Kılıçdaroğlu: Gerginlik istemiyoruz

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gergin siyaseti eleştirdi.

Eskişehir İl Kongresi'nde açıklama yapan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, siyasette kullanılan dili eleştirdi. CHP lideri, yanlışa da yanlış denmesi gerektiğini vurguladı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Ankara Milletvekili Levent Gök'ün Divan  Başkanlığında Porsuk Spor Salonu'nda düzenlenen partisinin Eskişehir İl  Kongresi'nde yaptığı konuşmada, Türkiye’ye, kadın erkek eşitliliği, güçlü bir  sosyal devlet, yargı bağımsızlığı, medya özgürlüğü, din ve vicdan özgürlüğü,  düşünce özgürlüğü, gerçek anlamda demokrasiyi getirmek istediklerini söyledi.

"15 Temmuz’da bir darbe girişimi olmuştur. Bu ülkenin insanları,  vatandaşları bu darbe girişimini püskürtmüştür, TBMM sabaha kadar görevinin  başında kalmıştır ve darbeyi püskürtmüştür" değerlendirmesinde bulunan  Kılıçdaroğlu, OHAL düzenlemesini eleştirdi. Taşeron işçilere kadro verilmesinden memnun olduklarını  dile getiren CHP lideri, "Muhtarların, orman köylülerinin sorunları var, onları da çözeceğiz. Hepsinin  nasıl çözüleceğini toplumun önüne koyacağız. Emekliye Ramazan ve Kurban  Bayramı'nda iki maaş ikramiye vermek bizim namus borcumuzdur. Bunu  gerçekleştireceğiz" dedi. Hakim ve savcılara da seslenen CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, "Bütün hakimler, yargıç  kimliğini korumalı. Eğer bu ülkede adalet de bozulursa tuz kokmuştur denir. Tuz  kokmuştur. Tuzun koktuğu yerde hayat yoktur artık" ifadesini kullandı.

Kılıçdaroğlu, siyasette gerginlik istemediklerini ancak yanlışa  birilerinin "yanlış" demesi gerektiğini belirterek, şunları söyledi: "Birisinin vatandaşın hakkını araması lazım. Ben bunu seslendiriyorum.  Bunu seslendirmek gerginlik demek değil ki. Bunu seslendirmek kavga edelim  anlamına gelmez ki, ben soru soruyorum o da cevap veriyor bana. Vermesi lazım.  Onlar da bana soru soruyorlar. Ben de oturup, cevabını veriyorum. Hangi soruyu  soruyorsanız sorun. Hatta şunu da söyledim, yüreğiniz varsa çıkın bir televizyon  kanalına oturup konuşalım. Sen de sor, ben de sorayım. Vatandaş evinde otursun  dinlesin. Bunlardan kim doğruyu, kim yanlışı söylüyor. Cesaretleri, yürekleri  yok. Karşıma çıkamıyorlar. Ben öyle korkulan bir adam değilim. Makul ve sessiz  bir adamım. Kimseye hakaret etmem. Ben, 80 milyonun hakkını ve hukukunu  savunurum. Yani rahmetli babamın dediği gibi 'Oğlum sen doğru dur, eğri belasını  bulur.' Eğri de belasını buluyor zaten."

TRT