İnce: Kenan Paşa başaramadı dershaneleri kapatmayı Recep Paşa başarabilir

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, dershanelerin kapatılmasının Kenan Evren döneminde gündeme geldiğini söyledi.

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, dershanelerin kapatılmasının Kenan Evren döneminde gündeme geldiğini söyledi. Türkiye’de geleneklerin yok olduğunu anlatan İnce, “Kenan Paşa başaramadı dershaneleri kapatmayı, Recep Paşa başarabilir demedi demeyin. Çünkü onun eş başkanı da istiyor sizin kapatılmanızı. Onun eş başkanı da istiyor. İmralı’da da bir eş başkan var. O da istiyor sizin kapatılmanızı.” diye konuştu. Türkiye’de bürokrasinin kalmadığını vurgulayan İnce, “Ne bürokrasisi. Bu ülkenin ne ordusu var, ne bürokrasisi var, ne geleneği var, ne valisi var. Böyle adamlardan vali olur mu? Vatandaşa kavat diyen bir kavattan pardon bir validen vali olur mu?” dedi.

Özel Dershaneler Birliği Derneği (ÖZDEBİR) 17. Olağan Genel Kurulu Başkent Öğretmenevi’nde gerçekleştirildi. Genel kurula CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem İnce, GÜVENDER Başkan Yardımcısı Eyyüp Kılcı, Türkiye Özel Okullar Birliği Eş Başkanı Cem Gülan, MEB Eski Müsteşar Yardımcısı Necdet Özkaya ve birlik üyesi dershane yöneticileri katıldı. Genel kurul açılışında konuşan ÖZDEBİR Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Köprülü, dershane kurucuları olarak başından beri ülke yararını, menfaatini, eğitime faydalı olanı her şeyin önünde tuttuklarını söyledi.

Eğitim sistemindeki derin eşitsizlik devam ettiği sürece, dershaneleri eğitim sistemi dışına çıkarmanın veya yasaklamanın mümkün olmadığını hatırlatan Köprülü, “Ortaöğretim ve yükseköğretime geçişte sistem sürekli değişse de sınav gerçeği devam etmektedir. Sınavlar devam ettiği sürece de dershanelere duyulan ihtiyaç kesinlikle ortadan kalkmayacaktır. Durum böyleyken eğer siz dershaneleri sistem dışına çıkarmak isterseniz, öğrencilerin yüksek bedellerle özel ders alacakları küçük büroların ve devlet denetiminden uzak organizasyonların önünü açmış olursunuz. Merdiven altlarında eğitim öğretim olmaz. ÖZDEBİR olarak buna karşı çıkmak görevindeyiz. Milli Eğitim Bakanlığı da böylesine gereksinim duyulan bu kurumları yok saymamalı. MEB, bu kurumlara talep yaratan örgün öğretim sistemini iyileştirmeden veli ve öğrencileri kontrolsüz, denetimsiz yapılanlara bırakılmamalıdır. Böyle bir durumla karşılaşıldığında biz MEB’in yüklenmekten uzaklaştığı sorumluluğu yüklenir, kurumlarımıza, çalışanlarımıza bize güvenen veli ve öğrencilerimize sahip çıkarız. Bu alandaki hizmetlerin memnuniyet yaratacak düzeyde yürütülmesinde varlığımızı ortaya koyarız.” şeklinde konuştu.

Güvender Başkan Yardımcısı Eyyüp Kılcı da sıkıntılı bir süreçten geçildiğini, bunun hep birlikte olunursa çözülebileceğini söyledi. Dershanelerle ilgili bir süredir devam eden açıklamaların zaman zaman rencide edici boyuta ulaştığını anlatan Kılcı, “Sektör temsilcileri olarak bize yakışan tutumla tavrımızı sürdürmeye çalıştık, nezaket ölçülerini hiç taşmadık. Yanlış bir iş yaptığımız kanaatinde değiliz. Sektörümüz, eğitimi yukarıya taşımada çok önemli hizmetler sunuyor. Yetkililer, dershane sektörünün toplumdaki işlevinin farkında değil. Akademik araştırmalar, sektörün ortaya koyduğu performansın takdire şayan olduğunu gösteriyor. Dershaneler, ücretli hizmet sunan kurumlar olmasına rağmen toplumda çok olumlu bir imaj oluşturmayı başardı. Biz tercih edilen kurum haline geldik.” diye konuştu.

ÖZEL OKULLAR BİRLİĞİ BAŞKANI: “DERSHANECİLERİMİZİN YANINDAYIZ”

Türkiye Özel Okullar Birliği Eş Başkanı Cem Gülan ise 80’li yıllarda askeri darbe yapıldığında cunta yönetimi döneminde de dershanelerin kapatılmasının konuşulduğunu ancak aklı selimin galip geldiğini söyledi. Bütün derneklerin burada hep birlikte olmasının sevindirici olduğunu kaydeden Gülan, “Diliyorum ki önce bakanlık aşamasında ve hükümet aşamasında bu yoldan vazgeçilsin, bu yoldan bu aşamada vazgeçilmezse inşallah Meclis aşamasında, aklı selim galip gelsin, doğru olanlar yapılsın. Tamamen ama tamamen sizin yanınızdayız. Yıllarca özel okullarda oğlu okuyan velilere destek verilsin, İngiltere’deki kupon sistemi uygulansın diye teklifte bulunmuştuk. Eğer bugün bu kuponlar arkadaşlarımızın kapanması, eğitim ortaklarımızın ortadan kalkması içinse istemiyoruz. Böyle bir kupon getirecekseniz getirmeyin. İstemiyoruz.” açıklamasında bulundu.

MEB eski Müsteşar Yardımcısı Necdet Özkaya da dershanecilerin bugün bürokraside desteğinin olmadığını belirterek, “O olmayınca da siyaseten işiniz zorlaşıyor.” dedi. Görevde olduğu dönemde 3035 Sayılı Kanun’da özel öğretim kurumlarında büyük bir değişikliğe geçtiklerini kaydeden Özkaya, “Kaçak kursların açılması, dershanelerin açılması Türk Ceza Kanunu’nda yasaktı, yasağı bir de özel öğretim kurumları kanunu ve yönetmeliğine koyduk. Bu hükümet döneminde kaçak eğitim öğretim açılması yasak olmaktan, ceza olmaktan çıkarıldı. Bir yandan kaçak kurs açanlarla ilgili cezai müeyyideleri uygulamayacaksınız öte yandan bütün kanuni vecibelerini yerine getiren müesseseleri kapatmaya gayret edeceksiniz, bu çok büyük bir tezattır.” diye konuştu.

“DERSHANELER ORTADAN KALDIRILDIĞINDA OLAN YOKSUL ÇOCUKLARA OLACAK”

Bölgeler arası eğitimin niteliğinde fark olduğunu, Siirt’teki ve İzmir’deki eğitimin aynı olmadığını vurgulayan CHP Grup Başkanvekili Muammer İnce ise “Okullar arası eğitimin niteliğinde de fark var. İstanbul Erkek Lisesi ile Ümraniye’deki bir lise aynı kalitede değil. Sonuçta bir yarışma sınavı var. Eğer eğitimin niteliğinde farklılık varsa, bir yarışma sınavı varsa, okuldan ayrı bir hazırlık gerekecektir. Bunun adına ister dershane deyin ister başka bir şey deyin. Siz bunu kapatırsanız, bu bir şekilde yapılacaktır. Parası olan evine özel öğretmenini çağırır yaptırır. Olan, fakir çocuklara olur. Ben de dershanecilik yaptım. Yalova’nın fakir fukara en zeki ve çalışkan çocuklarını dershaneler almak için yarışır. Beş kuruş para ödetmeden o çocuklar okutuldu. Dershaneler ortadan kaldırıldığında yoksul ama zeki çocuk nerede hazırlanacak. Olan, bu çocuklara olacak.” şeklinde konuştu.

“VATANDAŞA KAVAT DİYEN VALİDEN VALİ OLUR MU?”

Türkiye’de bürokrasinin kalmadığını vurgulayan İnce, şöyle devam etti: “Ne bürokrasisi. Bu ülkenin ne ordusu var, ne bürokrasisi var, ne geleneği var, ne valisi var. Böyle adamlardan vali olur mu? Vatandaşa kavat diyen bir kavattan pardon bir validen vali olur mu? Ayakta işemek günah deyip pisuvarları kaldıran adamdan vali olur mu? Cephane patlamış, çocuklarımız ölmüş, genelkurmay başkanına hediye vermek derdine düşen bir adamdan vali olur mu? 19 Mayıs’ı, 29 Ekim’leri, törenleri yasaklayan bir adamdan bu memlekete vali olur mu? Yeminle, törenle icra dairesi açan bir adamdan vali olur mu? Elektriği olmayan bir eve seçimi kazanmak için çamaşır makinesi veren adamdan vali olur mu? Kömür dağıtmak için kamyonun şoför mahalline oturan adamdan vali olur mu?”

“KENAN PAŞA DERSHANELERİ KAPATMAYI BAŞARAMADI RECEP PAŞA BAŞARABİLİR”

Türkiye’de geleneklerin yok olduğunu anlatan İnce, şunları söyledi: “Odaları, borsaları, sivil toplumu, orduyu, üniversiteyi hiç fark etmek, bütün geleneklerini yok ettiler. Düşman oldular bu milletin değerlerine. Birikimlerine, 90 yıldır ürettiklerine. Her şeye düşman oldular. Sizi kutluyorum, özel eğitim kurumları eş başkanı geleceği görmüş arkadaşlar, eş başkanlık sistemine geçmişsiniz. Sizi kutluyorum. Kenan Paşa başaramadı dershaneleri kapatmayı, Recep Paşa başarabilir, demedi demeyin. Çünkü onun eş başkanı da istiyor sizin kapatılmanızı. Onun eş başkanı da istiyor. İmralı’da da bir eş başkan var. O da istiyor sizin kapatılmanızı.” dedi.