etkisini maskeleyebilir. Horlayanın yan yatması, sırt üstü yatışa göre horlamayı azaltabilir. Ayrıca, ayrı odalarda uyumak da önerilmektedir; çünkü ayrı odalarda uyuyan çiftlerin uyku etkinliği yüzde 88’e ulaşırken, aynı odada horlama nedeniyle bu oran yüzde 71’e düşmektedir.