Trabzon Barosu TFF Tahkim Kurulu Başkanı’nın görevini bırakmasını istedi

Trabzon Barosu Başkanı Avukat Mehmet Şentürk, şike soruşturmasıyla ilgili görüşünü daha önce beyan eden Spor Hukuku Enstitüsü'nden Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Tahkim Kurulu'na başkan ve üye atanmasının yanlış olduğunu ileri sürdü.

Trabzon Barosu Başkanı Avukat Mehmet Şentürk, şike soruşturmasıyla ilgili görüşünü daha önce beyan eden Spor Hukuku Enstitüsü’nden Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Tahkim Kurulu’na başkan ve üye atanmasının yanlış olduğunu ileri sürdü. Tahkim Kurulu’na yapılan bu atamaları doğru bulmadıklarını belirten Şentürk, söz konusu kişilerin Tahkim Kurulundaki görevlerinden çekilmeleri veya TFF tarafından yeni atamalar yapılması gerektiğini savundu.

Baro Başkanı Şentürk, şike süreciyle ilgili yapılan yazılı açıklamada, sporun bir ülkede sevgi, barış ve kardeşlik duygularını pekiştirmesi gerekirken Türk futbolu için aynı şeyleri söyleme imkânı kalmadığını iddia etti. Şike soruşturması ortaya çıkmamışken Süper Ligin 2010-2011 sezonunun ikinci yarısından itibaren yazılı ve görsel medyada yer alan ‘etik dışı ve suç sayılabilecek olaylar’ hakkında Trabzon Baro Başkanlığı olarak 7 Haziran 2011 tarihinde TFF yönetimine şikayet başvurusunda bulunulduklarını hatırlatan Şentürk, bu başvurularına bugüne kadar herhangi bir cevap alamadıklarını kaydetti.

İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmayla ortaya çıkan belgelerin Trabzon Barosu ve Trabzonspor camiasının şüphelerinde ne kadar haklı olduğunu gösterdiğini savunan Şentürk, “Savcılıkça yürütülen soruşturmada gizlilik kararı varken, henüz delillerin tamamı ortaya çıkmamışken, UEFA çok kısa sürede yaptığı bir inceleme sonucunda Şampiyonlar Ligine katılacak takım hakkında kanaat edinerek karar verebilirken, Türkiye Futbol Federasyonu’nun ilgili kurulları her şey ortada iken, halen daha süreci sonuçlandıramamış ve karar verememiştir. Bir önceki Federasyon Başkanı ve yönetiminin süreci uzattığı, şike ile suçlanan takımların alabileceği cezaları hafifletmeye, hatta ortadan kaldırmaya çalıştığı aşikârdır.” dedi.

Başkan Şürterk, Yıldırım Demirören başkanlığındaki yeni federasyon yönetiminin özellikle de Tahkim Kurulu’na yaptığı atamaları manidar bulduklarını ifade etti.

Tahkim Kurulu başkanlığına atanan Avukat Engin Tuzcuoğlu’nun şike soruşturmasıyla ilgili daha önce yaptığı açıklamaların ‘ihsas-ı rey’ niteliğinde olduğu iddiasında bulanan Şentürk, açıklamasına şöyle devam etti: “Sadece bir dernek olan, diğer sivil toplum kuruluşlarından bir farkı olmayan fakat kamuoyuna spor hukukunun Türkiye’deki tek otoritesi imiş gibi sunulan Spor Hukuku Enstitüsü İstanbul 16.Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olan Şike Davası dosyası hazırlık aşamasında iken 15 Eylül 2011 tarihinde mütalaa vermiştir. Adı geçen enstitü dava ile ilgili görüşünü bu mütalaa ile açıkça beyan etmiştir. Evrensel hukuk kuralları, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 36. maddesi ve Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 22. maddesi ortadayken konu ile ilgili görüşünü açıkça beyan eden Spor Hukuku Enstitüsünden Tahkim Kurulu’na başkan, bir asil üye ve bir yedek üye atanması yanlıştır. Yine aynı enstitünün iki üyesi yürütülen soruşturmada şüpheli konumunda, bir üyesi Fenerbahçe Kulübünün avukatı konumundadır. Bu nedenle TFF Tahkim Kurulu’na yapılan atamaları doğru bulmuyoruz. Böylesine hassas bir dönemde aynı enstitüden yapılan atamalar kamuoyunda ve bizlerde bir takım şüpheler uyandırmaktadır. Bu nedenle söz konusu kişilerin Tahkim Kurulundaki görevlerinden çekilmeleri veya TFF tarafından yeni atamalar yapılması gerekmektedir.Gerek önceki, gerekse şimdiki dönem federasyon yönetimi ve hukuk kurullarının Türk futbolundaki şüphe ve şaibe iddialarını araştırıp derhal karara bağlaması gerekirken kamuoyunu tatmin etmeyen açıklama, tutum ve davranışlar içinde olmaları kabul edilemez.”

Ortada açıklığa kavuşturulmamış, sonuçlandırılmamış çok ciddi iddialar olduğuna değinen Şentürk, iddiaların ciddi bir şekilde ele alınması, konunun tarafsız, bağımsız ve şüphe uyandırmayan kişilerce araştırılması, tüm yönleri ile gerçeklerin ortaya konması ve bunun savsaklanmadan derhal yapılması gerektiğinin altını çizdi. Şentürk, Trabzon Barosu olarak, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 76. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak süreci bizzat takip edeceklerini de ifade etti.