KENELERLE İLGİLİ ARAŞTIRMALAR DEVAM EDİYOR
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Veteriner Fakültesi’nde devam eden çalışmalarla, kenelerin yoğunlaştığı bölgeler ve bu canlıların neden olduğu hastalıklarla ilgili bilgiler toplanıyor. Samsun, Sinop ve Tokat illerinde doğadan toplanan kenelerle, kene kaynaklı hastalıkların risk haritası oluşturuluyor. Özellikle Lyme hastalığına yol açan “Ixodes” cinsi keneler üzerine yapılan araştırmalar, anaplazmozis, riketsiyozis, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) ve Kene Ensefaliti (TBE) etkenlerini tespit etmek amacıyla da devam ediyor.
BÖLGELERDE HANGİ KENE TÜRLERİ BULUNUYOR?
Araştırmalarda, Samsun’da Kızılırmak Deltası’nda “Ixodes Ricinus” türü, Sinop’ta ise “Rhipicephalus” cinsi ve yine “Ixodes Ricinus” türü keneler yoğunlaşırken, Tokat’ta KKKA’nın vektörü olan “Hyalomma Marginatum” türü keneler belirleniyor. Toplanan keneler, stereomikroskop altında incelenerek tür düzeyinde tanımlanıyor ve moleküler yöntemlerle hastalık etkenleri belirleniyor.
10 YILDIR DEVAM EDEN ÇALIŞMALAR
OMÜ Veteriner Fakültesi’nden Prof. Dr. Özlem Büyüktanır Yaş, kene kaynaklı hastalıkların belirlenmesine yönelik 10 yıla yakın süredir çalışma yaptıklarını belirtti. Çalışmanın yıl sonunda tamamlanmasının planlandığını ve elde edilen verilerle bir risk haritası hazırlayacaklarını ifade etti. Yaş, özellikle Samsun-Sinop bölgesinde çiftlik hayvanlarından topladıkları kenelerde hastalık etkilerini inceleyerek araştırmaya başladıklarını dile getirdi.
GÖÇMEN KUŞLARIN ROLÜ
Kızılırmak Deltası’nın önemli bir göçmen kuş alanı olduğuna dikkat çeken Yaş, bu kuşların da keneleri taşıdığını kaydetti. “Önce Kızılırmak Deltası’ndaki kuşlardan keneler toplandı. Göçmen kuşlardaki keneler, kemirgenler, küçük memeliler, çiftlik hayvanları ya da sürüngenler lehine birçok etkeni taşıma özelliklerine sahip,” dedi.
KENELERİ TEK TEK İNCELİYORUZ
Türkiye’de çeşitli kene türlerinin bulunduğunu ve iklimin bu canlıların yaşaması için çok uygun olduğunu belirten Yaş, “Son dönemde iklim değişikliği nedeniyle kene popülasyonunda büyük bir artış görüldü. 2002 yılında KKKA’nın belirlenmesi, kene kaynaklı hastalıkların tehlikesini artırdı,” şeklinde konuştu. Mikroskop altında yapılan tanımlama ve PCR ile doğrulama süreçlerinin önemine değindi.
KENE POPÜLASYONUNUN BELİRLENMESİ HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR
Prof. Dr. Yaş, kene popülasyonunu belirlemenin hastalıkların tedavisinde kritiklik taşıdığını vurguladı. Kenelerin taşıdığı etkenlerin tespit edilmesinin önemine dikkat çeken Yaş, “Türkiye’de risk haritalarını belirliyoruz. Kenelerin taşıdığı hastalıkların halk ve hayvan sağlığı açısından nasıl etkiler yarattığı önem taşıyor” diye konuştu. Uzmanlar ayrıca, kene çıkarmanın dikkatle yapılması gerektiğinin altını çiziyor.
KENE NASIL ÇIKARILMALI?
Saha çalışmalarında, vatandaşları hayvanlarının üzerindeki keneleri nasıl çıkarmaları gerektiği konusunda bilgilendirdiklerini aktaran Yaş, “Hayvanların kene tutma sıklığı yönünden kontrol edilmesi önemli. Vatandaşların araziye çıktıklarında beyaz giyinmeleri, çoraplarının pantolonlarının üzerine çekmeleri ve eve döndüklerinde vücutlarını kontrol etmeleri gerekiyor,” dedi. Keneyi gördüklerinde sağlık kurumuna gitmeleri gerektiğini belirtti, aksi durumda cımbızla kenenin deriye yakın kısmından çekilerek çıkarılabileceğini ifade etti.