Sıfırdan gelen bir sanayici öyküsü

Sıfırdan başlayan bir sanayicinin öyküsünü anlatan belgeselin galası yapıldı.

Yönetmenliğini Nebil Özgentürk’ün üstlendiği, “Asım Bey” belgeselinin galası önceki akşam iş, sanat ve medya dünyasından isimlerin katılımıyla Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. 86 yıllık bir çizgide ülkemizin yakın tarihinden de kareler içeren ve Asım Kocabıyık’ın iş yaşamının 65. yılı olması nedeniyle hazırlanan belgesel, temelleri 1944’te atılan Borusan Grubu ile grubun Kurucu ve Onursal Başkanı Asım Kocabıyık’ın Cumhuriyet tarihiyle özdeşleşen öyküsünü anlatıyor.

6 ay boyunca gerçekleştirilen çekim ve röportaj çalışmaları ile tamamlanan belgesel, Asım Kocabıyık’ın Afyon’un Tazlar Köyü’nde geçen çocukluğunu, sıfırdan var edip büyüttüğü şirketleriyle Türk ekonomisine katkılarını ve yıllar sonra köyüne yaptığı yatırımları anlatıyor.

Belgesel hazırlandı

Belgeselde İstanbul Erkek Lisesi ve İktisat Fakültesi’ndeki öğrencilik yıllarından, ticaret deneyimlerinden kesitler sunuluyor. Borusan’ın Türkiye’nin önde gelen sanayi grupları arasında yerini almasının yanı sıra, kültür, sanat ve eğitime verilen kesintisiz desteğin öyküsü anlatılıyor. 150 dakikalık belgesel için 10 bin resim tarandığını, bin dakikaya yakın görüntü çekildiğini anlatan Özgentürk, şunları söyledi: “Borusan’ın kurucusu Asım Kocabıyık’ın 86 yıllık yaşamına sızdık. Örneğin, 6 yaşına kadar yalın ayakla dolaştığı, yoksunluğu ve yokluğu 100 hanenin neredeyse 90’ıyla eşit paylaştığı Afyon’un Tazlar Köyü’ne, 80 yıl sonra Borusan’ın özel uçağıyla gittik. Burada Türkiye’nin en önemli kırsal kalkınma projelerinden birinin gerçekleştirildiğini gördük. Dahası, köyde kiminle konuşulsa, ya kendisi Borusan’dan emekli olmuştu ya da çocukları, torunları hâlâ Borusan’da çalışıyordu. Anlatmaya çalıştığımız öyküyü özetleyen bir durum bu.”

Evlilik yıldönümünde Romeo ve Jülyet eşliğinde…

Belgeselin gala gösteriminin gerçekleştirildiği 21 Nisan, Asım Kocabıyık’ın aynı zamanda 56. evlilik yıldönümüydü. Borusan İstanbul Filarmoni gecede Asım ve Nurhan Kocabıyık’a atfen Çaykovski’nin Romeo ve Jülyet isimli eserini seslendirdi.