Marmaris FEM: Dershaneler sebep değil sonuçtur

Muğla'nın Marmaris ilçesinde faaliyet gösteren FEM Dershanesi Müdürü Ömer Faruk Dursun, "Dershaneler bir sebep değil, sonuçtur.

Muğla’nın Marmaris ilçesinde faaliyet gösteren FEM Dershanesi Müdürü Ömer Faruk Dursun, “Dershaneler bir sebep değil, sonuçtur. Dershanelere talep ortadan kalksın, zaten biz kendiliğinden yok oluruz.” dedi. Bir basın toplantısı düzenleyerek, dershanelerin kapatılması konusunda değerlendirme yapan Dursun, hem dershane çalışanlarının hem de öğrencilerin olumsuz etkilendiğini söyledi: “Dershaneler, okul derslerinin pekiştirilmesinin yanında öğrencilerin başarısı için çalışır. Öğrencilerin sınav öncesinde moral motivasyonlarını arttırmak için sosyal gelişimine katkı sağlar. Aynı zamanda dershaneler, arz ve talebe göre oluşmuş kurumlardır. Okullara alternatif değil, bilakis yardımcı eğitim kurumlarıdır.”

Okuma salonlarının ve etüt merkezlerinin kapatılamayacağıyla ilgili iktidardan ve muhalefetten destekler gördüklerini belirten Müdür Dursun, “TBMM Başkanı Cemil Çicek, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Genel BaşkanYardımcısı Engin Altay, MHP’li Zuhal Topçu ve AKP Kütahya Milletvekili İdris Bal, yapılmak istenenin yanlış olduğunu açıkladılar. Dershanelerin kapatılması, Doğu ve Güneydoğu’yu da etkiliyor. Okul kadrolarında eksik öğretmenler var. Bu dersler nasıl tamamlanacak? Okullarda göremedikleri dersleri, eksikleri dershane ya da etüt eğitim merkezlerinde tamamlıyorlar. Meslek lisesindeki öğrencilere görmediği derslerden sınavlarda soru sorarsanız, bu öğrenciler bunları nereden öğrenecek? Diyelim ki dershaneler kapandı, öğrenciler ve aileleri üniversiteyi kazanamadığı an ciddi bir mağduriyet yaşayacaklardır. Çocuklar, sistemin dışına ve çaresizliğe itiliyor. Çocuk 12. sınıfta üniversiteyi kazanamamışsa tek yapacağı şey, evde ders çalışarak hazırlanmak. Matematik gibi bir derse çocuğun tek başına hazırlanması mümkün değil. Dershaneciliği doğuran sebeplerdir bunlar. Öğrenci okulda eksik öğrendiği, kendi başına tamamlayamadığı konular için dershaneye geliyordu. Öğrenciler 12. sınıfta puanları düşük olduğu için özel üniversiteye gitmeye çalışacak, bunu da çoğu aile karşılayamaz ya da hayata atılıp iş arayacak ve üniversite kazanma hayalinden mahrum olacak. Dershanecilik, dar gelirlinin zengine karşı bulduğu bir çözüm aslında.” şeklinde konuştu. Ömer Faruk Dursun ayrıca Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın, Halk Eğitim merkezlerinin dershane tarzı bir eğitim vereceğini açıkladığını hatırlatarak, “Devletin verdiği bir hizmeti, özel sektörün vermesi neden sıkıntı oluyor?” diye sordu.