Şirketlere ve hanelere ‘elektriğini kendin üret’ çağrısı

Lisanssız Elektrik Üretim Derneği Başkanı Yalçın Kıroğlu, şu aşamada 500 kilowata kadar lisanssız olarak elektrik üretilebildiğine işaret ederek, "Kurum, şirket ya da birey kendi elektriğini üretebilir.

Lisanssız Elektrik Üretim Derneği Başkanı Yalçın Kıroğlu, şu aşamada 500 kilowata kadar lisanssız olarak elektrik üretilebildiğine işaret ederek, “Kurum, şirket ya da birey kendi elektriğini üretebilir.” diyor.

İnsan ve Hayat dergisi, Eylül sayısında enerji konusunu büyütecine alıyor. Güneş ve rüzgârdan gelir elde etme yöntemlerini aktarıyor. Lisanslı ve lisanssız enerji üreterek satış yapmanın artılarını, güç yanlarını uzmanlar ile görüşerek masaya yatırıyor. Dergide Ömer Demir imzasıyla sunulan dosya haber, ‘Rüzgâr, Güneş, Hidroelektrik ve Biyogaz Enerjinin Gücüne Sahip Olmak’ başlığını taşıyor.

Yazıda enerjinin tarihi serüvenine yer veriliyor. Yeni kaynak üretme yollarını bulmak için arayışta olduğu vurgulanıyor. Şu an en yaygın kullanılan kaynakların kömür, petrol, linyit ve doğalgaz olduğunun belirtildiği dosyada enerjide dışa bağımlılığın insanları, ülkeleri tedirgin ettiği de anlatılıyor.

ELEKTRİĞİNİ KENDİN ÜRET

Enerji dosyasında elektriğini kendisi üretmeyi amaçlayanlar için uzmanların görüşlerine temas ediliyor. Lisanssız Elektrik Üretim Derneği Başkanı Yalçın Kıroğlu, çıkan yeni kanunla 500 kilowata kadar lisanssız olarak elektrik üretilebilme imkânı tanındığından söz ederken, “Kurum, şirket ya da birey kendi elektriğini üretebilir.” ifadesini kullanıyor.

Enerji Danışmanı Orhan Polat ise güneş paneli üretim alanı kuracaklara önerilerde bulunuyor. Türkiye’de amorti süresinin 7 sene olduğunu, ancak uzun süren prosedürlerin girişimciyi ürküttüğünü dile getiriyor.

5 ADIMDA ALTERNATİF ENERJİ

Dosyada 5 adımda alternatif kaynak elde etme metotlarına değiniliyor. Bu adımlar şöyle sıralanıyor:

– Elektrik faturasına ya da öngörülen yatırımın büyüklüğüne göre ilk etapta ne kadarlık bir sistem kurulacağına karar veriliyor. Sistem şebekeye bağlanacak mı, yoksa müstakil mi çalışacak sorusuna cevap vermek gerekiyor. Burada şebekenin yerli üretimlerden elde edilen elektriği 20 kuruştan, ithal malzemeden kurulan sistemlerin elektriğini ise 16-17 kuruştan aldığına dikkat etmek gerekiyor.
– Kurulacak yerin elektrik tüketim maliyetleri ayrı kurumlardan yardım alınarak çıkarılıyor. Birkaç kurumdan bölgenin rüzgâr ya da güneş verileri alınıyor. Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü her noktanın rüzgâr ölçümlerini 1.750 TL ücret karşılığında veriyor. Veriler uygun ve sahada problem yoksa çalışmalara başlanılıyor.
– Evvela bir firma ile ön protokol yapılıyor. Sahaya keşfe geliyorlar. Sistem nakit değil de finans kuruluşlarından alınan kredi ile kurulacaksa akredite kurumlardan rapor alınması gerekiyor.
– 50 kilowatlık bir sistemin direği 22-24 metre olması gerekiyor. Pervane dönme çapı 14-15 metre olacak bu sistem için ayrıca belediyelerden izin almak gerekiyor.
– 50 kilowatlık bir türbinin maliyeti rüzgârda 190-200 ile 250 bin TL arasında, güneşte ise 150-170 bin TL arasında değişiyor.

ÇOCUĞUN MÜLKİYETİNE BİR PARANTEZ

İnsan ve Hayat’ta ayrıca ‘Çocuk Haklarında Mülkiyet Meselesi’ başlıklı bir konuya yer veriliyor. Çocuklara ait mülkiyetlerin değerlendirilmesi, ebeveynlerin dikkat edeceği hususlar ile bu mülkiyet hakları İslam Hukuku cephesinden bakılarak işleniyor.

Rüzgargülü çocuk ekini okurlarına hediye eden dergide öne çıkan konular arasında Dr. Efkan Uzun’un ‘Komşuluk İlişkisi Şuf’a Hakkı’, İdris Eren’in ‘Reklamların Aynısı’, Yunus Özen’in ‘Haberlerin Hamalı mısınız, Fikrinizin Mimarı mı?’, Dr. Orhan Dalkılıç’ın ‘Masum Görünen Tehlike: Nargile’ bulunuyor.