Mersin’in Bebek Fidan Projesi var!

Mersin'in her yerinde ağaçlandırmayı sağlamak ve bu amaçla okul çağındaki çocukların alacakları tohumu bir bebek gibi büyüttükten sonra fidan haline getirip toprakla buluşturmayı amaçlayan Bebek Fidan Projesi hayata geçti.

Abdullah Biçer-Vakkas Arslan

Yapılan etkinliğe Çevreden sorumlu Vali yardımcısı Ahmet soley , İlçe Kaymakamları, Mersin Orman Bölge Müdürü Mustafa Gözükara İlçe Belediye Başkanları,İl Çevre ve Orman Müdür vekili Zübeyir Güvel,Mersin Ziraat Odası Başkanı Cengiz Gökçel, Tema Temsilcileri, 200 öğrenci, öğrenci velileri ile köylüler katıldı.

Mersin Orman Bölge Müdürü Mustafa Gözükara yaptığı konuşmada “Bebek gelecek, fidan umuttur; bebek sevgi, fidan huzurdur; bebek mutluluk, fidan barıştır.Dünyamızın sevgiye, huzura, barışa, kardeşliğe, birlik ve beraberliğe en fazla ihtiyaç duyduğu günümüzde, geleceğe uzanan yolun yolcuları olan çocuklarımıza yaşanabilir bir dünya bırakmak ve bunu sürdürebilir kılmak bizlerin temel görevidir.Çocuk, temizlik ve saflık demektir. İşte bu nedenle çocuklar, ailesinden ve en yakın çevresinden başlayarak en geniş manada bütün insanlığı ve bütün kainatı sevebilecek yüreğe sahiplerdir. Bu temiz yüreklere sevgi, hoşgörü, kardeşlik duyguları aşılayabilirsek insanlık huzurlu, insanlık mutlu, insanlık umutlu olacaktır.İnsanlığın mutluluğu için en önemli unsurlardan birisi de yaşanabilir bir çevredir.

Günümüzde yaşadığımız çevremizi ve dünyamızı tehdit eden en önemli tehlikelerin başında ise “küresel ısınma” gelmektedir. Küresel ısınmaya karşı alınabilecek önlemlerin en etkililerinden birisi yeşil dokuyu, yani orman alanlarını arttırmaktır. Bunun için de yapılacak en önemli görev fidan yetiştirmek ve fidan dikmektir.Tehlike ve tehdit küreseldir.Bizler, orman teşkilatı olarak Mersin’de bugüne kadar 2.490.000 dekar Ağaçlandırma yaptık. Bu sahalara toplam 250 milyon adet fidan diktik. Yani ülkemizde yaşayan her bir insanımız için 4 adet fidan dikildi ve bu sahalara 18 milyar adet tohum ekildi. Yani dünyamızda yaşayan her insan için 3 adet tohum ektik. Mersin Tevfik Sırrı Gür Stadında gerçekleştirilen etkinlikte 11 bin 200 adet ilköğretim ve lise öğrencisinin katılımıyla 11 bin 200 adet fidan yetiştirme tüpüne otuz bin adet harnup (keçi boynuzu) tohumu ekilmiştir. “ dedi.

Mersin Ziraat Odası Başkanı Cengiz Gökçel törende ormanların zenginliğine değindi Başkan Gökçel “Yetişkin bir ağacın ekolojik değeri ekonomik değerinin tam 2 bin katıdır. Hele bir ormanı oluşturduklarında nitelikleri katlanarak artar. Toprağının içindeki, üzerindeki mikroskobik ve makroskobik canlılarından tutun da en üst dallarındaki kuşa, böceğe, kelebeklere kadar bir yaşam ortamıdırlar diye konuştu.

Gökçel “Yetişkin bir ağacın 1 M3’lük dip toprağındaki kökler ayıklanıp, uç uca eklenirse, elde edilen şeridin uzunluğu 100 Km oluyor. Dibinde gömülü o kök ve kökçük yumağı, toprağı bir sünger gibi emici ve geçirgen yapıyor. Yağmur sularının ¾’ünü böylece toprağın içinden geçirerek süzüyor ve akifer su ile doluyor. Ayrıca bu kök silsilesi toprağı kavrayarak akıp, gitmesini yani erozyonu önlüyor. Yurdumuz; topoğrafyası ve jeomorfolojik özellikleri bakımından erozyona çok elverişli. Bir yılda ülkemizden akıp, giden toprak miktarı 1milyar 400 milyon ton, üretilen toprak miktarı ise 500 milyon tondur.” dedi.

Ziraat Odası Başkanı Cengiz Gökçel “Yetişkin bir ağaç bir saatte; 2,3 Kg karbondioksiti emip, 1,7 Kg Oksijeni havaya veriyor. Küresel ısınmanın en büyük sorumlusu olan karbondioksit gazını organik maddeye dönüştürerek bağlayan ve atmosferdeki CO2 emisyonunun en başarılı olarak azaltan o ve diğer yeşiller. Yüz yıllardır atmosferimizdeki oksijen oranı %21. Çok kullanılmakta ama eksilmemektedir. O yaşamsal gazın üretiminden yalnız yeşil canlılar (klorofili olanlar) sorumludur. Ve ağaçlar bu konuda daha başarılıdırlar. Onların grev yaptıklarını bir düşünsenize
Topraklarının emdiği suların bir kısmını akiferde toplarken, bir kısmını da yasamsal olaylarında kullanıp, fazlasını dışarı verirler. Yani terleyerek nem bulutlarını oluştururlar. Bu su yüklü bulutlar ülkenin iç kısımlarına giderek oraların yağış almasını sağlarlar.” dedi.

Ziraat Odası Başkanı Cengiz Gökçel” İlaç hammaddesi olan pek çok botanik zenginliğini barındırırlar.Üzerinde bitki olmayan toprak su ve rüzgarla akar gider, yeraltındaki su kaynakları kurur. Hava temizlenmez. Besin zincirleri bozulur, ekosistemler çöker. Bir birini tetikleyen felaketler dizisi ; susuzluk, çölleşme, açlık, salgın hastalıklar. Doğanın en büyük belası insan. O bencil yaratık derki: “ Bu nimetlerin hepsi benim için ” Ve işte insan merkezli çevre anlayışı, insanın, ilk yerleşik düzene geçip, tarıma başlamasıyla önem kazandı, sanayi devrimiyle daha büyük boyutlarda arttı ve artık dönüşü olmayan bir yola girmek üzere dolu dizgin gidiyor.

Dünya bunu geç de olsa gördü ve doğa merkezli çevre anlayışına geçti ya da geçmeye çalışıyor iş işten geçtikten sonra. Olsun zararın neresinden dönülse yararlıdır.” diye konuştu.

HABER7.COM