Liderin ölümü El Kaide’nin sonu değil

El Kaide’nin Irak’taki iki liderinin öldürülmesi, geçtiğimiz üç yılda zayıflayan örgüt için sembolik bir yenilgi anlamına gelse de geniş kapsamlı ölümcül saldırıların başlaması ihtimalini de beraberinde getiriyor.

ABD’li ve Iraklı yetkililer için bu suikastlar, geçen ayki seçimlerden kesin bir galibin çıkmamasıyla güvenlik ve istikrarın dibe vurduğu bir dönemde ihtiyaç duyulan bir propaganda malzemesi oldu.

Operasyon, bundan üç yıl önce el Kaide’nin Irak’taki eski lideri Ebu Musab el Zerkavi’nin suikastından bu yana terörle mücadelede elde edilen en büyük başarı olarak görülüyor. Zerkavi’nin ölümü, yerine geçen Ebu Eyub el Mısri ve el Kaide’yle bağlantılı olduğu söylenen Irak İslam Devleti örgütünün lideri Ebu Ömer el Bağdadi’nin Pazar günü öldürülmesinden daha büyük bir zafer olmuştu.

Zerkavi, el Masri ve el Bağdadi’ye göre çok daha fazla tanınıyordu. Her iki taraf da el Zerkavi’yi propagandaları için araç olarak kullanıyordu. El Kaide için Zerkavi düşmanlara korku salan bir karakterken, ABD kendisini kontrolden çıkmak üzere olan isyancıların yüzü haline getirmişti.

Ancak Zerkavi’nin ölümü, Ebu Hamza el Muhacir olarak da bilinen ve Mısırlı olduğu tahmin edilen el Masri’nin yönetimi altında artan mezhepler arası kıyımlara ve bombalı saldırılara biz çözüm olmadı.

BİR LİDER GİDER, BİR LİDER GELİR

Bu durum göz önüne alındığında el Masri’nin ve el Bağdadi’nin ölümlerinin de Irak’ta el Kaide’nin sonunun geldiğine işaret etmesi zor görünüyor. Liderlerin biri gidiyor, yerine bir başkası geliyor.

Ancak bu olayın muhtemel bir sonucu var: El Kaide’nin morali bozulacak ve 2007’de ABD ordusunun Irak’taki etkinliğini ve operasyonlarının yoğunluğunu artırdığı günden beri zayıflamaya başlamasıyla birlikte üzerindeki baskıda artacak.

Özel güçlerin isabetli baskınları o günden bu yana el Kaide’nin orta ve üst düzeydeki bir çok liderini yakalamayı, tedarik zincirlerini kırmayı ve örgütün saldırılarının sayısını azaltmayı başardı.

KAYGILARA CEVAP OLDU

ABD güçlerinin Irak’tan çekilme planının bir parçası olarak geçen yaz bazı kasaba ve şehirleri terk etmesinin ardından bombalama olaylarında yaşanan artış, Irak hükümetinin bu tehditle başa çıkamayacağı ve ABD’nin istihbarat çalışmalarının zarar göreceği yönünde kaygı yarattı. Hafta sonu iki liderin öldürülmesinin bu kaygıları bir nebze olsun zayıflatması umuluyor.

Ancak önümüzdeki haftalar daha önemli olacak. El Kaide, Irak’ta bir misilleme saldırısı düzenleyerek dün ABD’li ve Iraklı siyasetçilerin yaptığı kendine güvenli açıklamalara cevap vermeye çalışacak. Bu hedefi gerçekleştirme kapasiteleri ve gelecekte yaşanacak saldırıların temposu da el Kaide’nin potansiyeli ve Irak’ın cevap verebilme gücü hakkında daha net bir resim oluşturacak.

TIMES