Güneydoğu’daki umut kapısı kapanmasın

Prof. Dr. Sedat Laçiner, dershane ve etüt merkezlerinin kapatılmasını istemedi.

Uluslararası İlişkiler ve Güvenlik Uzmanı Prof. Dr. Sedat Laçiner, dershane ve etüt merkezlerinin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki çocukların umut kapısı olduğunu belirterek, bu kapının kapatılmaması gerektiğini söyledi.

    Prof. Dr. Laçiner, Milli Eğitim Bakanlığı'nın dershaneleri ve etüt merkezlerini kapatma hazırlığını değerlendirdi. Kurs vermek, eğitim alanında kurs açmak son derece masum bir iş olduğunu vurgulayan Laçiner, bu tür kursların ABD'de, Avrupa'da ve Japonya'da da olduğunu hatırlattı. Laçiner, "Çünkü teşebbüs hürriyeti söz konusu bahsettiğimiz ülkelerde. Türkiye'deki tüm üniversiteler iyi olsa, çok geniş kontenjanları olsa, öğrencilerin talebiyle, devletin sunduğu, okulların sunduğu alanlar arasında bir uyumsuz olmasa bile dershaneler olacak. Olması gerekir. Ama nasıl olması gerekir, dikiş nakış kursu olarak olacak veya dil öğretim kursu olarak alacak. Belli derslere takviye olarak olacak. Bu mutlaka olacak. Ben bu konuşmayı, tartışmayı gerçekle çok uyumsuz buluyorum. Ve Türkiye'nin yanlış tartışma üslubunun tipik örneği olarak görüyorum." diye konuştu.

    "İSTİSMAR ARTAR"

    Dershaneleri kaldırması durumunda bu sefer velilerin alternatif bulma yoluna gideceğini belirten Laçiner, bunun da birçok olumsuzlukları beraberinde getireceğine vurgu yaptı. Laçiner durumu şöyle özetledi: "Ne yapacaklar ya okuldaki öğretmenlere para vererek kurs alacak. Yasal olarak, ya da yasadışı olarak. Bu ülkenin insanlarının en büyük sermayesi çocuklarıdır. Çocukları için canlarını vermeye hazır insanlardan bahsediyoruz. Dershanelerin verdiği fonksiyon mutlaka yasadışı yollardan veya başka yollarla kapatmaya çalışacaklardır. Bu da hem vergi kayıplarına yol açar, hem takibi zorlaştırır. Sonra istismarlar artar. Yani şu anda bir dershane kurumdur. Takip edebilirsiniz her yönü ile. Ama şimdi evlerde, binaların bodrum katlarında, şurada burada 100 binlerce çocuk eğitim alacak bu da zor bir konu."

    "ŞIRNAK'TAKİ ÇOCUĞUN UMUT KAPISINI SÖNDÜRMEMEK LAZIM"

    Bu durumun Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri açısında bakıldığında daha vahim bir durum ortaya çıktığını belirten Laçiner, burada kendini kanıtlamış ve başarılı olmuş birkaç dershane ve özel okulun burada yaşayan çocuklara umut kapısı olduğunu söyledi. Laçiner sözlerini şöyle sürdürdü: " Oralarda devlet olsun, özel kurumlar olsun, gerçekten ihtiyacı karşılayamıyorlar. Sayısal olarak bile karşılayamıyorlar. Nicel olarak bile karşılayamıyorlar ki kalite açısında çok büyük sorun var. Şimdi orada birkaç tane dershane olarak, özel okul olarak kendini göstermiş yer var ise bunlar oradaki çocuklar için çıkış kapısı oluyor. Yani Şırnak'tan Hakkari'den, Diyarbakır'dan üniversiteye yeni bir dünyaya adım atması için bir umut oluyor. O umut kapılarından bir kapıyı kapatmamak lazım, söndürmemek lazım. Bir adım atarken de bunları sorunları neler olacağını konuşmamız gerekiyor. Bir yasa yapılırken, bir politika belirlenirken, bir şeyi kaldırıyorsak, evvela onun yerine ne koyacağımızı mutlaka bilmemiz lazım. İkincisi kaldırdığımız kurumun zararları neler olacak onu tespit edip, onu giderecek önlemleri koymamız lazım. Bunlar da bir yılda, üç ayda beş ayda düşünülecek, olunacak alanlar değil. İyi tetkik edilmesi lazım. Ben şuana kadar çok iyi tetkik edildiği konusunda şüphe taşıyorum."

    "TERÖR ÖRGÜTÜNE YARDIMCI OLMAMAK LAZIM"

    Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki illerde terör örgütünün en çok buradaki dershaneleri ve etüt merkezlerini yakıp yıkmaya çalıştığını hatırlatan Laçiner, bu alanda terör örgütüne yardımcı olunmaması gerektiğini söyledi. Laçiner sözlerini şöyle tamamladı: "Biliyorsunuz yakın zamanda PKK üyeleri Hakkari'de Hakkari Üniversitesi'ne saldırdılar. İlkokullara, ortaokullara molotof atarak yaktıklarını biliyoruz. Şu anda Güneydoğu Anadolu Gölgesi'nde terörün mağduru olan bölgede en çok saldırıya uğrayan yerler dershaneler. Dershaneler, öğrencilerin kaldığı yurtlar ve etüt merkezleri en çok buralara saldırıyor PKK. Demek ki burada çok net bir tablo var. Terör eğitilmiş insanlardan korkuyor. Çocuk bile olsa ilkokulu bitirince biraz gözleri açılıyor, ortaokulu bitirince bakışı değişebiliyor. Etüt merkezleri, dershaneler, üniversiteler çok ciddi fark oluşturabiliyor. O anlamda PKK'nın yıkmaya çalıştığı yerler buralar. Bizim de çok iyi şekilde bunun bilincinde terör örgütü buraları kapatmak istiyor ise, yakmak istiyor ise elbette terör örgütüne yardımcı olmamak lazım. Onlara yardımcı olunacak isek bu sonucu doğuracak yanlışlar yapar isek, iyi niyetli bile olsa böyle bir girişimler yapıldığında dershaneler, etüt merkezi, okulları yurtları kapatacak bir sonuca neden olur isek bunun kime yarayacağı kimin ekmeğine yağ süreceği, çok net bir şekilde görülüyor diye düşünüyorum. Buradaki gerçeği görmek için uzman olmaya gerek yok kanaatimce."