‘İmtihan olduğu sürece dershaneleri kapatmak abesle iştigaldir’ (Özel)

Denizli Sanayi Odası (DSO) Başkanı Müjdat Keçeci, eğitimin Türkiye'de herkesi ilgilendiren bir konu olduğunu ifade ederek, imtihan olduğu sürece dershanelerin de olacağını söyledi.

Denizli Sanayi Odası (DSO) Başkanı Müjdat Keçeci, eğitimin Türkiye’de herkesi ilgilendiren bir konu olduğunu ifade ederek, imtihan olduğu sürece dershanelerin de olacağını söyledi. “Anadolu’nun En Büyük 500 Şirketi” araştırmasında ilk sırada yer alan Erbakır Eloktrolitik Bakır Mamulleri A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi de olan Keçeci, Türkiye’de bazı konularda gerekli tahlil ve değerlendirmeler yapılmadan karar verildiğini savundu: “Bugün Türkiye’de hangi branşta veya hangi konuda eğitim yapmak isterseniz, mutlaka imtihanlara giriyorsunuz. Bu imtihanlarda mutlak surette elemeye veya sıralamaya tâbi tutuluyorsunuz. Bunun için Türkiye’deki eğitim sistemindeki aksaklıkların yanında bu ihtiyaç, boşluğu dolduran dershaneleri doğurdu. Bugün dershaneler gerçekten eğitim sisteminin mükemmel bir mütemmim cüzü haline geldi. Eğer dershaneleri kaldırmak diye bir kararınız varsa mutlak surette öncelikle ilk ve orta öğretimde okuyan çocuklarımızı belirli kriterlere uygun sıralama ve yerleştirme yapabilecek noktada olmalısınız. Bu bugün için eğitim sistemimizde imkânsız. Neticede yine devletimiz imtihana tâbi tutuyor bütün öğrencileri. Bu imtihanda da farklı olan, istediği okulu veya mesleği seçebiliyor. Bu nedenle dershaneler, fark oluşturmak isteyen insanlar için inanılmaz bir imkân.”

‘DERSHANELERİN KALDIRILMASI, ZENGİN ÇOCUKLARININ İŞİNE YARAR’

Dershanelerin kaldırılmasının, fakirlerden çok zengin çocuklarının işine yarayacağını iddia eden DSO Başkanı Keçeci, “Eğer dershaneleri kaldırırsanız, sistem imtihanla devam edecekse bu kez az parayla ve uygun imkânlarla dershanelere giden dar ve orta gelirlilerin çocukları sadece okulda öğrendikleriyle kalacak ama üst gelirli insanlar, bu dershanelerdeki öğretmenlere özel yerlerde, özel evlerde ders verdirmek suretiyle daha büyük fark yaratacaktır. Dolayısıyla bu daha çok kayıtsız bir eğitime dönecek. Onun için tasarı mutlak surette yanlıştır. Doğruyu kurabilmek için her şeyden önce eğitim sisteminde imtihansız insanları yerleştirebilmek şansına sahip olduğumuz gün ancak dershaneleri kaldırabilirsiniz. Bu şans olmadığı bu süreçte dershaneleri kaldırırsanız özel dersler kalkmayacak.” şeklinde konuştu.

‘BİR HARF ÖĞRETENİN 40 YIL KÖLESİ OLURUM DİYENLER, NASIL DERSHANE KAPATACAK?’

Eğitime yasak olamayacağını söyleyen Müjdat Keçeci, Hz. Ali (RA)’nin, “Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum.” sözünü hatırlatarak, böyle düşünen birisinin eğitimi yasaklayamayacağını savundu: “Ben Türkçe, matematik, fen öğretiyorum, yüzme veya tenis öğretiyorum, devlet bana nasıl karışabilir? Bu konuda ağzı olan konuşuyor. Diğer taraftan evde anne baba, bu dersleri bilemediği için dershaneye gönderiyor. Öğretmen tuttuğun zaman saati en az 100 lira ama dershanede bir ay derse gidiyor, sadece 200 lira. Orada anonim oluyor, imece oluyor. Maliyetler düşüyor dershanelere gidilirse. Bu öğretim sisteminden dolayı dershanelere mutlak bir ihtiyaç duyuluyor.”

‘YASAKLAMA HUKUK UNSURLARINDAN YOKSUN’

Hükümetin hukuken böyle bir tasarrufta bulunamayacağını öne süren Keçeci, “Hükümet, ‘Ben yaptım oldu.’ der ama bu toplumun bireyleri olarak, sivil toplum kuruluşları olarak bana böyle bir olay abesle iştigal geliyor. Bütün hukuk unsurlarından yoksun bir tasarıdır. Özgürlüğümüz var, liberal ekonomideyiz, insanlar kazandıklarını legal olduğu sürece her yerde harcayabilir. Sigara serbest mi, içebilirim. Seyahat serbest mi, yapabilirim. Eğitim için de imkânım varsa istediğim yere para ödeyerek ders alırım.” ifadelerini kullandı.