İller Bankası İlbank AŞ’ye dönüşecek

Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir, İller Bankasının Teşkilat Kanunu Tasarısı'nın Mecliste yasalaşmayı beklediğini belirterek, tasarının yasalaşmasıyla birlikte İller Bankası'nın İlbank AŞ gibi bir şirkete dönüşeceğini söyledi.

Temaslarda bulunmak üzere Sakarya’ya gelen Demir, Valilik, Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğü, Kadastro Müdürlüğü, Büyükşehir Belediyesi ve Tapu Müdürlüğünü ziyaret etti.

Bakanlığın 2010 yılı çalışmalarını daha verimli geçirmesi için illere benzer ziyaretler gerçekleştirdiklerini belirten Demir, 2009 yılının başarılı geçtiğini kaydederek, İller Bankası aracılığıyla yerel yönetimlere 900 milyon liralık finans desteği sağladıklarını ifade etti.

2010 yılında yerel yönetimlere sağlanacak finansman desteğini 1,3 milyar liraya, mümkün olması durumunda 1,5 milyar lirayı da aşacak şekilde gerçekleştirmeye çalışacaklarını belirten Demir, şunları söyledi:

”2002 yılından bu yana İller Bankası’nın yaptığı çalışmalarla artık projelerde ve yapımda kalite, yerel yönetimlere de çok daha verimli katkı sağlama imkanını bulduk. İller Bankasının Teşkilat Kanunu Tasarısı da Mecliste yasalaşmayı bekliyor. İlbank AŞ gibi bir şirkete dönüşüyor. Eğer sayın milletvekillerimiz de ‘evet’ derlerse. Bununla birlikte İller Bankası çok daha farklı bir hüviyete bürünecek. Yurt dışından kamu fonlarını, özellikle yurt içinde yerel yönetimlerin hizmetine sunma noktasında ciddi bir gayret gösterecek ve mesafe kat edecek. Ayrıca görev alanı içinde de kendisine ilave kaynak oluşturulması durumunda yurt dışında da ülkemizi temsilen görevler icra edebilecek bir hüviyete kavuşuyor.”

Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün yürüttüğü kadastro çalışmalarının büyük oranda tamamlandığını dile getiren Demir, ”2002 yılından önce yapılan çalışmalar, toplam ülke coğrafyasının yüzde 60’lık bölümünü oluşturuyordu. Yüzde 60’lık bölümünü de yenileme çalışmalarına başladık. 3 yıl içinde tüm yüzde 60’lık bölümü de yenileme çalışmalarını tamamlayacağız. Veriler sayısallaştırılmış ortama yüklenmiş olacak” diye konuştu.

-”MÜŞAVİRLİK DESTEĞİ VEREN KURULUŞ”-

Bakan Demir, Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi’nin (TAKBİS) 2011 yılında tamamlanmasıyla birlikte, bakanlık olarak en kapsamlı şekilde elektronik iletişim sistemini kullanır hale geleceklerini söyledi.

Bakanlığın yatırımcı kuruluş olmayı büyük ölçüde terk ettiğine dikkati çeken Demir, şöyle konuştu:

”Son İmar Kanunu’nda yaptığımız değişiklikle birlikte ‘özel müteahhitlik alanı’ dediğimiz, ‘yap sat müteahhitlik’ olarak bilinen müteahhitleri il özel idareleri ve belediyelerimizle birlikte kayıt altına alıyoruz. Bunun yasal düzenlemesi çıktı. Elektronik ortamda bu kayıtları tutacağız. İlave bir bürokrasi getirmeden, müteahhitliğe girişe herhangi bir engel getirmiyoruz. Türkiye’de kurallara, standartlara uygun, sağlıklı ve güvenli yapı yapmayı büyük ölçüde 1 Ocak 2012’den itibaren tamamen hayata geçirmiş olacağız. Bu yönüyle bayındırlık il müdürlüklerimizi plan veren, plan yapan, ruhsat veren kuruluşlara da katkı sağlayan, bir nevi mühendislik müşavirlik desteği veren kuruluş haline dönüştürüyoruz. Bu hüviyeti özellikle 2011 yılı başından itibaren bütün ağırlığıyla hissedilecek. Bu da zaten yapı denetimi kanununa tabi olarak denetleniyor.”

Sağlıklı işleyen yapı denetimi sistemini kısa sürede gerçekleştireceklerini belirten Demir, mevcut yapı denetim sisteminin yaptıkları araştırmalarla uygulamada başarılı olduğunu gördüklerini kaydederek, ”Yapı Denetim Kanunu’nun ilk uygulama aşamasında birtakım eleştirilere muhatap olduysa da başarılı olduğunu anlıyoruz. Bunu daha da geliştirerek, sağlıklı işleyişini temin ederek devam ettireceğiz. Özellikle yerel yönetimlerden, büyükşehirlerdeki belediyelerin bu konudaki görüşlerini alıyoruz. 2010 yılı içinde düzenleme yapacağız. Anadolu’da deprem kuşağı içinde olan ve belirli bir nüfus büyüklüğüne veya teknik kadro potansiyeline sahip vilayetlerde bunu yaygınlaştıracağız. Bilahare de tüm ülke genelinde yaygınlaştıracağız. Şu anda 54 vilayet olarak planlıyoruz. 58 gözüküyor ama muhtemelen 54’te netleşecek.”

-KENTGES PROJESİ-

Kentsel Gelişme Stratejisi (KENTGES) Projesi’ni tamamlamak üzere olduklarını kaydeden Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:

”İnşallah Yüksek Planlama Kurulu kararından strateji belgesi olarak onaylanması durumunda bu alanda ciddi mesafe kat ettirecek, çok ciddi sistem önerileri olan, tüm kurum ve kuruluşların şehircilik anlamında ne yapması gerektiğini tarif eden, öneride bulunan stratejik plan. Bundan da istifade eden Deprem Araştırma Konseyi’nin katkılarıyla, daha önce hazırlanan rapor ışığında, tüm kurum ve kuruluşlarla birlikte bu işe odaklanmış durumdayız. Şahsi kaanatime göre 8 veya 10 yıllık süreç içinde Türkiye’de yapılarımızın bilinebilecek en iyi yöntemlerle, depreme karşı güvenli ve dayanıklı olduğunu bildiğimiz yapılarda insanlarımız oturmuş olacak. Gayretimiz bu yöndedir.”

16 ile 18 milyon civarında tahmin edilen yapı stokunda halen küçümsenemeyecek sayıda depreme dayanıksız yapı stoğu bulunduğuna dikkati çeken Demir, şunları söyledi:

”Bunun sayısı ne kadardır? Hangi bölgede nedir? Bunu çok fazla bilmiyoruz. Lokal çalışmalarla. Sakarya’nın da Kocaeli’nin de kendine göre çalışmaları var. Anadolu’da bunu sistematik olarak takip edecek olan, yapılan çalışmaları tasnif edecek, birbirleriyle ilişkilendirecek, yapılmayan yerlerdeki çalışmaları da yapacak kuruma ihtiyaç var. Bakanlık olarak bunu üstlendik, böyle bir çalışmayı başlattık bunu da yakın bir gelecekte inşallah neticelendireceğiz.’