Reyhanlı saldırısı öncesinde hedef ‘Konya ve Ankara Kocatepe Camii’ymiş

Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde yaşanan iki bombalı saldırı öncesinde asıl hedefin Konya ve Ankara Kocatepe Camii olduğu bildirildi.

Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde yaşanan iki bombalı saldırı öncesinde asıl hedefin Konya ve Ankara Kocatepe Camii olduğu bildirildi. Saldırılarla ilgili hazırlanan iddianamede, zanlıların daha önce Konya ve Ankara’da keşif yaptığı yer aldı.

Reyhanlı’daki iki ayrı patlamaya ilişkin Terörle Mücadele Kanunu’nun 10’uncu maddesiyle görevli cumhuriyet savcısı tarafından hazırlanan iddianameye göre, şüpheliler eylem sürecinde aralarında yaptıkları iletişimde 9 adet cep telefonu kullanmış. Sanık Nasır Eskiocak’ın istemiyle rastgele seçilmiş üçüncü şahıslar adına kayıtlı 9 GSM hattı ile cep telefonu Yusuf B. ve Mehmet G. tarafından temin edilerek, Nasır Eskiocak’a teslim edilmiş. Ücretleri ise Nasır tarafından ödenmiş. Patlamadan 3 gün önce şüpheliler Yusuf B., Mehmet G., Doğan Ö. ve Nasır Eskiocak, Reyhanlı ilçesinde bomba yüklü araçları koyacakları yerleri tespit etmek amacıyla Yusuf B. tarafından kiralanan araçla keşif yapmış. Toplam 700-1000 kg kadar olduğu değerlendirilen patlayıcıların 25-30 kiloluk paketler içerisinde Cengiz S. ve Ercan B. adlı zanlılar tarafından balıkçı teknesiyle Suriye’den alınarak denizyoluyla Samandağ ilçesine bağlı Meydan köyü yakınlarındaki sahile getirilmiş. Burada Nasır Eskiocak, Yusuf B. ve Mehmet G. tarafından teslim alınan patlayıcılar Mehmet K.’nin aracılığıyla N.H.’dan kiralanan Hatay merkeze bağlı Balıklıdere köyündeki depoya götürülmüş.

PATLAYICILAR BALIKÇI TEKNELERİYLE TÜRKİYE TARAFINA TAŞINDI

Cengiz S. ve Ercan B. eylem planlamasının Suriye ayağında yer alan ‘Nişan’ ve ‘Hacı’ lakaplı Suriye istihbarat görevlileriyle irtibat halinde oldukları belirtilen iddianamede, bu iki sanığın çuvallar içerisindeki patlayıcıları geceleyin farklı günlerde 5 seferde balıkçı tekneleriyle Türkiye tarafına taşıdıkları ifade edildi. İddianameye göre, Suriye istihbaratıyla irtibatlı olan, eylem öncesi patlayıcı maddelerin araca yerleştirilmesi, patlatma düzeneğinin çalıştırılması konusunda Suriye’de eğitim gören, olaydan 2 gün önce Yayladağı Gümrük Kapısı’ndan patlayıcıları yerleştirmek üzere Temir D. Türkiye’ye geldi. Temir D. ve kendisine yardım eden Mehmet G. ile Balıklıdere köyündeki depoda bulunan ve daha önceden Mehmet G. tarafından gizli bölmeler yapılan 06 AH 6072 ve 31 ARS 83 plaka sayılı minibüslere patlayıcıları yerleştirdi. Şüpheli Temir D.’nin Suriye’den patlayıcının bulunduğu yere getirilmesinde Nasır Eskiocak’ın isteğiyle şüpheli İskender Ş. yardımcı oldu. İskender’in eylem planlamasını yapan Nasır Eskiocak, Yusuf Nazik, Temir D. ve Muhammed D. K. ile birliktelikleri, Suriye’den gelişleri, gümrük kapısından geçişleri görüntülere yansıdı. İletişim tespitlerine göre şüpheli İskender’in aracıyla getirdiği Temir D.’nin Suriye istihbaratı ve Acilciler terör örgütü adına bir faaliyet yapmak için geldiğini bildiği, bilerek hareket ettiği vurgulandı.

Yine iddianamaye göre şüpheli Ali E. tarafından eylemin gerçekleştiği gün -11.05.2013- saat 06.30 sıralarında illegal olarak Nasır Eskiocak’ı kendisine ait balıkçı teknesiyle Suriye tarafından alıp Samandağ Meydan köyüne getirdi. Ali E.’nin Nasır’ı Suriye’nin Basit kasabası sahilinden sabahın erken saatlerinde alması yönündeki talimatı Suriye istihbaratıyla irtibatlı gerçek ismi tespit edilemeyen ‘Nişan’ lakaplı kişi tarafından verildi.

Mehmet K. tarafından olay günü saat 11.00 sıralarında Balıklıdere köyündeki patlayıcı yüklü araçların bulunduğu deponun anahtarlarının Doğan Ö. ile Süleyman E.’ye verildiği, deponun açılarak bomba yüklü araçların çıkarılmasının sağlandığı vurgulanan iddianamede, her iki araca ait kontak anahtarları ve araç ruhsatları şüpheli Fikret N. tarafından temin edilerek, depoda saklanan Mehmet G. ve Yusuf B.’den Nasır Eskiocak aracılığıyla alınıp patlayıcı yüklü araçların şoförlüğünü yapacak Doğan Ö. ve Süleyman E.’ye veriliği bilgisine yer verildi. Doğan Ö. ve Süleyman E.’nin bomba yüklü araçları alarak daha önceden keşfi yapılan Reyhanlı ilçesindeki noktalara götürülüp bırakıldı. Doğan Ö. tarafından zaman ayarlı patlayıcılar harekete geçirildi.

PATLAMA İÇİN NASIR’A 30 BİN ABD DOLARI

Bombalı eylemlerin planlamasını yaptığı iddia edilen Nasır Eskiocak, Emniyet Müdürlüğü’nde alınan ve iddianameye yansıyan ifadelerinde, özetle “Yusuf Nazik ile 4 kez Suriye gittim. Yusuf, tarafından ‘Hacı’ isimli bir şahıs ile tanıştırıldım. Hacı, Türkiye’de bombalı eylem yapması için talimatı veren ve bu işleri Suriye tarafında organize eden, Reyhanlı ilçesinde kullanılan patlayıcıları temin eden ve bu işler için kendisine 30 bin ABD Doları veren şahıstır.” diyor.

Reyhanlı patlamasından yaklaşık 1,5-2 ay kadar önce Yusuf Nazik’in Suriye’den gelerek şehir dışına çıkacağını söylediğini anlatan Eskiocak, iddianamedeki açıklamalarında şunları söylüyor: “Kendisine ‘şehir dışına niye çıkacağını’ sorduğumda yolda anlatacağını söyledikten sonra 31 ALV 38 plakalı aracıyla Samandağ ilçesi Çevlik bölgesine gittik. Yusuf burada Suriye’de bulunan bir şahısla Suriye hattından bir telefon görüşmesi yaptıktan sonra aynı gün gece saatlerinde kendisine ait araçla yola çıktık. Yolda giderken Yusuf Nazik, Konya ve Ankara’yı gezerek tespit ettiği yerlere birer araç bırakacağını, zamanı geldiğinde konuyu detaylı olarak anlatacağını söyledi. Sabah saatlerinde Konya’ya vardık. Şehir merkezinde dolaştıkları sırada yüksek katlı bir gökdelenin olduğu yere geldiğinde Yusuf, ‘işte burası’ diyerek Kule Site olarak bildiği yerin birkaç fotoğrafını farklı açılardan çekti. Sonra Konya’dan ayrılarak aynı gün Ankara’ya gittik. Yusuf daha önce tanıdığı İskenderunlu bir arkadaşı olan ancak ismini bilmediği bir şahsın işlettiği restoranda giderek burada yemek yedi. Yusuf bu arkadaşına ‘Kocatepe Camii’ne’ nasıl gideceğimizi sordu. (Bu kişi) Kocatepe Camii’nin bulundukları yere yakın olduğunu ve yaya olarak gidebileceğimizi söyledi. Aracını buraya park ederek Yusuf ile yaya olarak Kocatepe Camii’ne gittik. Camiinin avlusunu ve içerisini gezdikleri sırada Yusuf burada fotoğraf makinesini bana vererek fotoğrafını çekmesini istedi. Yusuf’un durduğu yerde farklı açılardan birkaç kez fotoğrafını çektikten ve yaklaşık 20 dakika camiinin içini ve çevresini gezdikten sonra herhangi bir yere uğramadan aracının yanına gelerek aynı gün Hatay’a geri döndük. Geri döndüğümüzde Yusuf’a ‘buraları neden gezdiğimizi ve bu araçları neden buraya getireceğimizi’ sordum. Kendisi daha sonradan tanıştıracağını söylediği Suriyeli bir şahsın buralara bomba yüklü araçlarla bir eylem yapmayı düşündüğünü ve bu işi kendilerini yapmasını istediğini, kendilerinin yapmaması halinde başkasına yaptıracağını ve bu işte çok paranın olduğunu söyledi. İlk başta kabul etmedim. Ancak Yusuf’un bu işin içerisinde çok para olduğunu, biz yapmazsak yine başkalarını yapacağını söylemesi üzerine kabul ettim.”

Sanık Nasır, ifadelerinde Hatay’a döndükten birkaç gün sonra Suriye’ye giderek burada Yusuf Nazik, Ebu Ali (K) ve Suriye uyruklu Hacı ile restoranda toplantı yaptıklarını kaydediyor. Nasır, Bu toplantıda yapacakları eylemle ilgili talimatları aldıklarını ve Türkiye’ye geldikten sonra satın aldığı Ford transit marka minibüslerden 06 plakalı minibüs ile Ahmet M. ile ve Yusuf B.’ye 900 TL. para ile iki adet sim kartı takılı vaziyette cep telefonu vererek Konya ve Ankara gönderdiğini belirtiyor.