Mardin’de 36 STK dershanelerin kapatılmasına tepki gösterdi

Milli Eğitim Bakanlığı'nın dershanelerin kapatılmasına yönelik hazırladığı taslağa tepkiler sürüyor.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın dershanelerin kapatılmasına yönelik hazırladığı taslağa tepkiler sürüyor. Mardin’de bir araya gelen 36 Sivil Toplum Kuruluşu (STK) ve çeşitli dernek temsilcileri, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından dershanelerin kapatılmak istenmesine tepki gösterdi. İlde bir araya gelen 36 STK ortak bir açıklama yaparak, dershane, etüd merkezi ve okuma salonlarının kapatılmasının bölge insanının eğitim ve öğretim özgürlüğünü kısıtlayacağına dikkat çekti.

Kararın eğitime büyük darbe vuracağını aktaran STK’lar, yasa çalışmasının TBMM’ye sevk edilmesi halinde ise milletin iradesine uygun olarak reddedilmesini istedi. 36 STK adına gerçekleştirilen ortak açıklamayı Mardin Sanayi ve Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Bumar Budak yaptı. Budak, dershanelerin kapatılmasının anayasa teminatı altındaki teşebbüs hürriyetiyle çeliştiğini belirtti. Budak, Anayasa’nın 48. maddesinde herkesin, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahip olduğunu hatırlattı.

Anayasa’da, ‘Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.’ ifadesinin yer aldığına dikkat çeken Budak, “Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik hukuk devleti ilkesinin altını dolduran hürriyetlerden biri olan teşebbüs hürriyetinin, Meclis marifeti ile de olsa gasp edilmesi, kısıtlanması kabul edilemez. Bu açıdan Milli Eğitim Bakanlığı’nın dershaneleri kapatmak üzere hazırladığı kanun taslağı, Anayasa’nın 48. maddesi ile devletin temel amaç ve görevlerini tanımlayan 5. maddesine aykırıdır. Kanunlar, Anayasa’ya aykırılık teşkil edemeyeceğine göre, MEB’in gece yarısı girişimini TBMM onaylarsa, hukuk devleti ilkesi ağır yara alacaktır. Hal böyle iken iş dünyasındaki derin sessizliği izah etmek zor.” dedi.

“BU MÜESSESELER EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ SAĞLIYOR”

Dershanelerin ve etüd merkezlerinin, ihtiyaca binaen, Anayasa’nın 48. Maddesi’nde belirtildiği üzere kurulmuş müesseseler olduğunu ifade eden Budak, şöyle devam etti: “Bu müesseseler, eğitimde fırsat eşitliğini hem de devletin istihdam konusundaki zaafiyetinin özel sektör marifetiyle tesis edildiği gözlenmektedir. Bu doğrultuda dershanelerin ve etüd merkezlerinin kapatılması ya da başka bir eğitim kurumuna dönüştürülmesi şeklinde dayatılan bir modeli bugün sessizce kabul edenler, yarın hükümetin “Bakkallar tez elden markete dönüşsün. Yoksa 500 bin TL para cezası keserim.” kanununa da ses çıkaramaz. Böylelikle hür teşebbüsün önü kesilmiş, anayasamızda derin yaralar açacağı aşikârdır.”

“DERSHANELER DEVLETİN KALİFİYE PERSONEL AÇIĞINI KAPATIYOR”

Dershanelerin kapatılmasının bölge adına çok ciddi sorunlar oluşturacağına dikkat çeken Budak, konuşmasına şöyle devam etti. “Okullarımızın, derslik ve öğretmen açığının çok fazla olduğu ve bu sebeple bu okulların eksikliklerinin dershaneler tarafından tamamlandığı, üniversiteye yerleştirme oranlarına bakıldığında görülüyor. Batı illerindeki gençler ile gençlerin arasındaki eğitim açığının dershaneler ve etüd merkezleri tarafından azaltıldığı gözlenmiştir. Bölgemizin en büyük eksiklerinden olan yetişmiş ve kalifiye insan problemi bu dershaneler sayesinde azaltılmış, üniversiteyi kazanıp okuduktan sonra şu an kendi memleketinde doktor, öğretmen, ebe vb. sektörlerde faaliyet gösteren ve devletin bölgeye kalifiye personel açığını bu vesileyle kapattığını görmekteyiz. Hükümetimizin bütün bunları göz önünde bulundurup, bu yanlıştan bir an önce dönülmesini kamu vicdanı adına talep etmekteyiz.”