Suriyeli aileler: Biz geri dönmek istiyoruz!

Ülkelerinden kopan Suriyeliler çok zor şartlar altında yaşamaya çalışıyor.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Kurulu verilerine göre, Ürdün topraklarında kurulan kamplarda 500 binin üzerinde Suriyeli mülteci bulunuyor. Bazı kaynaklar bir milyonun üzerinde Suriyeli mültecinin Ürdün’de yaşadığını belirtiyor. Mülteciler, bir an önce Suriye’deki olayların bitmesini ve yurtlarına dönmeyi istiyor.

Kamplar dışında yaşayan mülteciler genelde zor şartlar altında hayatını devam ettirmeye çalışıyor. Suriye Özgür Ordusu’nda asker olarak görev yapan Ebu Muhammed Zoubi, 3 çocuğu ile birlikte Ürdün’de hayatını sürdürüyor. Görev verildikçe belirli aralıkla Suriye’de görev yapıyor.

Ürdün’deki mülteci kampı dışında zor şartlarda yaşayan Ebu Muhammed Zoubi, Cihan Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, “Esed yönetimi, cezaevlerindeki tutuklu sivilleri, vurulması muhtemel askeri bölgelere yerleştirdi. Batı’nın operasyonu başlayınca bu saldırının kurbanı Esed’in elindeki esir halk olacak. Esed, kendi güçlerini ise şehirlerin içine okullara ve devlet dairelerine dağıttı.” dedi.

Zoubi, ayıca Suriye’ye askeri operasyon başlaması ile birlikte Esed yönetiminin bir çılgınlık yaparak kimyasal silah kullanabileceğini de savundu. Ebu Muhammed, “Batılıların askeri operasyon yapacağı bölgeyi Esed kimyasal füze ile vurabilir. Bu şekilde Batının kimyasal silahla vurduğunu iddia edecek.” iddiasında bulundu.

Suriye’de Beşşar Esed’in kendi halkına kimyasal silah kullandığını, saldırının muhalifler ve Suriye’ye müdahale eden güçlerin yaptığını ilan etmeye hazırlandığını anlatan Ebu Muhammed Zoubi, “Şeytanın aklına gelmez şeyler yapıyorlar.” dedi.

Suriye’de elektrik idaresinden emekli olan 11 çocuk babası Ebu Muntasır Cemus ise “Türkiye’de ve Suriye’de çocuklarım var. Bir oğlum savaşta yaralandı. Ona yaşamaz dediler ama Allah’a şükür iyileşti. Tekrar cepheye geri dönüp Özgür Suriye Ordusu’na katıldı. Bir oğlum Türkiye’de üniversite okuyor. Ben geleli 5-6 ay oldu. Ailemi bir yıl önce göndermiştim. Çok ciddi maddi imkânsızlık yaşıyoruz. Kiralar çok arttı. Her şeye ihtiyaç var. Kalabalık bir aileyiz. En son Suriye’ye 5 ay önce gittiğimde emekli maaşımı almıştım. Şimdi bankalar çalışıyor mu onu bile bilmiyorum. Ordayken bombardıman oluyordu.” dedi.

Cemus son anda nasıl ölümden döndüklerini şöyle anlatıyor: “Ailemi buraya çok zor şartlarda getirdim. Bir hava saldırısından son anda kurtulduk. Bir yöne doğru ailemi yönlendirdim. Eğer ters yöne gitselerdi, bekli de şu anda hepimiz ölmüş olacaktık. Helikopterlerden yapılan hava saldırısında basınçtan 50-60 senelik zeytin ağaçları kökünden söküldüğünü gördüm. Ben de bir ağaca çarpma neticesinde ön dişlerimi kaybettim. Bu kadar yaşadığımız sıkıntılara rağmen hep birlikte dua ediyoruz. Bu durumlar düzelsin hemen yurdumuza topraklarımıza geri dönelim, bunu bütün ailem istiyor.” şeklinde konuştu.

Cemus’un eşi, cep telefonunda kayıtlı abisinin yaralandığında çekilen görüntüyü seyrediyor ve bize de gösteriyor. Cemus’un eşi, Cihan’a yaptığı açıklamada, “Burada hayatın her anı çok zorlu ve sıkıntılı. Bir taraftan da çok ciddi hasret var. Her şeyi özlüyorum. Evimi arkadaşlarımı, yaptığım mutlu sohbetleri. Çocuklarım da her fırsatta özlemlerini dile getiriyorlar.” diye konuşuyor.

Cemus ailesi, çocuklarının ise memleketlerini, okulundan sokağına, arkadaşlarından oyun oynadıkları yerlere kadar her yerin özlemini duyduklarını dile getiriyor.

Birleşmiş Milletler’in 2012 verilerine göre Suriye’de 21,1 milyon kişi yaşıyor. Suriye’deki iç savaş sırasında en az 7 milyon kişinin, yani ülke nüfusunun üçte birinin yaşadığı yerleri terk etmek durumunda kaldığı tahmin ediliyor. UNHCR, bunun 4 milyon kadarının ülke sınırları içinde göç ettiğini belirtiyor.

Son 20 yılın en büyük mülteci krizlerinden birinin yaşandığını söyleyen BM, 1994’teki Ruanda soykırımından bu yana bu denli sayıda insanın göç ettiğine tanık olunmadığını vurguluyor.