Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) verilerine göre, serbest bölgeler de dahil olmak üzere makine imalat sanayisinin konsolide ihracatı, 2023 yılının ilk dört ayında 9,3 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu süreçte, makine ihracatı miktar bazında yüzde 6,7 gerilerken, kilogram başına ortalama ihracat fiyatı yüzde 12 artarak 8,6 dolara yükseldi. Bu durum, değer bazında 350 milyon dolarlık bir artış sağladı. Yıllıklandırılmış konsolide makine ihracatı yüzde 1,3 artışla 29,1 milyar dolara ulaşırken, ithalat ise yüzde 8,2 artışla 47,2 milyar dolara yükseldi.
ALMANYA VE ABD İLE YÜKSEK İHRACAT RAKAMLARI
Ocak-nisan döneminde en yüksek ihracat, 1,1 milyar dolarla Almanya’ya yapıldı ve bu, yüzde 14,1 oranında bir artış gösterdi. ABD’ye yapılan ihracat ise yüzde 39,5 artışla 767 milyon dolara ulaşırken, İtalya’ya da yüzde 12,7 artış ve 442 milyon dolarlık bir ihracat gerçekleştirildi. Irak, Rusya ve Polonya, büyük pazarlar arasında en çok daralan ülkeler oldu. Alt sektörler bazında, en yüksek ihracat 867 milyon dolarla “içten yanmalı motor ve aksamları” kategorisinde gerçekleşirken, bunu 629 milyon dolarla “inşaat ve madencilik makineleri” izledi. “Türbin, turbojet ve hidrolik silindirler” ihracatı yüzde 40,1 artışla en fazla yükseliş gösteren alt sektör olurken, “deri işleme makineleri” ise yüzde 52,2 ile en fazla düşüşü yaşadı.
ENERJİ MALİYETLERİNDEKİ ARTIŞA DİKKAT ÇEKİLDİ
Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın etkisiyle enerji tedarikinde ek maliyetlere katlanan Avrupa’nın, ABD/İsrail-İran Savaşı nedeniyle 25 milyar avroluk ilave enerji maliyetiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Yılmaz, ülkelerin bu dönemde savunma sanayisine ayırdığı bütçeleri artırdığına dikkat çekerek, makine sanayisinin yüksek teknoloji üreten mevcut hatlarının, savunma sanayisinin gereksinimleriyle uyumlu hale gelmesi gerektiğini ifade etti.
TÜRK MAKİNE SANAYİSİNİN STRATEJİK YAKLAŞIMI
Yılmaz, ülkeler arasındaki çıkar çatışmalarına rağmen Türkiye’nin ticari ilişkilerini sürdürdüğünü vurguladı. Türk makinelerinin güvenilir ve esnek çözüm ortağı kimliğini pekiştirmek için yoğun fuar ve ticaret etkinlikleri düzenlediklerini aktardı. Doğunun üretim avantajları ile Batının yeni nesil korumacılık uygulamalarına uyum sağlarken, dünyanın her yerinde güven duyulan bir partner olma hedeflerini korumak istediklerini belirtti.
FİNANSMAN KANALLARININ AÇIK TUTULMASI GEREKİYOR
Yılmaz, küresel rekabette öne geçmeyi amaçlayan yapısal adımların, firmaların finansal manevra alanını genişleteceğini belirtti. Yatırım Teşvik Paketi ile gündeme gelen kurumlar vergisi indirimini desteklediklerini ifade eden Yılmaz, bu düzenlemenin yerli tedarik zincirini korumak açısından önemli olduğunu vurguladı. Ayrıca, TL kredilerdeki istisnaların yabancı para kredilerde sınırlı kalmasının, uluslararası fonlara erişimi zorlaştırdığını kaydetti.
İTHALATIN CİZİTİ VE YERLİ ÜRETİCİNİN DURUMU
MAİB Başkanı Yılmaz, kurun enflasyonun altında seyretmesinin sanayi gelirlerini olumsuz etkilediğini belirtirken, bu durumun ihracatçıları dezavantajlı hale getirdiğine dikkat çekti. Daha önce yaşanan uyumsuzluğun, yerli üreticilerin iç pazarda ana tedarikçi olma yeteneklerini zayıflattığını ifade etti. Ayrıca, kaynakların teknoloji geliştiren stratejik sektörlere yönlendirilmesinin Türkiye ekonomisini canlandıracak önemli bir adım olduğunu vurguladı.