Müezzinoğlu: Hotamışlıgil’in yaşadığı sorunlar tamamen bürokrasinin işgüzarlığı

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun eşi Sare Davutoğlu, katıldığı Türk Tıp Dünyası Kurultayı'ndaki konuşmasında Harvard Üniversitesi'nde görev yapan Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil'den ilkokul diploması istenmesine sitem etti.

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun eşi Sare Davutoğlu, katıldığı Türk Tıp Dünyası Kurultayı’ndaki konuşmasında Harvard Üniversitesi’nde görev yapan Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil’den ilkokul diploması istenmesine sitem etti. Hotamışlıgil’le ilgili problemin bürokrasinin işgüzarlığından kaynaklandığını belirten Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ise “Bu anlamda örneklerimiz ne yazık ki bürokrasiden kaynaklanıyor. Bizi mahcup eden örnekleri yaşıyoruz. Bu tamamen bürokrasinin zaman zaman işgüzarlığı. Yani ülkemizi mahcup eden fotoğraflar.” dedi.

Bu yıl ilk defa İstanbul’da düzenlenen Türk Tıp Dünyası Kurultayı’na Sağlık Bakanı Müezzinoğlu ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun eşi Sare Davutoğlu da katıldı. Doktor Sare Davutoğlu, konuşması sırasında Harvard Üniversitesi’nde görev yapan Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil’in yaşadığı sorunu dile getirdi. Davutoğlu, “Gazetelerde, Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil ile ilgili bir habere rastladım. Kendisi Harvard Üniversitesi’nde görev yapıyor. Diyabetle ilgili çalışmasıyla Amerika’da olağan üstü başarı kazanan bu Türk bilim adamı, kendisiyle yapılan söyleşide şöyle bir ifade kullanıyor, ‘Bir üniversitenin mütevelli heyetinde yer almak için YÖK beni 6 ay araştırdı. İlkokul diplomasını bile sordular. Yıllar üzerinden geçmiş ben diplomamı nereden bulayım.’ Ben sağlık Bakanlığımızın öncü rolüyle yaptığı bu güzel çalışmanın inşallah, bütün bunların bir telafisini de yol açacak çok verimli, bereketli çalışmalara davet edeceğine inanıyorum.” diye konuştu.
Çıkışta gazetecilerin sorularını cevaplayan Müezzinoğlu, “Bu anlamda örneklerimiz ne yazık ki bürokrasiden kaynaklanıyor. Bizi mahcup eden örnekleri yaşıyoruz. Esasında bu tür basit hataları bu ülkenin bürokrasisi yapmamalı. Ama bakan olarak bizim bir kanuni düzenleme gerekiyor da onu yapmamış durumda olsak onu yapalım ama bu tamamen bürokrasinin zaman zaman işgüzarlığı. Yani ülkemizi mahcup eden fotoğraflar. İnşallah bürokrasimiz de bu anlamda daha duyarlı olur. Yoksa burada bir yasal sorun yok. Ama uygulamada dosyasında bu bu evraklar gerekir diyor. Evrakları l,iste halinde veriyor. Harvard’da ya da dünyanın herhangi bir yerinde bir profesörün, bir doçentin, bir hekimin eğitimle ilgili şu evrakı da eğitimle ilgili getiriyor demesi herhalde bunun için en yeterli olan en son olandır. En son taşıdığı sıfattır. Geçmişindeki eğitimlerini dosyalamanın bir mantığı yok. Bugünkü iletişim çağında hepsine ulaşılabilir. Bir yanlışlık var.” ifadelerini kullandı.

Karaman’da maden içerisinde mahsur kalan işçilerle ilgili görüşleri sorulan Müezzinoğlu, “Son derece üzgünüz. Sabırsızlıkla aileler bekliyor, 77 milyon ülke insanımız bekliyor. Ama bu tür felaketler gerçekten canımızı acıtıyor. Yüreğimizi yakıyor. Her ne kadar ümidimiz azalıyor olsa da ümit ediyoruz ki oradaki 18 vatandaşımızı sağ salim kurtarabilelim. Yaşıyor olmalarını ümit ediyoruz. Ondan sonra sağlık sorunları varsa biz gönüllü olarak, severek her türlü tedaviyi yapmayı arzu ederiz. Ama tabi şuanda sabırla, heyecanla bekliyoruz. Zor bir durum. Ailelere sabır diliyorum. Umudu kaybetmemeye çalışıyoruz. Ülkemiz bu tür felaketlere muhatap olmamasıyla ilgili her türlü yasal düzenlemeleri yapıyoruz. Sıkıntı olduğu zaman vatandaşımızın yanında, samimiyetle duyarlılıkla oluyoruz. Ama önemli olan tedbirleri almak. Daha güçlü alabilmek. Ve bu tür kazalara muhatap olmamak.” diye konuştu.

‘TIBBİ CİHAZ ALIMIYLA İLGİLİ SIKINTIMIZ YOK’

Hastanelere tıbbi cihaz alımıyla ilgili yapılan düzenleme sonrasında yaşanan sıkıntılarla ilgili soruya cevap veren Müezzinoğlu, şöyle devam etti: “O çalışmaları yaklaşık bir ay önce yaptık ve şuanda olağanüstü bir sıkıntımız yok. Zaman zaman üretici firmalarla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ücretlendirme konusunda sorunlar yaşıyorlar. Tabi güçlü alıcı Sosyal Güvenlik Bakanlığı. Bazen hastalarımızın hastalıklarını da fırsat bilerek piyasa bunu istismar da etmek istiyor. O nedenle bu tür sorunları zaman zaman yaşayabiliriz. Neticede hastaya her türlü tıbbi imkanı sunmak bizim görevimiz. Milletin imkanlarını birilerinin istismar etmemesi için de tedbirler almamız lazım. Dolayısıyla bu anlamda şu anda bir sıkıntımız söz konusu değil. ”

‘ESAS AMACIMIZ TAMAMLAYICI VE GELENEKSEL TIP ENSTİTÜSÜ KURMAK’

Alternatif tıpla ilgili yapılan çalışmaları anlatan Bakan Müezzinoğlu, “Ama esas bu anlamda Türkiye’nin tamamlayıcı ve geleneksel tıpta kat etmesi gereken mesafeyi bu yönetmelikle sağlamanın yeterli olacağı kanaatinde değiliz. İnşallah meclise sunduğumuz genel kurula gelen TÜSEB yasamızda kuracağımız enstitülerimizden bir tanesi de biyoteknoloji, kanser enstitüsü, kronik hastalıklar, anne çocuk ve ergen sağlığı enstitülerinde geleneksel ve tamamlayıcı tıp enstitüsünü kuruyoruz. Bunu kurduktan sonra üniversitelerimizin bilimsel dinamikleri bu anlamda devreye girecek. O zaman geleneksel ve tamamlayıcı tıbbın istifadesini 77 milyon ülke insanımız çok daha güçlü görecek. Gelişigüzel uygulamalar yerine bilimselliği veya denetimi daha sağlıklı olsun diye yönetmelik düzenlemesi yaptık. Ama esas hedefimiz tamamlayıcı ve geleneksel tıp enstitüsünü kurup üniversitelerimizin bu anlamda bilimsel çalışmalarının alt yapısını oluşturmak.” diye konuştu.

CİHAN