ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran ile nükleer müzakerelerin yeniden başlaması konusunda iyimser olduğunu söyledi. Rubio, savaştaki kırılgan ateşkesin giderek daha fazla sorgulanır hale geldiği bir dönemde bu açıklamayı yaptı. Bakan, Trump yönetiminin İran ve diğer küresel kriz bölgelerine yönelik politikasını Senato Dış İlişkiler Komitesi ve bir Temsilciler Meclisi alt komitesinde art arda düzenlenen oturumlarda savundu. Her iki oturumda da kısa süreli protestolarla karşılaştı.
İRAN NÜKLEER MÜZAKERELERİNDE YENİ DÖNEM
Şubat ayı sonunda başlayan İran savaşından bu yana ilk kamuoyu önünde ifade veren Rubio, İranlıların geçmişte ele almayı reddettikleri nükleer konularda müzakereye yanaştıklarını belirtti. Ancak bu görüşmelerin ne tür bir sonuç verebileceğine dair bir değerlendirme yapmadı. Senato’ya hitaben konuşan Rubio, “Bir ay önce, bir yıl önce anmayı bile reddettikleri nükleer programlarının bazı yönlerini müzakere etmeyi kabul ettiler” dedi. Bakan, bunun “kabul edilebilir bir anlaşmayla sonuçlanacağının” garanti olmadığını ve İran liderliğindeki istikrarsızlığın müzakereleri zorlaştırdığını da sözlerine ekledi.
TRUMP İRAN İLE İLETİŞİM KESİNTİSİNİ YALANLADI
Rubio’nun iyimserliği, iki yarı resmi İran haber ajansının, İsrail’in Hizbullah ile mücadelesi kapsamında Beyrut’u bombalama tehdidinde bulunmasının ardından İran’ın arabulucularla iletişimi kestiğine dair karamsar raporlarının tam tersi yöndeydi. Başkan Donald Trump, İran’ın arabulucularla iletişimi kestiği yönündeki haberleri “yanlış ve hatalı” olarak nitelendirerek yalanladı.
DEMOKRATLARDAN TRUMP POLİTİKASINA SERT ELEŞTİRİ
Rubio’nun kapsamlı ifadesi Demokratlardan sert tepki çekti. Demokrat senatörler, Afrika’daki Ebola salgını gibi hastalıklara yanıt vermek için ABD dış yardımlarının durumu hakkında zorlu sorular yöneltti. Rubio, ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı’nın (USAID) dağıtılmasının, Washington’un küresel insani müdahalelere yardım etme kabiliyetini etkilemediğinde ısrar etti. Maryland Demokrat Senatörü Chris Van Hollen, Rubio ve Trump’ı dış yardım kesintileri ve denizaşırı müdahaleler nedeniyle topa tuttu. Van Hollen, ABD ve İsrail’in İran’ı vurma kararını hedef alarak Cumhuriyetçi başkanı İsrail adına savaşa girmekle suçladı.
HÜRMÜZ BOĞAZI VE YENİ İRAN LİDERİ
Rubio, ifadesinde günün temel sorularına kesin yanıtlar vermekten kaçındı. İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açması karşılığında devasa bir ödeme garantisi almadığını, nükleer programında daha fazla taviz vermesi gerektiğini söyledi. Ayrıca İran’ın yeni dini lideri Muhsin Khamenei’nin savaş başladığından beri kamuoyu önüne çıkmamasına rağmen müzakerelere giderek daha fazla dahil olduğuna dair işaretler olduğunu belirtti.
UYUŞTURUCU OPERASYONLARI VE TAYVAN SİLAH SATIŞI
Rubio, Pentagon’un Karayip Denizi ve Doğu Pasifik Okyanusu’ndaki uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı iddia edilen teknelere yönelik saldırılarının yasallığına ilişkin soruları geçiştirdi. Virginia Demokrat Senatörü Tim Kaine, ordunun hedefleme kriterlerinde teknede uyuşturucu bulunmasının yer almadığını söyledi. Rubio ise her saldırıda bir hukuk görevlisinin yasallık değerlendirmesi yaptığını savundu. Tayvan’a yönelik potansiyel 14 milyar dolarlık silah satışının beklemede olduğunu ancak iptal edilmeyeceğini belirten Rubio, kararın Çin baskısı nedeniyle alınmadığını vurguladı.
KÜBA'YA YÖNELİK POLİTİKALAR PROTESTOLARA YOL AÇTI
Kübalı göçmenlerin oğlu olan Rubio, Trump yönetiminin Küba’ya yönelik artan gerilim politikası hakkında da sorgulandı. Senato brifing odasına girdiğinde “Kübalıları öldürmeyi bırak” sloganları atan protestocularla karşılaştı. Rubio, yönetimin yaklaşımını savunarak Küba hükümetinin politikalarını değiştirmeye odaklanacaklarını belirtti. Kongre kariyeri boyunca ve şimdi de ABD’nin en üst düzey diplomatı olarak Rubio, Küba’nın ABD’ye düşman ülkelerle olan bağları nedeniyle ulusal güvenlik tehdidi olduğunu ve Trump’ın bu konuyu ele almaya kararlı olduğunu söyledi.