“Kadınlar gündelik hayatta harcadıkları emeğin karşılığını alamıyor”

Hacattepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç.

Hacattepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç.Dr.Aksu Bora, kadınların üretim alanında gündelik hayatta harcadıkları emeğin karşılıklarını alamadıkları söyledi.

    Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Sosyal Bilimler Enstitüsü tarafından düzenlenen ‘Kriz ve Kritik’ konferanslarının üçüncüsü SAÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde başladı. Konferansta, ‘Kadın, Kriz, Kritik’ konu başlığı altında kadın sorunları ele alınıyor.

    Konferansın açılışında konuşan İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatmagül Berktay, kadınların tarih boyunca erkekler karşısında eşit olmadıklarını belirtti. Berktay, “2 cins (Erkek ve kadın) bildiğimiz tarih boyunca dünyayı eşit biçimde paylaşmadılar, paylaşmıyorlar. Bu eşitsizliğin hem önemli bir nedeni hem de sonucu kadınların çok uzun bir süre boyunca kamusal alandan dışlanmış olmalarıdır. Tarih boyunca esas olarak doğurgan bedeni dolayısıyla kadının doğaya, duygulara, aileye ve özel alana uygun olduğu dolayısıyla da yönetmek yerine yönetilmeye ehil olduğu varsayılır. Buna karşılık diğer varsayımda erkeğin akla, uygarlığa, kültüre ve kamusal alana uygun olduğu dolayısıyla doğal olarak yönetmesi gerektiği kabul edilir.” şeklinde konuştu.

    Tarih boyunca kadınların hem bireysel hem de kamusal alanda özgürlüklerini elde etmek için mücadele ettiklerini belirten Berktay, şunları anlattı; “Hanım sultanların kendilerini var etmek, kamusal alanı etkileme çabalarından tutun, tek tek sıradan kadınların da gene çeşitli vesilelerle bunu yaptığını görürüz. Bu örnekler kadınların bireyselleşme, kendilerini var etme arzusunun ortaya koyuyor. Kamusal alanda özgür olunmadığı sürece gerçek biz özgürlükten söz edilemez. Bu nedenle kadınlar kamusal alanda görünmeye çalışıyor. Ama aynı zamanda kamusal görünürlük ve özgürlük olmadan, kamusal alanda birey yurttaş haline gelmeden, gerçek özgürleşme olamayacağını da savunmak istiyorum. O alanda var olmadan gerçek bir özgürleşmeden söz etmek bence mümkün değildir.”

    OSMANLI’DA KADINLARIN MÜCADELESİ

    Osmanlı’da kadınların kendilerine konan kısıtlamaları ve sınırları zorladıklarını ve birçok yönden bu kısıtlamaları aştıklarını belirten Berktay, “Bu bağlamda kadınların kurdukları vakfiyeleri bilirsiniz, yaptırdıkları camileri biliriz, imarethaneleri biliriz, çeşmeleri biliriz. Bunlar hep kendini tarihe yazmak, kendini var kılmakla ilgili bu arzuyu cisimleştiren örnekler.” dedi.

    Doç.Dr.Aksu Bora ise kadınların ekonomiye katkılarının görünmediğini kaydederek şunları söyledi; “Kadın emeği ile ilgili bir tartışma var. Kadınların yeniden üretim alanında gündelik hayatta harcadıkları emeğin karşılıklarını alamadıkları, hatta bu emeğin görünmez olduğu yolundaki tahlildir. Çünkü kadınların ezilmişliğinin maddi temellerini bize anlatır. Siz eğer ekonominizin çok önemli bir parçasını görünmez kılarsanız, buradaki insanların emeğinin karşılığını vermezseniz, o zaman ekonomiyi yürütmek biraz daha kolaylaşabilir.”

    Kadınların İslam dünyasındaki durumunu ele alan Kırklareli Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç.Dr.Alev Erkilet de kadın ve erkekler arasındaki eşitsizliğin dinle meşrulaştırıldığını ancak bu dinin gerçek İslam değil, gelenekselleşen din anlayışı olduğunun altını çizdi. Erketil, şöyle konuştu: “Kadın erkek ilişkilerindeki bu eşitsizliğin neyle meşrulaştığı meselesi yani neyle meşrulaştırıyor da kadınlar olarak bizler de bu düzenin doğal düzen olduğunu, olması gereken düzen olduğunu; kadınların yönetici olmaması gerektiğini söyleyebiliyoruz. Toplumda çağlar boyunca (Herkes için demiyorum) özellikle tek tanrılı dinlerin hakim olduğu dönemlerde kadınlara aslında erkeklerin egemenliğini meşrulaştıran şey din olmuştur. Sanki Müslüman olmanın gereği aslında kadın doğası hakkındaki tartışmalarda kadının zayıf olduğunu kabul etmekmiş gibi algılıyoruz ve dinselliğimizi buna göre temellendiriyoruz.”

    8 farklı başlık altında 50’ye yakın akademik bildirinin sunulacağı konferans bugün sona erecek.