Şükür: Oyumun kime gitmeyeceği belli

Galatasaray'ın ve Milli Takım'ın unutulmaz futbolcusu Hakan Şükür, ismi üzerindeki tartışmaların doğru olmadığını belirterek, ''Ben zaten Galatasaray'ın içindeyim.'' dedi.

Galatasaray’dan kopmuş da geri dönecekmiş gibi bir hava estirildiğini de belirten Hakan Şükür, Radyospor’da Özgür Sancar’la Haber Özel Programı’na yaptığı açıklamada, ”Bu yaklaşım doğru değil. Ben zaten Galatasaray’ın içindeyim. Seçimden sonra futbol şubesi için teklif gelirse neden olmasın. Seçimde oyumun kime gitmeyeceği belli.” dedi.

Galatasaray’ın son kazandığı şampiyonluğa değinen Şükür, “Adnan Sezgin, o şampiyonluğumuzu kastederek, ‘tez konusu olmalı’ demişti. Şimdiki duruma baksın; bu durum daha fazla tez konusu olur.” şeklinde konuştu.

İşte Hakan Şükür’ün şampiyonluk yarışından, Galatasaray’daki seçim yarışına, Bursaspor’dan Rijkaard ve Hiddink’e, Adnan Polat’tan Tugay Kerimoğlu’na ve sarı – kırmızılı takımda yaşadıklarına kadar uzanan pek çok konudaki çarpıcı açıklamaları.

GALASARAY’DAN KOPMUŞUM DA TEKRAR DÖNECEKMİŞİM GİBİ HAVA YARATILDI

Bana Adnan Öztürk’ten futbol şube sorumluluğu teklif gelmedi. Eminim bu tür söylentilerden kendisi de rahatsızdır; çünkü bu söylemin nereden çıktığını bilmiyorum, ama Adnan Öztürk’ün seçim yatırımı yaptığı şeklinde yorumlara da neden olabilir.

Ben kendimi Galatasaray’dan kopmuş görmediğimden tekrar Galatasaray’a dönecekmişim gibi bir hava estirilmesini doğru bulmuyorum.

Seçimden sonra böyle bir teklif gelirse neden olmasın. Ben futbolla ilgili doğru şeyler yapmak istiyorum. Her ne kadar ortam kötü gelişse de ben futbolun içinde doğru işler yapmak istiyorum.

Kulüplerimizde ve federasyonumuzda, özellikle büyük takımlardaki yönetim kadroları o kadar etkili o kadar büyük bir vitrin ki, oraları sadece kendi iş imkânları için kullanan çok başkan ve yönetici tanıyorum. Ülke futbolu arpa boyu ileri gitmiyor. Bunu sorgulayan bir kesim de yok. Demek ki beraber hareket edilen bir ortam var. Ülke futbolu gelişsin söylemlerinde bulunuyoruz, ama bu icraatlarımıza yansımıyor. Futbolu, futbolun profesyonelleri yönetmeli.”

ADNAN SEZGİN ASIL ŞİMDİKİ DURUMA TEZ KONUSU DEMELİ

Günü kurtarma adına, kendilerini kurtarma adına çok değerli kaptanımız Bülent Korkmaz, geçen sene teknik direktör yapıldı. Biz hiçbir zaman uzun vadeli planların kahramanları olmadık. Tepeden bir şeyler değişmezse bu işi bilen insanlar uzun süre bir yerlere gelemezler.

Yüzlerce milyon euro para harcıyoruz. Takımımız ligi 5. bitiriyor. Geçen sezon Galatasaray’ın durumu böyleydi. Bizim kazandığımız paralara bakın, geçen seneki gazete kupürlerine bakın ne demek istediğimi anlarsınız. Adnan Sezgin, hocası gönderilmiş bir takımla şampiyon olduğumuzda “Bu tez konusudur. Üniversitelerde gösterilmelidir” diyordu. Şimdiki duruma baksın, Galatasaray’ın şu anki durumu daha fazla tez konusu olur.

MEDYA-YÖNETİCİ İLİŞKİLERİ GERÇEKLERİ PERDELİYOR

Galatasaray takımı şampiyon olabilir. Ama şu anda acabalarla dolu bir süreç yaşanıyor. Bugün Bursaspor bizim son şampiyonluğumuzdaki takım olgusunu yaşıyor. Bu ortamı yakalamak için 100 bin eurolar harcamaya gerek yoktu. Bu gerçeği neden görmüyoruz. Demek ki Türk futboluna yön veren medya kuruluşları, iş adamı kimliğiyle kulüplerin başında olan insanlarla başka meyanda buluşuyorlar. Bir takım çıkar ilişkileri nedeniyle gerçekler perdeleniyor. Bunun tek açıklaması bu. Ben bunu söylüyorum. Ama sözlerimin nedense hiçbir yerde yayımlanmıyor.

TÜRK FUTBOLU RESTORANTLARDA YÖNETİLİYOR

Ben Türk futbolunun en önemli oyuncularındanım. Ben bir kere menajerle kulübe girmedim. Almadı benim kulübüm. “Gel biz senle konuşuruz, evladımızsın” dedi. Yabancının 10’da birini aldım. Yabancı aldı gitti. Ben şu anda kazandıklarımla Türk futboluna yatırım yapıyorum. Futbol akademisi kurdum. Ben kendi adıma bunu yapıyorum, ama köşe başları tutulmuş. Restorantlarda, değişik mekanlarda Türk futbolu yönetiliyor. Futbol adına hep başka şeyler yorumlanıyor. Ben futbolu yorumlamak istiyorum.

TUGAY ACABA UZUN VADELİ BİR PLAN İÇİN Mİ BURAYA GETİRİLDİ ?

Tugay’ın buraya gelmesini saygıyla, sevgiyle karşılıyorum. Ancak Tugay Kerimoğlu’nun Galatasaray’dan nasıl gittiğini hepimiz biliyoruz, İngiltere’den nasıl uğurlandığını da hepimiz biliyoruz. Bir başarı olduktan sonra sahiplenmek çok kolaydır. Bu bağlantıyı kurduğumuzda Tugay’ın Galatasaray’a bugünlerde davet edilmesini daha iyi anlayabilirsiniz. Biz kendi gelecek planlarımızı kuramayacak mıyız? Neden uzun vadeli planların içine dahil edilmiyoruz. Tugay’ın uzun vadeli olarak Galatasaray’da kalmasını istiyorum. Ama yapılanlara baktığımızda durumun böyle olduğunu söyleyemem.

ADNAN POLAT’LA YAŞANAN İKİ OLAY

Adnan Polat’la ilgili yaşadığım iki olayı anlatsam kulaklarınıza inanamazsınız. Ama Galatasaray başkanı diye anlatmıyorum. Orada neden olmak istemediğimi ben söyleyebilirim. Ama Sayın Polat Galatasaray Başkanı olarak cevap vereceğinden ben yaşadıklarımı anlatmıyorum.

Sayın Polat, Galatasaray’da herhangi bir görev için beni aramadı. Sadece geçen sene takım lig 5. olduğu zaman Galatasaray Adası’nda yakamıza rozet takmak için UEFA Vefa Gecesi yapıldı. O zaman çağırdı beni sayın Adnan Polat. “Bu organizasyonu sen yapar mısın?” dedi. “Başımla gözümle yaparım” dedim. Şampiyon olsaydık bizi çağıracak mıydı? 5. olduğumuz için çağırdı. Gündem nasıl değiştirilir. Ancak böyle şeyler yaparak.

OYUMUN KİME GİTMEYECEĞİ BELLİ

Sportif olarak baktığımda çok büyük paralar harcanıp, geçmişte elde edilen başarının yanına bile yaklaşılamadıysa genel kurul üyeleri bu durumu oy kullanırken iyi değerlendireceklerdir.

Ben de oy kullanacağım. Oyumun nereye gitmeyeceği belli. Bütün genel kurul üyeleri böyle düşünecek. Yapılan transferler, eski sporcuların hakkı yeniyor mu? Yabancı transferler, kim oynuyor, kim oynamıyor. Tüm bunlar düşünülecek.

BURSASPOR’UN ŞAMPİYON OLACAĞINA İNANIYORUM

Bursaspor’un zirvede kalacağına inanıyorum. Bursaspor’un bugünkü durumu bana geçmişte yaşadığım pek çok şeyi hatırlatıyor. Kötü oynarken bile kazanabilmek. Kadrosunun kalitesiz olduğuna inanmıyorum. Büyük takımlarda forma şansı bulamamış oyuncular orada iyi bir hava yakaladılar. Ama kağıt üzerindeki hiçbir avantaj gerçek avantaj değildir. Fenerbahçe örneği ortada… Fikstür avantajı vardı. Alıp başını gitmesi gereken bir ortam vardı, ama bugün kafa kafaya bir pozisyona geldi. Ama Bursaspor’un şansının çok fazla olduğuna inanıyorum. İnanmışlığa baktığımda neden olmasın diyorum olabilir.

BURSASPOR ÜÇ BÜYÜĞÜ DE YENDİ RİJKAARD BUNU DÜŞÜNEREK KONUŞMALIYDI

Rijkaard’ın “Rakipler bize gösterdikleri mücadeleyi Bursaspor’a göstermiyorlar” sözüne bir anlamda katılıyorum. Anadolu takımları her zaman büyük takımlara karşı potansiyellerinin üzerine çıkmak isterler. Dolayısıyla büyük takımlara karşı çok daha mücadeleci olmaları yadsınamaz. Ama Bursaspor, Fenerbahçe ve Beşiktaş’ı İstanbul’da, Galatasaray’ı Bursa’da yendi. Üç tane büyük takımı da yenmiş bir Bursaspor varsa böyle bir şey söylemeniz çok hoş değil. Burada bir emek var. Ben çok iyi biliyorum, Bursa’da çok uzun zaman paralarını alamadılar. Ama oradaki ortamı iyi yakaladıkları için bugün başarılı sonuçlar alıyorlar.

BAŞKAN “ALTINLARI SATMASAYDIN” DEDİ

Biz, uzun süre paralarımızı alamadığımız dönemler yaşadık. Ama hiçbir zaman performansımızda düşüş olmadı. Moralimiz bozulduğunda bile sahadaki başarıyla deşarj olduk. Hatta bir arkadaşımız, altınlarını bozdurdu. O dönem başkanımız “biraz daha bekleseydin fiyatlar artacaktı” dedi. Biz bunu espiriye dönüştürerek ayakta kaldık.

HİDDİNK’İN TAVRINI DOĞRU BULMUYORUM

Guus Hiddink’in Dünya Kupası’nda Fildişi Sahilleri’ne çalıştırma fikrini doğru bulmuyorum. Hiddink, değerli, önemli bir isim. Siz onunla anlaşmak için çok farklı metodlar denediniz. Çok paralar verdiniz. Bu paraları verip, bu şekilde kullanılmak hoş değil. Bu tarzın, bu yaklaşımın doğru olmadığını düşünüyorum. Dünyanın bize bakışı pek çok konuda değişmişken, biz sportif anlamda bu konuda bu kadar alt tarafa çekilmemeliydik.

Fotograf karelerine baktığımızda zaten inisiyatifin Hiddink’te olduğu anlaşılıyor. Umarım sonu iyi olur. Sonunun iyi olması hepimizi ilgilendiren bir şey.”