Nimet Baş darbe dönemlerini değerlendirdi

Nimet Baş, 'Herkes bu cehenneme odun taşımış diye düşünüyorum.'

<p>
Meclis Darbeleri ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu Başkanı Nimet Baş, demokrasinin rafa kaldırıldığı d&ouml;nemleri tanıklar ve belgeler &uuml;zerinden araştırdıkları &ccedil;alışma s&uuml;recini Yeni Şafak&#39;a anlattı. Bazı bilgi ve belgeler karşısında b&uuml;y&uuml;k şaşkınlık yaşadığını belirten Baş, &#39;Y&uuml;ksek Askeri Şura kararları arasında beni dehşete d&uuml;ş&uuml;renler oldu&#39; dedi. &Ccedil;alışmalar s&uuml;recinde darbe&#39;nin sadece askerlerin işi olmadığı kanaatine sahip olduğunu kaydeden Baş, &#39;Herkes bu cehenneme odun taşımış diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum&#39; şeklinde konuştu. Baş, komisyon tecr&uuml;besinden yola &ccedil;ıkarak yakın tarihe ışık tutacak a&ccedil;ıklamalar yaptı.</p>
<p>
Raporu Meclis&#39;e sundunuz. Darbelerin şifrelerini &ccedil;&ouml;zebildiniz mi?</p>
<p>
Aslında biraz malumun ilamı şeklinde yaptığımız &ccedil;alışma; ama her şeyden &ouml;nce &#39;Darbelerin şifresi nedir, darbeler ne adına yapıldı&#39; derseniz, &#39;Bir yerde birtakım kozmik odalarda &uuml;retilmiş resmi doktrinlerle veya bunun i&ccedil;ini kimin doldurduğu belli olmayan bir felsefe&#39; derim. Bu felsefe doğru değil. Milletin inan&ccedil;ları, d&uuml;nya g&ouml;r&uuml;şleri hi&ccedil;bir zaman baz alınmıyor. Millete karşı yapılıyor. Yani 27 Mayıs&#39;tan başlayarak, 1960, 1971, 1980, 28 Şubat darbesi b&uuml;t&uuml;n bunlar aslında ben, her darbenin birbirinin rahminde oluştuğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Bir ideoloji adına bazen muhatapları 28 Şubat&#39;ta dindarlar olarak nitelendirilmiştir. 12 Eyl&uuml;l&#39;de solcular olarak nitelendirilmiştir. Dolayısıyla &#39;şifreler&#39; dediğiniz zaman; &#39;Kime karşı yapıldı&#39; diye sorulduğunda, &#39;Millete karşı yapıldı&#39; diyebiliriz. &Uuml;retilmiş, ger&ccedil;ekle ilgisi olmayan doktrinlerle insanlar fişlendi, idam edildi. Dolayısıyla darbeler konusunda &ouml;zel bir hap veremeyiz ama bu kadar da basit anlatabiliriz.</p>
<p>
ATEŞE BİR DAMLA SU TAŞIYANLARA İŞKENCE</p>
<p>
Meclis Başkaanı &Ccedil;i&ccedil;ek&#39;in s&ouml;ylediği gibi sis perdesi aralanabildi mi?</p>
<p>
Yaptığımız &ccedil;alışmanın &#39;Pandora&#39;nın kutusunu aralamak&#39; olduğunu, bundan sonraki atılacak adımlarla demokratik ve sivil anayasa yapmanın her şeyden &ouml;nce &ouml;nemli olduğunu s&ouml;ylemek istiyorum. Bu bakımdan darbe d&ouml;nemi mevzuatının taranmak suretiyle, darbelerin izlerini toplumdan tamamen silinmesi gerekir. En &ouml;nemlisi darbe konusunda toplumsal bilin&ccedil; oluşturulması ki, ben b&uuml;t&uuml;n medyaya teşekk&uuml;r ediyorum. Kamuoyu oluşturmak a&ccedil;ısından b&uuml;y&uuml;k destekleri oldu. 1960 darbesinden hemen sonra ve &ouml;ncesinde atılan manşetlere baktığımız zaman, bug&uuml;n &uuml;lkenin en demokrat insanlarının 71 ve 60&#39;a, &#39;Yaşa T&uuml;rk ordusu&#39; şeklinde darbeyi alkışladıklarını, en kanlı başbakan ve bakanların asılmasıyla sonu&ccedil;lanmış darbelerin dahi bu toplumun belli kesimlerince alkışlandığını, darbe d&ouml;nemlerinde anayasa yapmak i&ccedil;in akademisyenlerin konseylerde nasıl yarıştığı g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z zaman sadece eli silahlı askerlerden ibaret olmadığını g&ouml;r&uuml;yorum. &#39;Herkes bu cehenneme odun taşınmış&#39; diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Taşımışlar ama bir damla su ulaştırmak isteyenler de korku, tehdit, sindirme, cezalandırma ve işkencelere maruz kalmışlar. Toplumun bu anlamda sesinin g&uuml;&ccedil;l&uuml; &ccedil;ıkmasının &ouml;n&uuml;nde en &ouml;nemli engellerden bir tanesi de budur. Bu &uuml;lkenin sivil-toplum yapısı, medyası, bu devletin eklenmiş sermayesi, bu &uuml;lkenin &uuml;niversiteleri, bu &uuml;lkenin yargısı hepimiz sorumluyuz.</p>
<p>
&Ouml;NEMLİ BİR KAPI A&Ccedil;TIK</p>
<p>
Rapor i&ccedil;inize sindi mi?</p>
<p>
Bu rapor, i&ccedil;imize &ccedil;ok sinen bir rapor oldu. Ama m&uuml;kemmel ve kusursuz bir iş yaptığımızı iddia etmiyorum ama tarihe not d&uuml;şecek d&uuml;zeyde &ouml;nem atfediyor. Biz dinlemelerin yoğunlaştığı d&ouml;nemde topladığımız bilgi ve belgelerle konuşmayı tercih ettik. On birlerce sayfa dok&uuml;man bundan sonra Meclis&#39;te bu t&uuml;r &ccedil;alışma yapacak komisyonlara da, &uuml;niversitelere de, araştırmacılara da ışık tutacak diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Belli bir şeylerin kapısını a&ccedil;tık. &Ccedil;ok &ouml;nemli adımlar attık.</p>
<p>
GİZLİ MGK KARARLARINI DEĞERLENDİRDİK</p>
<p>
Devletten istediğiniz bilgi ve belgeleri aldınız mı?</p>
<p>
Alabildiklerimiz var, alamadıklarımız var. Onları rapora ek olarak koyduk. İstediğimiz kurumlar i&ccedil;erisinde bir&ccedil;oğu paylaştı. Ama kurumsal pozisyonları gereği devlet sırrı kapsamı i&ccedil;erisinde olduğu i&ccedil;in paylaşmadılar. Ama şunu &ouml;nemli buluyorum. MGK kanunun 10. Maddesine g&ouml;re MGK kararları a&ccedil;ıklanamaz ama sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında, Başbakanımızın da siyasi destekleri ile komisyonumuza MGK karar aldı ve bize 48 tane kararı g&ouml;nderdi. Gizlilik kararını korumak kaydıyla g&ouml;nderilmesi kararını aldılar. Eklerde yayınlayıp yayınlanması hukuki a&ccedil;ıdan tartışmalı bir konu. Konuyu Meclis başkanlığına emanet ettik. Onlar değerlendirsinler. Biz yararlandık. Biz raporda o bilgileri kullandık.</p>
<p>
DARBECİLERLE İŞBİRLİĞİNDE BASIN LİSTENİN EN BAŞINDA</p>
<p>
Cehenneme odun taşıyanlar listesinde ilk sıra kimin?</p>
<p>
Kamuoyunu oluşturmada en etkili olan basın derim. Her şeyden &ouml;nce rolleri &ouml;nemlidir. 1960 sonrasında bu &uuml;lkenin başbakanını d&uuml;ş&uuml;k, aşağılık olarak nitelendiren ve daha sonra darbeyi topluma yaymak i&ccedil;in en &ouml;nemli yani darbenin bir h&uuml;rriyet, zafer bayram olarak kutlanması ve topluma mal edilmesi i&ccedil;in verdikleri &ccedil;abaya bakarsanız o tarihlerde bir tek Bedii Faik y&uuml;ksek sesle ve farklı bir şey s&ouml;ylediğini g&ouml;r&uuml;r&uuml;s&uuml;n&uuml;z, basından. Eğer basından topyekun destek bulamamış olsalardı, bence bu kadar kolay cesaret edilemezdi.</p>
<p>
Medya patronlarını dinlediniz. A&ccedil;ıklamaları katkı sağladı mı, samimi buldunuz mu?</p>
<p>
Daha &ouml;nemlisi samimi bulup bulmamaktan ziyade, ben kişisel g&ouml;r&uuml;şlerimi ortaya koymak yerine tam tersine hangi d&ouml;nemde nasıl davrandıklarını rapora koyduk. Dolayısıyla şunu da hissettik &ccedil;ok az olmakla birlikte samimi bir pişmanlığı nedameti &ccedil;ok insani buluyorum. Bir nedamet duygusu i&ccedil;erisinde olanların yanı sıra, askerlerin -tırnak i&ccedil;erisinde s&ouml;yl&uuml;yorum- nasıl ki darbenin gerek&ccedil;esi hukuki maddelere dayanması dışında bunu bir g&ouml;rev olarak addedildiğini ve bu g&ouml;rev ifası olarak algıladıkları gibi, aynı zamanda medya da bunu bir g&ouml;rev olarak g&ouml;rm&uuml;ş. G&ouml;rev i&ccedil;erisinde tanımlanmış. Habercilik anlayışında yaptıklarını s&ouml;yleyenler oldu. Yine olsa yine yaparım diyenlerde oldu. Dolayısıyla hani bir kategorize etmekten ziyade b&ouml;yle sınıflandırabilirim.</p>
<p>
DERİN DEVLETİN DEŞİFRESİ İ&Ccedil;İN YENİ BİR ARAŞTIRMA</p>
<p>
Derin devlet ve kontrgerillanın devlet i&ccedil;indeki izlerini tespit ettiniz mi?</p>
<p>
Biz, d&ouml;nemin b&uuml;t&uuml;n &ouml;nemli g&ouml;revde bulunmuş siyasilerine, askerlerine, bakanlarına bu soruları sorduk. Bu konuda bilgi belge de istedik. &Ccedil;eşitli zamanlarda &ccedil;eşitli isimler adı altında bir takım kurumların oluştuğunu biliyoruz. Ama bu kurumlar, Hilmi &Ouml;zk&ouml;k&#39;&uuml;n tabiri ile &quot;&Ouml;zel Harp Dairesi illegal bir kurum değildir. Yasaldır ve g&ouml;revi de kanunlarla &ccedil;izilmiştir&quot; şeklinde tanımlandı. Kamuoyunda b&ouml;yle bir yapının varlığı kabul ediliyor. Ama bu varlığa dair daha somut verilere ulaşmak i&ccedil;in T&uuml;rkiye&#39;nin bu konuyla ilgili daha geniş kapsamlı araştırmalara ihtiyacı olduğunu s&ouml;yledik. O y&uuml;zden sonu&ccedil; &ouml;nerileri, hepsinin adını zikrederek, Seferberlik Tetkik Kurulu, &Ouml;zel Harp Dairesi, JİTEM gibi yapılanmaların bir şekilde araştırma konusu yapılması ve devlet sırrı gibi kavramları ortadan kaldırarak derin bir deşifre yapılmasını istedik.</p>
<p>
MİLLETİN İRADESİNE SAHİP &Ccedil;IKTIĞINI G&Ouml;STERDİ</p>
<p>
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan sorularınıza verdiği yanıtta, darbeler d&ouml;neminin artık geride kaldığını s&ouml;yl&uuml;yor. Siz de aynı kanaatte misiniz?</p>
<p>
Ben Sayın Başbakanımızın bu milletin iradesine sahip &ccedil;ıkma, milletin iradesini bir emanet sayarak en onurlu şekilde g&ouml;rm&uuml;ş bir siyaset&ccedil;iye &ccedil;ok yakışan bir c&uuml;mle olarak g&ouml;r&uuml;yorum bunu. 2002&#39;den başlayarak bakarsanız t&uuml;m bunlar duruma vaziyet eden bir durumu değiştirme iradesi sonucunda ger&ccedil;ekleştirildi. Bug&uuml;n bu komisyon kurulmuşsa ve bu komisyona en y&uuml;ksek d&uuml;zeyde motivasyon ve destek verilmişse. Komisyon raporumuzda ilk 3 sayfanın o millet iradesine verdiği &ouml;nemi ortaya koyan 1960 ve 80&#39;den başlayarak vesayet&ccedil;i anlayışı analiz ettiğini ve bunun yol g&ouml;sterici olduğunu s&ouml;yleyebilirim. Bu irade olduğu s&uuml;rece T&uuml;rkiye&#39;de bir şey olmaz. Evet b&uuml;t&uuml;n vesayet&ccedil;i sistemi tasfiye etmemiz gerekiyor. Başta sivil anayasa olmak &uuml;zere darbe mevzuatını g&ouml;zden ge&ccedil;irmemiz gerekiyor.</p>
<p>
Bu konuda bir kitap yazmayı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yor musunuz?</p>
<p>
D&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum evet. Başından beri hep bu y&ouml;nde notlar aldım zaten.</p>
<p>
Baykal kendine yakışanı yaptı</p>
<p>
Nimet Baş, &#39;Komisyona bilgi vermeyen Deniz Baykal&#39;ın tavrı sizi incitti mi&#39; sorusuna şu cevabı verdi: &#39;İncitme, kırılma bana &ccedil;ok uymayan tutumlar olur. 3. d&ouml;nemim &ccedil;ok iyi tanıdığım bir siyaset&ccedil;i, tutum ve davranışları konusunda da bir fikir sahibiyim. Dolayısıyla Baykal&#39;a yakıştırdığım bir davranış oldu, kendisine &ccedil;ok yakışan bir şeydi.&#39;</p>
<p>
Demirel darbecilerle aynı dili konuşuyor</p>
<p>
Demirel, ben darbelerle hesaplaştım dedi. Siz bunu nasıl karşıladınız?</p>
<p>
Kendi d&ouml;nemiyle hesaplaştı evet. Kendine yapılan darbelerle hesaplaştı evet. 28 Şubat d&ouml;nemiyle hesaplaştı mı onu sormak lazım.</p>
<p>
28 Şubat&#39;taki rol&uuml;n&uuml; farklı bir yere mi koyuyorsunuz?</p>
<p>
Evet anayasal bir kurum olan Milli G&uuml;venlik Kurulu&#39;nu işlettim dedi. Ama hatırlarsanız anayasal kurumların işletilmesi, anayasa gereği veya yasa gereği, g&ouml;rev gereği tanımları &ccedil;ok da darbecilerin diline benzeyen bir dildir. Daha &ouml;nce kendisi darbelere muhatap olmuş, mağdur olmuş bir siyaset&ccedil;i olarak, okuyamıyorlarsa okuyabilecekleri yere gitsinler mesela Suudi Arabistan&#39;a birisidir. Bu &ccedil;ok tipik paternalist devlet anlayışını temsil eder. Sivil iradeyi temsil etmez, demokratik tutumu da temsil etmez. Ne kendisi bu &uuml;lkenin ev sahibidir ne o &ccedil;ocuklar bu &uuml;lkenin misafiridir. Kimseye kapıyı g&ouml;stermeye hakkı yoktur. &Ouml;yle g&ouml;r&uuml;yorum.</p>
<p>
Oradaki dili darbecilerin kullandığı dil midir?</p>
<p>
Onlara yakın bir dildir evet.</p>
<p>
Kuran&#39;a el koyma kararı g&ouml;zlerimi doldurdu</p>
<p>
Belgelerde sizi dehşete d&uuml;ş&uuml;recek şeyler oldu mu?</p>
<p>
Evet oldu. 28 Şubat s&uuml;recinin &ccedil;ok uzun bir d&ouml;nem olduğunu biliyorduk. Ama 2004&#39;ten bir vesika paylaşmak istiyorum. &#39;Eşiniz &ccedil;ağdaş olmayan bir kıyafetle toplum i&ccedil;erisinde kendini g&ouml;stermesi siz TSK mensupları ve bağlı bulunduğunuz birliğe yakışmamaktadır. 1. sicil amiriniz olarak sizi uyarmamıza rağmen olağan durumunuzda bir değişiklik olmadığı başta sizi ve bayan B.&#39;yi son kez uyarmak durumundayım. Durumunuzun takip&ccedil;isi olduğumu eşinizin kıyafeti değiştirmemesi halinde ortaya &ccedil;ıkabilecek 926 sayılı i&ccedil; hizmet kanunun ilgili m&uuml;eyyideleri ile karşı karşıya kalacağınızı hatırlatır bu konunun bilinmesini rica ederim. İmza. Hava Savunma Kurmay Albay …&#39; Bunlar YAŞ kararlarından alınan &ouml;rnekler. &#39;Başta Kuran-ı Kerim, yasak yayınlar listesinde bulunmadı ancak dini bilgiler muhteva ettiğinden el konulmasının yerinde olduğunu&#39; diyen belgeyi okuyunca g&ouml;zlerim doldu. Bu milletin değerleri ile hi&ccedil; de barışık olmayan bir belge. &#39;Dini bilgiler ihtiva edilen bir Kuran-ı Kerim. Evinizde alenen teşhir edilen tablo yazma eserlerden yılı 1947 Allah ismi. İrtica propaganda kapsamında olduğu&#39; İnsanın kanını donduracak şey. &#39;Bu kadar da olmaz&#39; dedirten şeylerdi. Bize gelen belgelerden bazıları. Bu milletin hissiyatını anlaşılmaz olduğunu ama bu kadarını d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yordum. Ger&ccedil;ekten adına &#39;Peygamber ocağı&#39; diyen bir toplum bu. Dolayısıyla bu ordumuzda, bu kadar hukuksuzluk nasıl reva g&ouml;r&uuml;lm&uuml;ş? Nasıl yakıştırmış, nasıl yapmışlar diye d&uuml;ş&uuml;nmeden edemiyorum. Bu kadarını tahmin etmiyordum. Fişlendiklerini tahmin ediyordum ama askerden atılmasına neden olacak şeyin, Kuran-ı Kerim olmasını nasıl d&uuml;ş&uuml;nebiliriz. Allah ismini irtica olarak algılamışlar.</p>
<p>
Paşalar pişman değil</p>
<p>
Evren ve Şahinkaya&#39;nın savunmalarında pişmanlık g&ouml;zlemlediniz mi?</p>
<p>
Hayır, yok. Biz de g&ouml;r&uuml;şlerine başvurmak &uuml;zere kendilerine talepte bulunduk, reddettiler. Ben de o zaman &quot;Millet iradesini o g&uuml;n de hi&ccedil;e saymışlardı bug&uuml;n de hi&ccedil;e sayıyorlar&quot; dedim. Millet iradesi ile se&ccedil;ilmiş gelmiş milletvekillerini cezaevlerine g&ouml;nderip, askerleri yerleştirdiler. Darbe sonrası Meclis Genel Kurulu&#39;ndaki &uuml;niformalı askerlerden oluşan fotoğrafı, demokrasimiz adına her yere asmak gerektiğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.</p>
<p>
Evren &#39;Eşitlik olsun diye bir sağdan bir soldan astık&#39; dedi. Ne hissettiniz?</p>
<p>
Kendi eşitlik ve adalet duygusunu b&ouml;yle anlatan insana ne diyebilirsiniz? Aradan 30 yıl ge&ccedil;miş bug&uuml;n bile bu tahakk&uuml;mc&uuml; anlayışın hala s&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; g&ouml;r&uuml;yorum ve aşırı &ouml;zg&uuml;ven beni doğrusu olumsuz y&ouml;nde de etkiliyor. &quot;O g&uuml;n yargı bu kararları verdi. Bizimle ne ilgisi var&quot; bile dese amenna diyeceğimiz bir şey. &#39;Talimat verdik astırdık&#39; c&uuml;mleleri hala kullanılıyor bu &uuml;lkede.</p>
<p>
Sis perdesi aralandı</p>
<p>
Meclis Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu, darbe ve muhtıra d&ouml;nemlerine ilişkin 1404 sayfalık raporunu d&uuml;n TBMM Başkanı Cemil &Ccedil;i&ccedil;ek&#39;e sundu. Komisyon Başkanı Nimet Baş, 4 aylık &ccedil;alışmanın &uuml;r&uuml;n&uuml; raporu &Ccedil;i&ccedil;ek&#39;e verirken &quot;Pandora&#39;nın kutusu a&ccedil;ıldı&quot; dedi. Komisyon &uuml;yeilerini Başkanlık divanı Salonu&#39;nda ağırlayan &Ccedil;i&ccedil;ek ise kurumsal olarak darbelerin birinci derecede mağdurunun TBMM olduğunu s&ouml;yledi.</p>
<p>
REFERENS OLACAK</p>
<p>
&Ccedil;i&ccedil;ek, komisyonun yaptığı &ccedil;alışmaların referans olacağını dile getirdi. Araştırma komisyonlarının ancak 4 aylık bir s&uuml;reyle &ccedil;alışabildiğini hatırlatan &Ccedil;i&ccedil;ek, ş&ouml;yle konuştu: &quot;Elbette b&ouml;ylesine karışık, karmaşık, &uuml;zerinde sis perdesi olan, perde arkasında da pek &ccedil;ok ger&ccedil;eğin yattığı, &ouml;lenlerin ve &ouml;ld&uuml;renlerin, mağdurların, mağduriyetlerin, acıların yaşandığı bu d&ouml;nemlerle ilgili &ccedil;alışmaları 4 ay gibi kısa bir zamanda t&uuml;m y&ouml;nleriyle ortaya &ccedil;ıkarmak m&uuml;mk&uuml;n olmayabilir. Ama, sis perdesinin &ouml;nemli bir kısmı aralanmıştır.&#39;</p>
<p>
CHP&#39;DEN AYRIŞIK RAPOR</p>
<p>
Komisyonun CHP&#39;li &uuml;yesi Ahmet Toptaş, Meclis Başkanı &Ccedil;i&ccedil;ek&#39;e kendilerinin ayrışık raporu olduğunu dile getirerek, komisyon raporunun i&ccedil;eriğine katılmadıklarını; yalnızca sonu&ccedil; ve &ouml;neri b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml;n oybirliği ile kabul edildiğini s&ouml;yledi. MHP Milletvekili &Ouml;zcan Yeni&ccedil;eri de ayrışık raporlarının olduğunu s&ouml;yledi. Toptaş ve Yeni&ccedil;eri, ayrışık raporlarını &Ccedil;i&ccedil;ek&#39;e verdi.</p>
<p>
Pandora&#39;nın kutusu b&ouml;yle a&ccedil;ıldı</p>
<p>
Ekleri hari&ccedil; 1404 sayfalık rapor hazırlayan komisyon &ccedil;alışmalarında 1500 saat &ccedil;alıştı. Başta TBMM olmak &uuml;zere İstanbul, Aydın, Malatya, Bolu, Manisa da muhtıra ve darbe d&ouml;nemlerinin 143 tanık ve mağdurlarını dinleyen Komisyona 47 uzman destek verdi. 500 kitap, &ccedil;ok sayıda makale, tez ve Meclis tutanaklarını inceleyen Komisyon Yassıada, 12 Eyl&uuml;l ve 28 Şubat s&uuml;re&ccedil;lerine ilişkin belgesel yapımlarını da izledi. Y&uuml;ksek askeri Şura kararları ve re&#39;sen emekli edilerek TSK&#39;dan ihra&ccedil; edilenler, baş&ouml;rt&uuml;s&uuml; mağdurları, Salih Mirzabeyoğlu gibi halen olağan&uuml;st&uuml; d&ouml;nem yargılamaları sebebiyle cezaevinde bulunanlar, &uuml;niversite ilişiği kesilenler olmak &uuml;zere y&uuml;zlerce mağdur komisyona başvurdu. Başbakanlıktan ve K&ouml;şk&#39;ten 30 binin &uuml;zerinde evrak, belge gelirken 27 Mayıs 1960 darbesi, 12 Mart 1971 Muhtırası, 12 Eyl&uuml;l darbesi ve 28 Şubat ile 27 Nisan s&uuml;re&ccedil;lerine ilişkin gazete, dergi, televizyon yayınlarını da incelendi. Meclis&#39;in tatile girdiği s&uuml;re&ccedil;te de fiilen &ccedil;alışan komisyon belgelerin analizlerini yaptı.</p>
<p>
YENİŞAFAK</p>