Kanser hastalarına kötü haber!

Danıştay 52 haftaya çıkardı, Bakanlık 9 haftayla sınırlandırdı.

GÖĞÜS kanseri olan hastaların, metastazı engelleyen `Trastuzumab’ etken maddeli ilacın, Danıştay kararıyla 52 haftaya çıkarılan kullanım süresi, Sağlık Bakanlığı genelgesiyle yine 9 haftayla sınırlandırıldı. Endikasyon dışı ilaç başvuru kılavuzundan da çıkarılarak doktorların istekte bulunması da yasaklanan ilacın, her yıl yeni tanı alan 30 bin göğüs kanserli hastadan en az dörtte birinin kullanması gerektiğini belirten onkoloji uzmanı Prof.Dr. Rüçhan Uslu, “Tasarruf diye hastaların hayatıyla oynanıyor. Metastaz halinde ilaç daha uzun süre kullanılıyor, faturası iki yönlü ağır oluyor” dedi.

Sınıf öğretmeni Mevlüde Özdemir’e 2007 yılı Haziran’da meme kanseri teşhisi konuldu; sağ göğsü ve 18 lenf bezi alındı. 3 çocuk annesi 51 yaşındaki Mevlüde Özdemir’e, yüksek riskli meme kanseri nedeniyle kemoterapiye başlandı. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Sağlık Kurulu, Mevlüde Özdemir’in tedavisinin, `Trastuzumab’ adlı ilaçla bir yıl sürdürülmesine karar verdi. Ancak doktorların tedavi planı yapılamadı.

Sağlık Bakanlığı’nın (SB) yayınladığı `kısıtlama’ genelgesiyle bu etken maddeli ilacı göğüs kanserli hastaların en fazla 9 hafta kullanabildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) da ancak 9 haftalık dozun bedelini ödediği ortaya çıktı. Eşi için doktorlarının bir yıl boyunca üç haftada bir kür almasını istediği ilacı öğretmen maaşıyla karşılamasının mümkün olmadığını belirten Türk Eğitim Sen Genel Dış İlişkiler ve Basın Sekreteri Sami Özdemir, yargıya başvurdu. 3 haftada bir, üç kutu kullanılarak yapılan kür yaklaşık 4 bin, yıllık 60 bin liraya malolurken, Sami Özdemir hem eşi hem de binlerce göğüs kanseri hasta için hukuk mücadelesi başlattı.

2008 yılı Şubat ayında Danıştay’da açılan dava sonucu Sağlık Bakanlığı `Trastuzumab’ etken maddeli kanser ilacıyla ilgili `9 haftalık’ süre kısıtlamasını 52 haftaya çıkardı, kullanımda devamlılık için `kalp sağlığı’nı şart koştu. Bakanlık, meme kanserli hastaların iki ayda bir kardiyolojiden alacakları raporun `sağlıklı’ olması halinde ilacın devamına izin verileceğini bildirdi.

O tarihten itibaren bu tedavi önerilen hastalar için doktorları üç ayda bir Sağlık Bakanlığı’na başvurarak ilaç kullanım izni istedi, verilen izinle de SGK ilacın 52 haftalık kullanım bedelini ödemeye başladı. Ancak bu uygulamanın 2010 Ocak itibariyle yeni bir genelgeyle son bulduğu ortaya çıktı.

SGK’nın yayınladığı genelge ile `Trastuzumab’ etken maddeli ilacın kullanımı ile ilgili olarak “Erken evre meme kanseri endikasyonunda tedavi süresi 9 haftadır” denilerek, ilacın en fazla 9 hafta kullanılabileceğini duyurdu. Metastazı engelleyen ilacın kullanım süresinde `tasarruf’ amacıyla tekrar eskiye dönüldüğünü ve hastaların hayatlarıyla oynandığını savunan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Bilim dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Rüçhan Uslu şunları söyledi:

“Daha önce bir hasta eşinin Danıştay’da açtığı dava sonucunda bu ilacın kullanım sürese bir yıla uzatılmıştı. Süre kısıtlamasında eskiye dönüldü. Danıştay kararı sonucunda hastalarımız için üç ayda bir Sağlık Bakanlığı’ndan bu ilacın kullanımı içi özel izin istiyorduk ve yıllık tedavi programlarını uyguluyorduk. Sağlık Bakanlığı bu ilacı daha önce ruhsatlandırmamıştı. Bakanlık, ilaca sadece 9 hastalık kullanım için ruhsat verdi. Süre yeniden 9 haftaya çekildi, tek fark eskiden özel izin istiyorduk, şimdi 9 haftalık yani üç kür için direkt reçete yazabiliyoruz, hasta eczaneden alıyor. Ama bu ilacın özelliği metastazı engellemesi. Hastanın hayatına hayat kattığı tartışılmıyor. ABD ve Avrupa’da bir yıllık kullanımı standart. Hasta başına yıllık maliyeti 60-70 bin lirayı buluyor. Ama kullanıldığında hayat kurtarıyor. Bizde tasarruf nedeniyle kısıtlanıyor. Oysa metastaz yaptığında yani başka organlara sıçradığında hasta ilelebet bu ilacı kullanabiliyor. Bir- iki belki üç yıl kullanması gerekiyor. Böylesi daha pahalıya geliyor. Her yıl 30 bin civarında yeni göğüs kanserli hasta saptanıyor. Bunların dörtte birinin, yani 7 bin 500 kadarının bu ilacı kullanması gerekiyor. Tasarruf adına hastaların hayatıyla oynanıyor. İlaç, endikasyon dışı ilaç başvuru kılavuzundan da çıkarıldı. Yani bu ilacı talep etmek de yasak. Hastalar uygulamanın niye iptal edildiğini soruyorlar, yargıya başvuruyorlar.”

HASTALARA REHBERLİK EDİYOR

Öte yandan eşinin tedavisi için girdiği hukuk mücadelesini tüm göğüs kanserli hastalar adına kazanan Sami Özdemir, Danıştay kararına karşın uygulamanın değiştirilmesine tepki gösterdi. “Ne değişti ki vazgeçildi” diye soran Özdemir, “Eşimin tedavisi tamamlandı, sağlığı çok iyi. Ama bugün yine başa dönülmüş. En zenginin bile yıllık tedavi maliyetini karşılaması zor. İnternetten hasta ve yakınları bana ulaşıyor, onlara yeniden dava açmaları konusunda yol gösteriyorum. Yanlıştan dönülsün, hastaların hayatlarıyla oynanmasın” dedi.