DÜŞÜK FİYATLI ÜRÜNLERDE KARGO ÜCRETİ ARTIYOR
Türkiye Gazetesi’nin aktardığına göre, düşük fiyatlı ürünler için kargo bedeli, ürünün kendisinden daha fazla hale geliyor. Örneğin, 100 TL’lik bir tişört için 120 TL, 10 TL’lik bir kitap için ise 79 TL kargo ücreti talep ediliyor. İstanbul’dan Diyarbakır’a gönderilen 5 kg’lık bir koli için ücretler 600–1.200 TL arasında değişirken, Çin’den İstanbul’a gelen aynı ağırlıktaki gönderim için istenen kargo bedeli ise 1.200–1.500 TL’yi buluyor. Ayrıca, hafta sonları kargo teslimatının olmaması, kampanya sürecindeki aksamalara yol açıyor.
KARGO ŞİRKETLERİNİN HAFTA SONU ÇALIŞMAMASI SORUNLAR DOĞURUYOR
Kargo şirketlerinin hafta sonu faaliyet göstermemesi, cuma günü verilen siparişlerin pazartesiye kadar depolarda beklemesine sebep oluyor. Bu durum, özellikle yoğun kampanya dönemlerinde e-Ticaret firmalarının müşteri memnuniyetini olumsuz yönde etkiliyor ve ticari kayıplara yol açıyor. Maliyet baskıları, kargo şirketlerini de zor durumda bıraktığını belirtiyor dal.
Sektör temsilcileri, akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş, personel masrafları ve işletme giderlerinin arttığını kaydediyor. Vardiya sistemine geçişin zorlaşmasını vurgulayan bu temsilciler, hafta sonları için mesai düzenlemeleri yapılsa da mevcut ekonomik koşulların bu geçişi engellediğini belirtiyor.
E-TECARET LOJİSTİK PAZARINDAKİ BÜYÜME VE SORUNLAR
Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği’ne göre, Türkiye’de günlük yaklaşık 10 milyon kargo taşınıyor ve yılda 1,2 milyar gönderi tüketiciye ulaşıyor. E-Ticaret lojistik pazarının büyüklüğü 50 milyar TL’ye ulaştı ve sektörde 400 bine yakın kişi çalışıyor. Ancak uzmanlar, bu kadar büyük bir pazarın hafta sonları durma noktasına gelmesinin kabul edilemez olduğunu belirtiyor.
YENİ DÜZENLEME: İADE KARGO ÜCRETİ SATIcıYA YÜKLENECEK
Ticaret Bakanlığı’nın 1 Ocak 2026’da yürürlüğe girecek olan yeni düzenlemesine göre, internetten satın alınan ürünlerin iadesi durumunda kargo ücreti artık tüketicilerden alınmayacak. Bu masraf, satıcı ya da sağlayıcı tarafından doğrudan karşılanacak. Uzmanlar, bu adımı olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyor fakat fiyat istikrarı ve hizmet sürekliliği için daha kapsamlı çözümler gerektiğinin altını çiziyor.