ERMENİSTAN’DA HÜKÜMET VE KİLİSE ARASINDAKİ TANSİYON
Ermenistan’da hükümet ile Ermeni Apostolik Kilisesi arasındaki gerginlik, son zamanlarda yaşanan olaylarla tavan yaptı. Başbakan Nikol Paşinyan, kilisenin kendisini “sünnetli” olarak suçlayan açıklamalarına sert yanıt veriyor. Aynı zamanda, Başpiskopos Bagrat Galstanyan liderliğinde planlandığı iddia edilen bir darbe girişiminin güvenlik güçleri tarafından engellendiğini belirtti. Bu gelişmeler, ülkedeki siyasi ve dini dinamiklerin yanı sıra uluslararası kamuoyunun da dikkatini çekiyor.
KİLİSEDEN GELEN AĞIR İTHAMLAR
Ermeni Apostolik Kilisesi’nin sözcüsü Zareh Aşuryan, Paşinyan’ı “sünnetli” olmakla suçlayarak onun “gerçek bir Hristiyan olmadığını” ima etti. Bu suçlama, Ermenistan’da din ve devlet ilişkilerinin hassasiyetini bir kez daha gündeme getirdi. Paşinyan, Aşuryan’a karşılık vererek, kilise lideri Katolikos II. Garegin’in bekarlık yeminini bozarak çocuk sahibi olduğunu iddia etti. Paşinyan, “Sünnetli olduğum iddiasını kanıtlamaya hazırım” diyerek tartışmayı kişisel bir seviyeye taşıdı.
DARBE GİRİŞİMİ VE TUTUKLAMALAR
25 Haziran’da Paşinyan, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada “kriminal-oligarşik ruhban sınıfı” tarafından düzenlenmiş bir darbe planının güvenlik güçleri tarafından engellendiğini aktardı. Ermenistan Soruşturma Komitesi, Başpiskopos Bagrat Galstanyan’ın liderliğindeki bir grubun Kasım 2024’ten beri hükümeti devirmek için çalıştığını iddia etti. Aralarında Galstanyan’ın da bulunduğu toplam 14 kişi tutuklandı ve evlerde yapılan aramalarda silahlar ile sabotaj planlarına dair ses kayıtları ele geçirildi. Yetkililer, Galstanyan ve destekçilerinin eski asker ve polislerden oluşan yaklaşık bin kişilik bir grubu, yolları kapatmak ve şiddet eylemleri başlatmak üzere organize ettiğini öne sürdü. Soruşturma Komitesi, bu planların 23 Haziran’da başlayarak 30 Haziran’da yönetimin devrilmesiyle sonuçlanmasını hedeflediğini açıkladı.
KİLİSENİN ETKİSİ VE MUHALEFET HAREKETLERİ
Ermeni Apostolik Kilisesi, Ermenistan’da anayasal olarak özel bir statüye sahip ve toplumsal etki gücü oldukça yüksek. Ancak 2020’deki Karabağ yenilgisi sonrası kilise, Paşinyan’a yönelik eleştirilerini arttırdı. Katolikos II. Garegin, yenilginin ardından Paşinyan’ın istifasını talep ederken, Başpiskopos Galstanyan liderliğindeki “Kutsal Mücadele” hareketi, Azerbaycan’a tavizlere karşı kitlesel protestolar düzenledi. Bu hareket, Paşinyan’ı devirmeyi amaçlayan bir muhalefet платформuna dönüşürken, kilisenin önemli bağışçılarından biri olan Rus-Ermeni iş insanı Samvel Karapetyan’ın darbe girişimi iddialarıyla tutuklanması, tansiyonu daha da artırdı. Ermenistan medyasına göre, ev aramaları sırasında gözaltına alınan kişiler arasında Ermenistan Devrimci Federasyonu (Taşnak Partisi) üyeleri de bulunuyor.
RUSYA’DAN TEMKİNLİ YAKLAŞIM
Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Ermenistan’daki gelişmelerin “Erivan’ın iç meselesi” olduğunu vurguladı ve hukukun üstünlüğüne dikkat çekti. Peskov, bu krizin, Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki barış müzakerelerini etkilememesi gerektiğini ifade etti. Ermenistan’ın son yıllarda Batı’ya daha yakınlaşması, Rusya ile ilişkilerinde gerginlik yaratmış durumda.
PAŞİNYAN VE KİLİSE ARASINDAKİ GERİLİMİN KÖKENLERİ
Paşinyan ile Ermeni Apostolik Kilisesi arasındaki gerilim, sadece son olaylarla sınırlı kalmıyor. 2020 yılındaki Karabağ yenilgisi, Azerbaycan’a verilen topraklar ve Paşinyan’ın Türkiye ile normalleşme çabaları, kilisenin muhalefetini de tetikliyor. Paşinyan’ın, kiliseyi “depo” şeklinde tanımlaması ve II. Garegin’in özel hayatını hedef alan açıklamaları, dinî yetkililerle aralarındaki bağı zayıflatma noktasına getirdi. Galstanyan’ın avukatı Ruben Melikyan, tutuklamaları “siyasi bir soruşturma” olarak nitelendirerek kınadı. Kilise ise, operasyonların güven vermediğini ve hükümetin güvenlik güçlerini yönlendirdiğini iddia ediyor.
ERMENİSTAN’IN GELECEĞİ BELİRSİZLİK İÇERİYOR
Paşinyan’ın karşılaştığı bu iç siyasi kriz, hem iç politikada hem de dış ilişkilerde Ermenistan’ın istikrarını tehdit ediyor. Kilisenin etkisi ve muhalefetin artışı, Paşinyan’ın liderliğini zorlu bir sınava tabi tutuyor. Ayrıca, Azerbaycan ile barış müzakerelerinin hassas bir süreçte olduğu düşünülürse, bu iç krizinin bölgesel etkileri de yakından takip ediliyor.