Soğancı: Kentsel dönüşüm köşe dönme aracı haline getirildi

Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Başkanı Mehmet Soğancı, kent parçalarının, kentsel dönüşüm adı altında köşe dönme aracı haline getirildiğini ileri sürdü.

Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Başkanı Mehmet Soğancı, kent parçalarının, kentsel dönüşüm adı altında köşe dönme aracı haline getirildiğini ileri sürdü.

TMMOB Adana İl Koordinasyon Kurulu tarafında Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda Yerel Yönetimler ve Kent konulu panel düzenlendi. Programın açılışında söz alan TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı iktidarlara yüklendi. Özellikle 1980’den bu yana, kent ve kenti çevreleyen ortamlarında dolak ve kültürel varlıkların yağmasının devam ettirildiğini iddia ederek, yerelleşme aldatmacasıyla yağmayı derinleştirmeye hizmet edildiğini ileri sürdü. Bugün içinde yaşanılan kentlerin mekânsal ve çevresel bağlamda, niteliksiz yapılaşmasının, sağlıksız büyümesinin ardında arazi rantının yattığını söyleyen Soğancı, bugün bu ranta sahip olacak çok uluslu şirketlerin kendi çıkarları doğrultusunda geliştirerek kontrol ettikleri bir kent ekonomisi anlayışı bulunduğunu ifade etti. Soğancı, bu anlayışın enerji, ulaşım, su, çöp, atık su gibi teknik altyapı hizmetlerinin yetersizliği ve eğitim, sağlık, kültür tesisleri, açık yeşil alanlardan yoksun yerleşim alanları olarak, toplumsal alanda sosyal yarılma, ayrışma ve kültürel yozlaşma olarak yansıdığını kaydetti.

Yapı denetim uygulamalarında tarım, orman, su , mera, kıyılar vb. doğal kaynakların, kentlerin yönetiminde; enerji, gıda ve çevreye ilişkin politika ve stratejilerin belirlenmesi ve uygulanmasında mühendislik, mimarlık, şehir plancılığının gerektirdiği mesleki denetim ve bilimsel-teknik kriterlerin devre dışı bırakıldıklarını iddia eden Soğancı, “Kentsel dönüşüm ve yeniden yapılanma olarak adlandırılan süreçlerle belirlenen kent parçalarının, kentsel dönüşüm adı altında, içinde yaşayanlardan bağımsız, yeni imar hakları verilerek sermaye çevrelerine pazarlanması, özelleştirilmesi, satılması ya da tahsis edilmesi belli kesimler için köşe dönme aracı haline getirilmiştir. Kentsel alanlardaki nüfus yığılmasının yarattığı sorunlarla birlikte, bütüncül planlamanın benimsenmemiş olması denetimsizlik, yanlış arazi kullanım politikaları, cumhuriyet tarihinde koşut kaçak yapılaşma ve imar affı süreçleriyle de beslenmiş, sağlıklı, güvenli ve yaşanabilir kentsel çevreler oluşturulmamıştır. Özellikle ortak yaşam ve kentlilik bilinci geliştirilememiş, kentsel yaşam ve aktiviteler sadece ekonomik ilişkilere indirgenmiştir. Kentlerde lüks konut alanlarının, alışveriş merkezlerinin yaygınlaşması kentleri bir arada tutan unsurları ve ortak kullanım alanlarını ortadan kaldırmaktadır. Kentler, giderek artan biçimde bütünlüğünü yitirerek birbirinden bağımsız ve ilişkisiz parçacıklara bölünmekte, varsıl ve yoksul kesimler arası ayrışma ve uzaklaşma fiziksel mekâna da yansımaktadır.” ifadelerini kullandı.

Yaşanan sorunların demokratik katılımın sağlandığı yerel yönetimlerin oluşturulması ile çözüleceğini anlatan Soğancı, şöyle dedi: “Sağlıklı kentleşme, kentsel hizmetlerin kamusal hizmet kapsamında ele alındığı; barınma, eğitim, sağlık, kültür hizmetlerinin insan hakkı olarak görüldüğü; kamu yararı öncelikli enerji, çevre ve gıda politikalarının benimsendiği ve yerli mühendislik, yerli kaynak kullanımıyla; bağımsızlık, planlama, sanayileşme ve kalkınma ile olanaklıdır.”