Kemal Kılıçdaroğlu canlı yayına çıktı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bir televizyon kanalında canlı yayın konuğu oldu.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Şirin Payzın'ın sunduğu Ne Oluyor? programına konuk olarak referandum ile ilgili sorulan sorulara cevap verdi.

Kılıçdaroğlu, CHP'nin stratejisini  anlattı.

İşte Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları:

İki tane sorum var, 15 yıldır iktidardasınız. 15 yıldır arzu edip çıakramadığınız bir yasa var mı? Tek başına iktidarsınız. Bakanlar Kurulu olup çıakramadığınız bir kararname var mı? Peki ülke neden bu halde? Kim engel oldu.

"NEDEN 'HAYIR' DENMESİ GEREKTİĞİNİ ANLATACAĞIZ"

– AB'ye üyelik konusunda, terör konusunda her türlü desteği veririz. Vatandaşın gündemiyle hükümetin gündemi farklı.

– Neden 'hayır' denmesi gerektiğini anlatacağız. Parlamento üzerinde hiçbir vesayetin olmaması için, güçler ayrılığı için hayır denmesi gerekir. Bütün yetkileri bir kişinin eline verirseniz orada denge olmaz.

Anayasa değişikliği bu şekliyle geçerse, bütün yetkileri bir kişiye vereceğiz ve onu kimse denetleyemeyecek. Yargı, yürütme, yasama onun emrinde olacak. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir düzen yok.

"MİLLET KENDİ VEKİLİNİ KENDİSİNİN SEÇMESİ LAZIM"

Kanun yapma tekeli Meclis'e aittir. Eğer siz başkana kanun yapma yetkisi verirseniz, kendi yetkinizi devretmiş oluyorsunuz. Bu doğru mudur, yanlış mıdır?

Şu anda AK Parti vekillerini kim seçti? Vatandaş mı seçti? Hayır. Vatandaşın önüne listeyi koydular. Bunu geçmişte askerler yapmış, darbe hukukunun bir parçası. Şimdi başkan bu listeyi hazırladı, vekilleri buna karşı çıkacak mı?

– Biz şuandaki sistemi de savunmuyoruz. 12 Eylül darbe hukukundan Türk siyasetinin arınması lazım. Lider suntasının sona ermesi lazım. Millet kendi vekilini kendisinin seçmesi lazım. Muhtar nasıl seçiliyor? Burada da buna benzer bir yöntem getirebiliriz.

SURİYE ANAYASASI İLE AYNI

Peki bizim başkanlık sistemi nerede uygulanıyor? Anayasa değişiklik teklifini parlamentoda görüşürken arkadaşlarımız Suriye Anayasasını getirdiler, tercümesini yaptılar. Bu değişiklikle, Suriye Anayasası birebir tutuyor. Şimdi biz Suriye'deki rejimi kabul ediyor muyuz? Etmiyoruz. Niçin? Esad'a diyoruz ki burada demokrasi yok, baskı var, medya özgürlüğü yok, diğer haklar yok. Şimdi aynısını biz kendi ülkemize uyguluyoruz. O zaman niye biz neden bu Esad'ı suçladık. O rejim Türkiye'ye yakışır mı? Yakışmaz."

'CUMHURBAŞKANI HAKEMDİR'

Cumhurbaşkanı devletin uyum içinde çalışmasından sorumludur""Sayın Bahçeli de öyle diyordu… Anayasa uymadığı için anayasaı değiştirelim. Bunlar neden bir kişinin isteği üzerine yapılıyor. Cumhurbaşkanları devletin uyum içinde çalışmasından sorumludurlar. İki siyasi partinin arasında sorun çıktığında cumhurbaşkanı hakemdir. Peki cumhurbaşkanı bir partinin cumhurbaşkanı olursa hakem rolünü kim üstlenecek?

"ASIL ÇİFT BAŞLILIK ONDAN SONRA BAŞLAYACAK"

Seçim yasası, seçim baraj değişsin dedik. Bir dayatma ile anayasa yapamazsınız. Anayasa bir toplumsal uzlaşı metnidir. Partili Cumhurbaşkanı nasıl tarafsız olacak?

– Bir dayatma ile anayasa yapamazsınız. Anayasa bir toplumsal uzlaşı metnidir.

– Partili Cumhurbaşkanı nasıl tarafsız olacak? Partili Cumhurbaşkanı ile adalet elden gider.

– Getirilen düzenleme Erdoğan'la sınırlı değil.

– Ben Cumhurbaşkanıyım bunları atarım dediğiniz zaman devleti çökertirsiniz.

– Asıl çift başlılık, asıl kaos ondan sonra başlayacak.

Diyelim ki herhangi bir vatandaşımızın bir sorunu çıktı. Atlıyor Ankara'ya geliyor ve milletvekili ile görüşüyor. Vekil sorunun neden çözülmediğini anlatıyor ya da sorununu çözüyor. Yeni sistemde vekilin buna yetkisi, bağlantısı yok. Milletle devletin arasına tam bir duvar örecekler. Milletvekilinin yanına neden gitsin? O halde bu milletvekili Meclis'te ne yapacak? Halk ile vekilin arasındaki kontak kopacak.

-Vatandaş geleceğini düşünerek sandığa gitsin.

– 15 Temmuz'dan sonra Saray'a gitmemiz gerekiyordu ve gittim. Linç edilen ailelerin aileleri perişan halde. Kim bu askerleri linç ettiyse yargılansın dedim. Hepsi 'haklısınız' dediler. Bugün linç edenlerden birini yargıya teslim ettiler mi, etmediler. Buna devlet mi denir? Bu çıkarsa hiçbir vatandaş hiçbir hakkını arayamayacak. Biz geldik gidiyoruz. Çocuklarımız özgür bir Türkiye'de yaşamak isterler. Fikir üretmek sadece insana özgündür. Siz bir apartmanın yönetimini bile denetlerken koskoca bir devletin denetlemesinin yapılmaması çatışmaya yol açar.

– Bu 80 milyon ile ilgili bir olay. Anayasa herkesi ilgilendiriyor.

– HSYK'ya bakın dedim. Bazı hakimler sosyal demokrat, bazıları milletçi, bazıları AKP'li, bazıları FETÖ'cü. Böyle iş mi olur. Hakimlerin cübbesinde neden düğme yoktur? Çünkü kimseye eğilmezler. Onlar adaleti temsil ediyor.

YASALARI BÜROKRASİ HAZIRLAR

Parlamentolar kanun çıkarma fabrikası değildir. Hiçbir parlamento kendisi kanun yazmaz, Yasaları, bürokrasi hazırlar. Siyasi otorite talimat verir, tasarı hazırlanır, taslak oturulur görüşülür. bürokratlar, stklarla görüşülür olgunlaştırılır, siyasi otoriteye sunulur. Otorite bunu Bakanlar Kuruluna sunar, son şekil verildikten sonra imzalanır ve parlamentoya gelir. Parlamentoda, muhalefetle birlikte kanun daha mükemmel hale getirilir ve parlamentodan geçer. Olay budur.

DEVLETİ DEVLET YAPAN LİYAKATTIR

Çok hızlı kanun çıkarmak hiçbir işe yaramaz. Kanunların boşluğunu yargı doldurur. Buna içtihat denir. Bütün olayları yasada bulmak mümkün değildir. Bütün dünyada yargıçlara verilen bir görev vardır. Eğer kanunda sorunu çözecek düzenleme yoksa yargıç. kendisini yasama organı yerine koyar ve kanunun ruhuna uygun olarak hüküm ica eder. Yargıtay da onaylarsa bütün yargıçlar buna uyar. Devleti devlet yapan liyakat denen bu sistemdir. Siz bu sistemi yok etmeye çalışıyorsunuz. Yanlış da buradan başlıyor zaten.

MECLİS'TEKİ GÖRÜŞMELER

Buradaki sorun şu, anayasa değişiklikleri parlamentoda görüşülürken kamuoyu bilgilendirilmedi. Vatandaş sanıyor ki, Erdoğan'ı sevenler diyor ki, Erdoğan bunu istedi biz bunu yapacağız, sevmeyenler de biz karşıyız 'hayır' diyoruz. Bu Erdoğan ile bağlantılı bir olay değil. Bu 80 milyonla ilgili bir olay çünkü anayasa hepimizi ilgilendiriyor. Olaya Erdoğan penceresinden bakmak kadar yanlış bir şey yok.

"VATANDAŞ GELECEĞİNİ DÜŞÜNEREK SANDIĞA GİTSİN"

15 Temmuz'dan sonra Saray'a gitmemiz gerekiyordu ve gittim. Linç edilen ailelerin aileleri perişan halde. Kim bu askerleri linç ettiyse yargılansın dedim. Hepsi 'haklısınız' dediler. Bugün linç edenlerden birini yargıya teslim ettiler mi, etmediler. Buna devlet mi denir? Bu çıkarsa hiçbir vatandaş hiçbir hakkını arayamayacak. Biz geldik gidiyoruz. Çocuklarımız özgür bir Türkiye'de yaşamak isterler. Fikir üretmek sadece insana özgündür. Siz bir apartmanın yönetimini bile denetlerken koskoca bir devletin denetlemesinin yapılmaması çatışmaya yol açar.

"AK PARTİLİLER ALKIŞLADILAR, ŞİMDİ NEDEN VAZGEÇTİLER?"

Taksim'de ve İzmir'deki mitinglerde parlamenter sistmein gücüne vurgu yaptım. Yenikapı'daki mitingde parlamenter demokratik sisteme vurgu yaptım. Bütçe görüşmelerinde parlamenter demokratik sisteme vurgu yaptım. Hepsinde AK Partililer alkışladılar. Şimdi neden vazgeçtiler? O alkışlar mı yanlıştı şimdi yaptıkları mı yanlıştı?

Tüm milletçilerin buna hayır demesi lazım. Anayasa'nın ilk 4 maddesini değiştireceğiz diyorlar. TBMM kürsüsünde, anayasa görüşmeleri sırasında bunu söylüyorlar. Cumhurbaşkanı'nın danışmanı da bunu söylüyor. Cumhurbaşkanı da bunu söylüyor. Açın bakın. Eyalet sistemini savunuyorlar. Zaten bu geçerse bir sabah kalktığımızda sayın başkan bunu yapabilir, yetkisi var. Fiili duruma gerek yok, yetkiyi veriyoruz zaten. Ben bu endişelerimi Devlet Bahçeli'ye son görüşmemde anlattım. Bu benim tarihi sorumluluğum. Milliyetçi arkadaşların buna bakması lazım, bakıyorlar da zaten.

Bu meclis Milli Kurtuluş Savaşı'nı yöneten meclistir. Bu meclisin onurunu korumak zorundayız. Bu meclisi yüceltmek zorundayız. Bu meclisi vesayet altına sokmayacağız. Meclisin yasa çıkarma hakkını başka bir yere, kişiye devretmemeliyiz.

'Her türlü millyetçiliği ayaklar altına diyorum.' diyen kişi ile MHP nasıl işbirliği yapıyor sormak lazım.

Milliyetçiler de biz de tarihimize bağlıyız. Metehandan bu güne kadar… Selçuklular, Osmanlılar, Altınordu, Kırgızlar… Ak sakallılar vardı. hakan gider, kaan gider ak sakallılara sorardı. Bizim töremizde bu vardır. Şimdi bu töre yerle bir ediliyor. Yanlış var mı var. Bazıları biz bunu söyleyince 12 Eylül darbe anayasasını mı savunuyorsunuz diyorlar. Hayır efendim. 

"CHP BAYRAĞI MEYDANLARDA OLMAYACAK"

1 milyonu aşkın mağdur insan yarattılar. Buna benzer çok haksızlıklar var. Bu ülkenin sağ duyusuna havale ediyoruz. Seçime giderken bunu düşünmeliyiz. Kendi bayrağımızı kullanmayacağız. 6 oklu bayrağımız olmayacak meydanlarda. Bu CHP'nin değil Türkiye'nin sorunu. Türk bayrağı olacak meydanlarda.

"YAHU BEN İKTİDAR DEĞİLİM"

İktidar partisi Milliyetçi oyları evet cephesine transfer edebilmek için "CHP, HDP ve terör örgütleri bunların hepsi hayırcı diyor. Bu ülkede terör örgütleriyle masaya oturan kim CHP mi? Oslo da, habur'da İmralı'da dolmabahçe'de masaya kim otrudu? Biz mi oturduk? Aksine biz karşı çıktık, FETÖ'yü devlete kim yerleştirdi? Valiyi, kaymakamı, generali ben mi tayin ettim. Yahu ben iktidar değilim, kendilerinin iktidar olduklarının farkında değiller. Niçin? Bizi kandırdılar"

SERA KADIGİL'İN SERBEST BIRAKILMASINI YORUMLADI, SAVCIYA SERT TEPKİ GÖSTERDİ

7 yıl önce attığı tweetler parçalandı bölündü ve 7 yıl sonra buraya gel dediler. Çünkü Sera Kadıgil Anayasa’yı çok güzel anlatıyordu. ‘Yanlış yaptıysam özür dilerim’ dedi. Siz bunu alıp 7 yıl önceki tweetleri yüzünden savcıya çıkardınız. 3 yıl önce Gülen’e övgü düzenlere savcı ne yaptı? Bu savcıya ne denir? Bu savcılar iktidarın kölesidir.

VEKİL SAYISI

"Milletvekili sayısının 550’den 600’e çıkarılmasının ne gereği var? Seçim barajını indirseler böyle bir sorun olmayacak. Uzun süredir parlamentodur. Milletvekili sayısının 550’den 600’e çıkmasının faturası, eski parayla 187 trilyon 950 lira. Git bu parayla Doğu’da fabrika kur. Yazık günah değil mi? Tasarruflu davranmak zorundayız. Herkes milletvekili olmak zorunda değil ki."