ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞI VE DEMOKRASİ
Üçüncü Dünya Savaşı, zaman zaman acımasız yöntemlerle dört bir yanda sürmeye devam ediyor. Ortadoğu’ya demokrasiyi getirmek iddiasıyla çaba sarf eden beyaz adamlar, her yerde alevler yakıyor. Aynı demokrasiyi daha önce getirdikleri ülkelerin durumu ise açık bir gerçektir. Oralardan refah ve medeniyet fışkırmakta. Afrika’da ise farklı normlar hâkim… Yerin altındaki ve üstündeki tüm zenginlikleri alıp insanları köle haline getiren, sömürgecilik tarihine kötü örnekler ekleyen ülkeler; gözlerimizin önünde Afrika’nın yoksulluğu üzerine konserler ve kampanyalar düzenliyor. Gerçekten de içler acısı bir dünya gözler önünde.
KUZEVROPA VE SÖMÜRDÜKLERİ ÜLKELER
Kuzey Avrupa ülkelerinin durumuna dair pek bir şey bilmiyorum. Onların da farklı olduğunu düşünmüyorum; bağnazlık her köşede devam etmekte. Sömürdükleri ülkelerden elmas çıkaranlar, bu elmasları takıp yardım baloları düzenliyor. Dünya, bir anda dans eden köpeklerin olduğu bir mekâna dönüşmüş gibi. Şaka gibi görünse de aslında gerçeklikten uzak değil. Diğer yanda ise hayatlarımız sürüyor. Yapay zekâ, hayatlarımızın bir parçası haline geliyor. Mesleklerin birçokları yok olma aşamasına gelirken, ihtiyaç duyulan meslek sayısı da azalıyor gibi duruyor. Gelişmeler hızla ilerliyor; mimari tasarım bazında bile makinelerle kısa sürede sonuç almak mümkün hâle geliyor. “Oğlum mühendis olsun, kızım da mimar” gibi hayaller hızla tarihe karışıyor.
Tarımda ise yeni gelişmelerin etkisi büyük. İnsan gücüne dayanan birçok araç, artık son günlerini yaşıyor. Dört kişinin iki saatte yaptığı zeytin işini artık makineler dakikalar içinde halledebilir hale geldi. Ancak geleneksel yöntemlerin de bir enerjisi vardır. İnsan ve doğa arasındaki ilişki, benzeri olmayan çok yönlü bir yapıya sahip. Hayvanlarla olan bağımız, insanlık tarihinin temel taşlarını oluşturuyor. Bu nedenle dünya ikiye ayrılıyor ve bizim tarafımız açık. Korumak için gereken her şeyi yapacağımızı ve yeni dünya düzenine karşı direncimizin yükseklikte olacağını söyleyebilirim.
Z KUŞAĞI VE ANANEVİ İŞLER
Z kuşağının gözünde geleneksel işlerin değeri ne kadar düşürülmeye çalışsa da, bu değerleri yaşatacak olan bizleriz. Paylaşımla kârın dengesi olmayan işlerden hep uzak durdum. Sanal paralar ve spekülatif işlemler içindeki sistemden korkuyorum. Ancak iki çocuğum bu düşüncemi paylaşıyor ve benim için çok değerli. Geçmişte kalan erdemleri hayatımıza dahil etmek, birlikte başarılı olmak dileğiyle.
GELECEK HAYALLERİ
2025 yılı için hayallerimiz var. İlk olarak, sabah kahvaltısı için yeni tarifler geliştirmek. Doğal ürünlerin besin değerlerini artırmak ve sağlıklı gıda pişirme teknikleri üzerine yoğunlaşmak. Evde kolaylık sağlayan ve genç çiftlere yardımcı olacak basit tariflerle desteklenmiş gıdalar yaratmak istiyoruz. Düşük kaliteli gıda sektörüne karşı bir duruş sergilemek ve sağlıklı alternatifler oluşturmak, hedeflerimizden biri. Ayrıca beyaz ekmeği ortadan kaldırıp sağlıklı ekmek pişirme aktivitelerini yaymak istiyoruz. Unutmayalım ki, hayaller gerçeğe dönüşebilir. Fernando Pessoa’nın dizeleriyle yol almanın umudunu taşıyoruz. Yarınımız hayırlı olsun. İyi seneler!